Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan dünya devlet başkanlarına İNSANLIK DERSİ verdi ve; “HERKES İÇİN ÖZGÜRLÜK… HERKES İÇİN BARIŞ… HERKES İÇİN REFAH… HERKES İÇİN ADALET… HERKES İÇİN HUZURLU VE GÜVENLİ BİR GELECEK…”diyerek bir kez daha mazlum milletlerin sesi oldu.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ile bir kez daha gurur duyduk Türk vatandaşı olarak mutlu olduk, sen çok yaşan Recep Tayyip Erdoğan, Allah sana sağlıklı bir ömür versin.

Bir önceki yazımda “mazlumların sesi” diyerek tarihe not düşmeye çalışmış idim, bugün bu yazımın ne kadar isabetli olduğunu düşünürken, yazdığım yazının yapılan konuşmanın karşısında çok cılız notlardan ibaret olduğunu anladım.

Bütün dünyadaki vampir devletlerin başlarındaki siyasi liderler ve mazlum milletlerin karşısında; “HERKES İÇİN ÖZGÜRLÜK, HERKES İÇİN BARIŞ, HERKES İÇİN HUZUR” diyen Cumhurbaşkanımı izledim, akşam canlı yayında izlerken çok mutlu oldum, bizler TV izlerken yanlarda oturanların mutsuz olduklarını gördüm!, onların mutsuz olduklarını gördükçe daha da mutlu oldum, ihaneti dışarıda değil, içeride aramak gerektiğini bir kez daha anlamış oldum!.

Hani birileri sürekli ağızlarına sakız yapıp söyledikleri “HERKES İÇİN ÖZGÜRLÜK” pardon onlar yalnızca “ÖZGÜRLÜK isteriz” diyor, sayın Cumhurbaşkanımız “HERKES İÇİN ÖZGÜRLÜK” diyor. Özgürlüğü ağızlarına sakız yapıp çiğneyenler, özgürlüğü kendilerine istiyor ve sınırlıyorlar, sayın Cumhurbaşkanımız ise Birleşmiş milletler binası çatısı altında başta ABD başkanı olmak üzere bütün devlet başkanlarının karşısında bütün dünya milletlerine ÖZGÜRLÜK istiyor.

Bu ülkenin sağcısı da, solcusu da Cumhurbaşkanımıza teşekkür etmeli onu uçaktan inerken hep birlikte ayakta alkışlamalıdır, ama sözde “özgürlük” isteyenler, yine kin ve nefretlerini akıtmaya devam edecekler, kişisel hırslarını dikkat etmeye devam edecekler, çünkü onların kalpleri kararmış, yürekleri taşlaşmıştır.

Cumhurbaşkanımız Aylan Bebeğin unutulmaması gerektiğini, yüz binlerce çocuğun katliamlara tabi tutulmaktan kurtulması gerektiğini, Aylan bebeklerin artık denizlerin sularında can vermemesini istedi.

Hani Gazi Mustafa paşanın sözleri var ya; “YURTTA SULH, CİHANDA SULH” sözleri, işte bu sözlerin dünyada hayat bulması için dünya devlet başkanlarının karşısında haykırdı, kendi sınırları içinde değil.

Aslında, Sapla saman ayrışmaya devam ediyor, bu ülkeyi gerçekten seven insanlarla, bu ülkeyi sözde sevenler artı ortaya çok net şekilde çıkmaya başladı, bu ayrışmaya rağmen bizler yinede bu ülkeye ve millete ihanet eden, kötülük yapanlarla beraber yaşamaya devam edeceğiz.

Dünyada hiçbir millet, hem kendi milletinin çıkarlarını koruyan, hem de dünyadaki mazlum milletleri korumak için mücadele eden bir devlet adamını bizim ülkemizde olduğu gibi asla eleştirmez, eleştiremez, bizim ülkemizdeki özgürlük, dünyanın hiçbir ileri demokrasisi olan ülkelerde bile yoktur.

Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan; “bu İsrail neresidir?” deren önemli mesajlar verdi ve net ifadeler kullandı. İsrail 1947 de isim olarak vardı, 1949 da kısmen bir toprak parçasına kavuştu, ama bugün sınırları belli olmayan bir şekilde Filistin topraklarını işgal etmeye devam ettiğinin altını çok açık ve net çizdi, bu sözleri söyledikten sonra Kıbrıs adasındaki Türk ve Rum halkının da ne yapması gerektiğine değindi.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan konuşurken BM genel sekreteri ve onu elinde tutan devlet  adamları “BM  genel sekreteri Türkiye’nin elinde olmalı” demişlermidir?, belki böyle bir düşünce aklılarından insanlık adına geçmiş olabilir ama, onlar zaten insanlıklarını unuttukları için sayın Cumhurbaşkanımız onlara insanlık dersi verdi.

Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı BM çatısı altında bütün devlet adamlarına adeta insanlık dersi verdi, bir öğretmen öğrencilerine nasıl güzel bir ders anlatır ve o anlatılan ders hafızalardan nasıl çıkmayıp kalplere nakşedildi ise, Cumhurbaşkanımızın sözleri de insanlığın kalbine nakşedilmiştir.

Toprakları sürekli işgal edilen Filistin devletinin derdini anlatan bir devlet adamı, Kıbrıs adasında barış içinde yaşayan Türk ve Rum milletinin durumu ancak bu kadar güzel anlatılırdı. “Türkiye Kıbrıslı Türklerin garantörüdür, asla taviz verilmeyecektir”.

Kıbrıs adasında Rumlara karşı bir hata var mı?, yok, Rumlar mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşıyorları? Evet.

Peki Filistin halkının elinden alınan topraklarda kan ve göz yaşı varmı? Evet var, İsrail terör devleti Filistin halkının elinden toprakları aldığı yetmiyor, masum çocukları ve kadınları sorgusuz yollarda katlediyor.

BM İsrail’in katliamına göz yumarken, Filistin halkının topraklarını işgal ederken sessiz kalıyor, ama Kıbrıs adasında Türkler tarafından Rumlara hiçbir sıkıntı yaratılmadan yaşanmasına rağmen, BM sürekli “Kıbrıs meselesini çözün” diyerek Türkiye’ye baskı yapıyor.

Kıbrıs’ta Maraş bölgesinin insanlığın kullanımına açılması için Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devleti ve Türkiye çalışmalar başlatmak isterken yine BM tarafından engelleniyor!, neden?.

BM rin ne kadar gaflet ve ihanet içinde olduğunu anlamak için sayın

Cumhurbaşkanımızın 24 Eylül 2019 tarihindeki konuşmasını dinlemek ve katil İsrail devleti ile, Kıbrıs adasında iki milletin barış içinde yaşamasına rağmen sürekli Türkiye’nin önüne; Kıbrıs meselsini çözün” baskısı yapması her şeyi çok açık ve net oraya koyuyor, tüm bu ihanetleri gören içimizdeki bazı zavallılar, ne yazık ki içimizde fitne çıkartmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail’e resmen ayar üstüne ayar verdi, bir kez daha tüm dünyaya gerçekleri haykırdı, bu ölümsüz anı hiç unutmayacağız.

İşte anlamlı sözlerden bir tanesi, insan olan bu sözlerin ne anlama geldiğini bilir; ‘‘Bir kez daha hatırlatıyoruz ki dünya 5’ten büyüktür. Hele hele 1’den, haydi haydi büyüktür; 196 kez büyüktür. Gelin, ezilene kalkan olacak, aç ve açıkta kalana el uzatacak, gelecek nesillere umut aşılayacak bir küresel yönetim sistemi kuralım.’’ R.T.Erdoğan.

ABD artık güvenilir ülke olmaktan çıkmıştır, darbecilerle, terör örgütleri ile el ele kol l-kola olan bir ABD mutlaka yıkılmalıdır, yıkılacaktır buna inancımız tamdır.

Mısırda kendi halkına katliam yapan, seçilmiş Cumhurbaşkanını deviren darbeci bir general ile BM toplantısından sonra aynı masaya oturan bir ABD başkanı dünyaya asla huzur vermeyecektir.

Günün Sözü: ZALİMLER İÇİN CEHENNEM.