Yaşadığımız günlerde Hava şartları bizleri şaşırtmasın.

Küresel ısınma ve İklim değişiklikleri bizleri şaşırtmasın, yaşanması gereken günleri yaşıyoruz.

Eski hesaba göre Mart ayı Nisan ayının 13 ünde bitmiş olacak, yani bugün Mart ayını yaşamış oluyoruz, soğuklar olunca Mart ayı aklımıza geldi.

Çarşamba günü  Kar yağışı gözüküyor, bundan sonra Kar yağışı dikiş tutmaz ama, yinede dikkat etmekte fayda var.

Doğanın en güzel tarafı Cemde olayının, Havaya, Suya ve Toprağa düştükten sonra topraklara yağan Kar yağışının fazla durması mümkün değildir, inşallah Kar yağışı aşırı soğuklara neden olmaz ve çiçek açan meyvelerde sıkıntı yaşanmaz.

İki gün önce Hava Güneşli ve insanlar kısa kollu gömlekler giymeye başlamışken, bugün günlerden Salı, Yağmur sağanağı var ama aşırı soğuk bir hava yaşıyoruz.

Sanırım Çarşamba günü kar yağışı başlayacak bakalım nasıl bir hava ile karşılaşacağız.

Bilim insanları da artık iklim şartları konusunda pek fazla konuşmuyorlar veya konuştukları halde TV ler yeterli ilgiyi göstermedikleri için bizler onları dinleme imkanımız olmuyor.

Küresel Isınmaya inanmayanlar, yaşadıkları iklim değişikliklerini görünce artık inkarcılıktan vazgeçecektir.

İklim değişiklikleri ortaya çıkınca hava şartları çok hızlı değişkenlik gösteriyor, inşallah Doğayı katledenler ve kirletenler bundan sonra ellerini vicdanlarına koyarlar ve daha dikkatli olurlar ve Doğanın daha fazla tahrip olmasına mani olurlar.

Günlerden 12 Nisan 2022 Salı, Niksar şehir merkezinde sağanak yağış devam ederken, Çamiçi yaylasında ve tepelerde bitki örtüsü Kar yağışı ile birlikte beyaza büründü.

Çamiçinde ve yaylalarda Kar yağışı beklenen bir durum idi, henüz o bölgelerde meyve ağaçları çiçek açmadığı için ürünlerde yani doğal meyve ağaçlarında bir sıkıntı yaşanmayacaktır inşallah ama, şehirlerde yani deniz seviyesi düşük Niksar gibi şehirlerde meyve ağaçları sıkıntılı bir durumla inşallah karşılaşmaz.

Doğanın tahrip olmaması için Hükümet gerekli tedbirleri almak istese de, tam sonucu ne zaman varabilir?, bunu bilemiyoruz.

Doğanın daha fazla tahrip olmaması için, Doğanın insanlardan intikam almaması için gerekli tedbirlerin zaman geçmeden  alınması şarttır.

İnsanlar hem Doğayı tahrip ediyor, kirletiyor, sonra “nerede Devlet” diye bağırıyor.

Hükümet yerel yönetimlere Doğanın tahrip olmaması için ciddi destekler sağlıyor, çöplerin doğayı kirletmemesi için alınan pek çok tedbire rağmen insanlar yedikleri, içtikleri ürün kalıntılarını halen yollara atarak yolculuk yapmaya devam etmesi, yaşanacak sıkıntıların nedeni olmaktadır.

Biz insanlar her şeyi berbat hale getiriyoruz, sonra sıkıntı yaşanmaya başlayınca “nerede devlet?, neden bu sıkıntıları yaşıyoruz, neden Hükümetler gerekli tedbirleri almıyor?” diyerek bağırmaya başlıyoruz!…

Kelkit Vadisi Küresel ısınmadan etkilenmemesi gereken bir bölge idi, amma lakin artık Kelkit Vadisinde yapılan pek çok HES ne yazık ki bölgedeki Doğal yapının tamamen bozulmasına neden oldu ve Kelkit Vadisinde yaşayan her insan artık Küresel ısınmanın sıcak lığı ve soğukluğundan etkileniyor olduk.

Günümüzde bir konuya itiraz edince karşımıza etiketli insanların etiketleri çıkıyor!…

Bilim insanlarından ve uzmanlık alanı olan değerli insanlardan öğrendiğimiz bilgiler ışığında yapılan hataları söyleyince, ortaya koyunca, karşı taraf insanları susturmak için hemen kimliğini ve okuduğu okulu öne sürerek bizleri susturmaya çalışıyorlar.

Bizlerin susması, yaşanacak hataların önünü kesemiyor ki.

Bizleri kimlikleri ve etiketli okullarını öne sürerek susturanlar ne yazık ki Doğanın suskunluğu bozulduğunda onu susturmaları mümkün olmuyor!…

Pek çok zaman yazdım ve söylüyoruz. DOĞA İLE DEĞİL, BOĞA İLE GÜREŞİLİR” diye.

Doğa ile güreşmek, Doğanın tahrip olmasına neden oluyor.

Toprakların genişlemeyeceği gerçeğini bilenler, Toprakları beton yığınları ile doldurmaya başladıkları için, bugün Marul ürünü 15-20 TL den satılıyorsa, yarın daha önemli hayati ürünler ve bitkileri almak can yakacak kadar pahalı olursa şaşmamak gerekir.

İnsanlar olarak Toprakların genişlemeyeceğini, Toprağın ve Suyun alternatiflerinin olmayacağını artık bilmek gerekir.

En verimli Topraklar Beton yığını haline geldikçe, Beton yığını olan konutlar milyonlar değerinde olmaya devam ettikçe Topraklar tahrip olmaya ne yazık ki devam edeceğini görüyoruz.

Artık birileri şu algılarla halkın kafasını karıştırmaya devam ediyor.

Birileri şu yalanlarla insanları kandırmaya devam ediyor; “Topraktan bir şey kazanamıyoruz, Gübre pahalı, Mazot pahalı, Tohum pahalı ne ekip biçeceğiz,en iyisi toprağı satıp para kazanalım” diyenler, Marul ürününün 15-20 Tl ye çıktığı içinde feryat etmemeleri gerekir!.

Toprak ve Sulara sahip çıkmayanlar, bugün belki paraları ile ürün alarak keyif çatabilirler!i ama yarın odalar dolusu paraları olsa da, alabilecek gıda ürünü bulamayacaklarını asla unutmamaları gerekir.

Artık Doğa daha fazla tahrip olmamalıdır, Doğanın daha fazla tahrip olmaması için her insan Doğaya sahip çıkmalıdır, aksi taktirde gelecek onlu yıllar her canlının bir felaketle karşı karşıya kalacağını unutmamak gerekir.

Bahar geldi artık “kış stresinden kurtulacağız” derken, sanki Kış geri gelecekmiş gibi havaların aniden soğuması dikkate değer, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.

Bizler Kelaynak misaliyiz.

Nesilleri azalmaya başlayan bizler gibi insanların sesi kısılırsa, bu suskunluğun bedelini her canlı ödemekle yüz yüze kalacaktır.

Elimizde kalan bir avuç verimli topraklarımıza artık sahip çıkmayı bilelim, aksi taktirde Yaz ayları yaşanırken aniden Kar yağışı veya başka sıkıntılar ile karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır!.

Günün Sözü; Ya Rabbim! Kaderimde muhtaç olmak varsa, bu muhtaçlık sadece Sana olsun. Beni senden başkasına muhtaç etme..