Ülkemizde ve bölgemizde yaşanan süreçlerden ders almak gerekir.

Ülkemizde meydana gelen son günlerdeki olaylar bazı art niyetli insanların iştahını kabartmış olmalı ki, hemen iktidara iftira atmaya başladılar.

Siyasette yapılan yanlışlara tepki vermek gayet normaldir ama, acılı günler devam ederken iç çatışmaya zemin hazırlamak hiçbir zaman dürüstlük değildir.

Son günlerde yaşanan Çığ felaketi, Uçak kazası insanların hatasından kaynaklanmıştır ama, insanlar felaketle mücadele ederken, devletin bütün imkanları seferber edilip acıların daha fazla olmaması için gayret ederken birileri haklıda olsa ki, haksız olarak hükümete iftira atacak boyutlarda söz söylemeleri asla affedilir değildir.

İstanbul Sabiha Gökçen Hava Limanında meydana gelen Uçak kazasının nasıl ve ne şekilde olduğunu kısa zamanda öğreneceğiz, bugün kavga etme zamanı değildir.

Ülkemizde habercilik adına, halkın doğru bilgi alması adına TV lerde çok sayıda işin uzmanı insanlardan bilgi alınmak isteniyor, sanki birileri pusuya yatmışcasına,  yaşanan Uçak kazası hakkında kazanın nasıl olduğunu anlatmak yerine, konuşmalarına Kanal İstanbul’un yapılmaması için konuşmaya başlaması şaşkınlık yaratmıştır.

İstanbul’da Sabiha Gökçen Hava Limanında düşen uçak ile yapılması düşünülen Kanal İstanbul’un ne alakası olabilir?.

Birileri düşen bir Uçağın nedenleri içinde Kanal İstanbul’u bugün bahane ederek Hükümetin yapacağı yatırımlara engel olmaya çalışıyorsa “İhanetin çok büyük olduğunu” görmemiz gerekir.

Sabiha Gökçen Hava Limanında düşen Uçak ile ilgili bir TV kanalı işin uzmanı olan eski savaş pilotu Bahadır Altan ile konuşmaya başlıyor, uzman olduğu söylenen kişiye sorulan soruya cevap vermesi gerekirken ülkemizin MEGA projeleri hakkında konuşma yapmaya başlayınca yayıncı TT kişiyi yayından çıkartmak zorunda kalmıştır.

Canlı yayından alınan Bahadır Altan kimdir?, necidir? diye baktığımızda bir şaşkınlık daha yaşadık. Türk Hava Yolları’ndan kovulduktan sonra Pegasus’ta eğitmen olarak göreve başlayan Bahadır Altan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) terör örgütü  pkk ‘ya karşı operasyonlar düzenlediği dönemde, devletimizi  işgalcilikle suçlayan bir isim, ne ilginç değimli?, devletimizi ihanetle suçlayan bir isim, yine Devletin Hava Limanlarını kullanarak eğitmenlik gerektiğinde Pilotluk yapıyor, peki bu tür kişiler gelecekte nasıl bir sıkıntının yaratacağını devlet yetkilileri bilmiyor mu?.

Yaşanan bir Uçak kazasını birde kendi çalıştığı Hava Yolu şirketinin uçağı düştüğü halde eline geçen fırsatı kötü amaçlarına alet ederek devletin aleyhinde konuşmaya başlaması çok manidardır, kurumlar bu konularda daha dikkatli olmalıdır.

Kendi çalıştığı şirketin uçağının düştüğü halde eline geçen fırsatı devletin aleyhine kullanmaktan çekinmeyen bu tür kişilerin devlet imkanlarından asla faydalandırılmaması gerekir, hatta Uçak  kullanması daha yasaklanmalıdır, bu tür insanlardan her türlü kötülük beklenir!.

Eski Savaş Pilotu olan bu tür kişiler asla ve asla devlet adamlarının hizmet aldığı Hava Limanlarına asla yaklaştırılmamalıdır, kişinin söz geçmişine bakıldığında çok vahim sonuçları görüyoruz, pkk terör örgütünü savunan Türk Devletini suçlayan çok sayıda beyanlarını görüyoruz.

