Birlikte hayat bulan iki önemli hayat akışının parçası.

İklimler insanların yaşantısına göremi değişir?, yoksa insanlar iklimlerin değişimine göremi hayat yaşar?

Günümüzde iklim değişikliği artık kaçınılmaz hale geldiğini görüyoruz.

Günümüzde İklim değişikliklerinin nedenlerinden en önemlisi, insan oğlunun Doğayı tahrip etmesi sonucu olduğu bilim insanları tarafından ifade edilmektedir.

Küresel Isınma artık kaçınılmaz hale gelmiştir.

Mevsimler ani değişimler göstermektedir.

Nisan ayının girdiği şu günlerde, gündüz hava güneşli ve sıcak iken, akşam saatlerinde havanın çok ciddi şekilde soğuması, gelecek bakımından dikkat edilmesi gereken en önemli hususlar içinde olduğunu düşünüyoruz.

Artık insanlar Doğayı öyle katleder hale geldiki, Doğal yollardan beslenmeyi, nerede ise unutup, yapay yollardan beslenmeyi kabul edilir hale geldi.

Dünyada beslenme sıkıntıları yaşanırken, Doğal beslenme yollarını bir tarafa itip, yapay beslenme yollarına baş vurmak isteyen yetkililer ve bilim insanlarını görünce şaşkınlık yaşamamak mümkün değil!.

Değişen iklim şartlarına göre Tarım ve Hayvancılığın yapılması artık kaçınılmaz bir durudur.

Günlük hava şartları tabiki gündüz ile gece arasında sıcaklık farkı her zaman vardı, olmalıdır da, ancak son yıllarda aniden değişen hava sıcaklıkları insanlar üzerinde olumsuzluklar yaratırken, Tarım ürünlerinde yaşanmaması mümkün değildir.

Doğa ve İnsan iki önemli varlık.

İnsanlar Doğayı tahrip etiği müddetçe, Doğa kendisini tahrip eden insanlardan mutlaka intikamını alacaktır, bu kaçınılmaz sondur.

Doğa aslında kendisini tahrip eden insanlardan intikam almamak için çeşitli sinyaller vermektedir, ama insanların doyumsuzluğu, para gözlü oluşu verilen sinyalleri görmezden geliyor, sonra yaşadığı sıkıntı olunca “nerede devlet?” diyerek feryat ediyor.

Sahi; DEVLET nerede? Veya Devlet kim?.

İşin detayına girmeden, Devlet kim? Sorusunun cevabı; Devlet bizleriz, sen, ben, o, beriki.

Bizler var oldukça devlette var olacaktır.

İnsanlar kendi devletlerini kurar, yaşar ve sahip çıkmasını bilmediğinde devlet yıkılmaya mahkum olur!.

Devlet biz insanlar isek, neden devletimize ve devletimiz sınırları içinde bizlere teslim edilen Doğaya sahip çıkmıyoruz?

Sanırım toplumun çoğunluğu günü birlik yaşamayı kendisine rehber edinmeye başlamış, dolayısı ile günü birlik yaşamayı alışkanlık haline getirmiş toplumlar, sıkıntı yaşamaya mahkumdur.

Masa başında oturup karar vermek ile toplumlar yönetilemez.

Masa başında alınan kararlar, sahadaki uygulama ile hayat bulur ise insanlar mutlu ve huzurlu olur, aksi taktirde masa başında alınan kararların çoğunluğu hatalı olunca sahada, feryatlar, tepkiler çoğalmaya başlar.

Aslında yaşadığımız şu günlerde bizlere verilen mesajları bir anlayıp hayatımızı ona göre yönlendirsek, yönetim şeklini ona göre yapabilsek, insanlar daha huzurlu olacaktır!.

Günümüzde “Yapay Zekayı” anlarız, ama Doğal beslenme yollarını bırakıp, “Yapay beslenme”, sanki birazda sentetik beslenme yollarına doğru yolculuk yapılma tekliflerine uyum sağlar noktaya gelinmesi, insanlığın yok olmasına neden olacaktır.

İklimler her geçen zamanda değişim gösterirken, Bilim insanları toplumları Doğal yolların korunması noktasında daha çok bilinçlendirmelidir.

Sanırım Yapay Zeka, çalışmaları insanları tehlikeli noktalardan, korumak için yapılan önemli çalışmalardır, ama yapan Beslenme insanların yok olmasını sağlayan önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz!.

Çok ilginçtir ki şu açıklamayı bir yetkili yaptı; “hayvanların dışkıları Küresel Isınmaya neden oluyor” diyerek ne anlatmak istedi?.

Günümüzde Doğayı tahrip eden onlarca ürün var iken, Tarım Bakanlığı yetkilisinin “hayvan gazları Küresel ısınmaya neden oluyor” diyerek konuşması, bakanlığın asli yapması gereken işleri bir tarafa bırakıp başka işlerle meşgul olunduğunu gösterir!.

Tarım bakanlığı yetkilileri ülkemizde tarım ve hayvancılığın gelişmesi üst seviyelere çıkması, ülkemizde tarım ve hayvancılığın yeterli olması için çalışma yapması gerekir, Çevre Kirliliği ve Küresel ısınma konuları ile bir başka bakanlık olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görevi olmalı ki bu ülkede sıkıntı yaşanmasın.

Yıllardan beri Doğa kirletiliyor, kirletilen Doğa tahrip ediliyor, ama tarım bakanlığı yetkilisinin “hayvanların dışkılarından çıkan gaz Küresel ısınmaya neden oluyor” demek, ülkemizde Hayvancılığın yapılması demektir, bu düşünce  neden ifade edilmiştir?, bunu anlamak gerekir.

Ülkemizde bütün sıkıntılar çözülmüş ve yalnızca hayvanlardan çıkan gazlar Küresel ısınmaya neden oluyor ise, ne günlere geldiğimizin işaretidir!.

Isınmak için yakılan Kömürler, bacalara konmayan filitreler, araçlardan çıkan gazlar, Doğaya atılan onlarca ton Petrol destekli naylon ve benzeri ürünler unutulup insan beslenmesi için hayati önem taşıyan hayvanların “dışkılarından çıkan gazlar tehlikeli” demek, akıl işi olmasa gerek.

Biz insanlar,  dünyaya bir oyuncu olarak gelmişiz.

Oyun kurucuları kendi oyun düzeni içinde bizleri sahaya sürerek oyun oynamamızı istiyorlar!. Ama her davet edilen oyuna katılmamak gerekir.

Bir zamanlar “Tere yağı yemeyin” diyen bilim insanları nasıl ki insanların sağlığı ile oynayan, sentetik maddelerle donmuş yağların yenmesini tavsiye edenler oldu ise, bundan sonrada Doğal beslenme yolları aleyhinde konuşan birileri ve hatta yetkililer olacaktır, insanlığın geleceğini tehlikeye sokanlara dikkat etmek gerekir!..

Günün Sözü; Ya Rabbim! Kaderimde muhtaç olmak varsa, bu muhtaçlık sadece Sana olsun. Beni senden başkasına muhtaç etme..