Eski Savaş Pilotu, THY kovulan Bahadır Altan, Terör örgütü pkk’nın siyasi kanadı HDP’nin etkinliklerinde sık sık boy gösteren  Altan, Türk askerinin PKK’lı teröristlerin kıyafetlerini giyerek, köyleri basıp bebekleri öldürdüğü yalanını da ortaya atan tehlikeli bir kişi olarak karşımıza çıkıyor.

Son günlerde yaşanan sıkıntılar konusunda İletişim Başkanı Fahrettin Altun  Harmoon Çağdaş Araştırmalar Merkezi, Suriye TV ve Ortadoğu Araştırmaları Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen “Daha İyi Bir Gelecek İçin Ortak Vizyon” başlıklı 1. Türkiye-Suriye Medya Forumu etkinliğinde konuşmasında şunları dile getirdi. Altun; “Türkiye’nin güvenliği için İdlib’de barışın tesisi kritik bir önem taşıyor. Barışın Anahtarı Türkiye, bölgede huzur ve kalıcı istikrarın sağlanması adına kararlılıkla hareket etmeye devam ediyor” dedi.

Fahrettin Altun; Yeni dünya düzeninde sahada olmayanın masada da olmayacağını iyi bildiğimiz için milletimizle Suriye halkının, ülkemiz ile bölgemizin kaderinin ayrıştırılamayacağını çok iyi biliyoruz” dedi.

Fahrettin Altun; “İdlib’de yaşananları sineye çekmemiz asla mümkün değildir. Kahraman askerlerimize namlusunu doğrultan teröristlerin kökü nasıl kazındıysa, vatan evlatlarını şehit eden katillerden de yaptıklarının hesabı sorulacaktır” dedi.

Fahrettin Altun; Sınırımızda kurulmak istenen terör koridorunu Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtlarıyla niçin paramparça ettiysek bugün de aynı gerekçeyle İdlib’de bir oldu-bitti yaşanmasına engel olmak mecburiyetindeyiz” dedi.

Fahrettin Altun; “Devletimiz, DEAŞ ve PKK/PYD-YPG terör örgütleriyle mücadele için sahaya muharip unsurlarını süren ilk güç olmuştur.Bu kapsamda Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtlarıyla binlerce kilometrekarelik alanı terör örgütlerinden temizledik” dedi.

Fahrettin Altun; “Biz, Türkiye Cumhuriyeti olarak bir yandan terörle mücadele ederken, öte yandan bölgemizi terörle mücadele kisvesi altında vekalet savaşlarının sahası hâline getirmeye çalışanlara da var gücümüzle engel olmaya çalışıyoruz” dedi.

Fahrettin Altun; “Özellikle sahada görev yapan gerçek gazetecilerin, algı operasyonlarına ve dezenformasyon kampanyalarına karşı insanlığın en güçlü silahı olduğunu unutmamalıyız” dedi.

Fahrettin Altun; İdlib’de yaşananları sineye çekmemiz asla mümkün değildir. Kahraman askerlerimize namlusunu doğrultan teröristlerin kökü nasıl kazındıysa, vatan evlatlarını şehit eden katillerden de yaptıklarının hesabı sorulacaktır” dedi.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun; “İletişim Başkanlığı olarak uluslararası standartlara uygun, objektif, tarafsız ve ilkeli yayıncılık yapan gerçek gazetecilerin her zaman yanındayız. Ayrıca toplumu dezenformasyon ve yalan haberden koruma görevimiz ve zorunluluğumuzun bilincindeyiz” diyerek konuşmasına devam etti.

İletişim Başkanı  sayın Fahrettin Altun’un düşünceleri çok önemli ülkemizde ve bölgemizde yaşanan olaylara değinerek dikkatli olmak zorunda olduğumuzu ifade ediyor, bizlerde aynı düşünceleri paylaşıyoruz, “İHANET ÇOK BÜYÜK, DİK DURMALIYIZ!” diyerek nokta koyuyoruz.

Günün Sözü: BiR MUSİBET BİN NASİHATTEN İYİDİR”