Ülkemizin Ciğerleri yanarken, kurumlar arasındaki tartışma yanlıştır, hatalıdır, çözüm üretilmelidir.

Tarım Bakanı sayın Pakdemirli her yangın sonrasında Türk hava Kurumu ile ilgili olumsuz sözler söylemekten vazgeçmelidir.

81 değişik bölgede bir den başlayan Yangına müdahale ne kadar hızlı müdahale yaparsanız yapınız, müdahalenin belli bir zaman diliminde hayat buluyor.

Ülkemizin değişik 81 bölgesinde çıkan yangın kısa zamanda söndürülmesi mümkün değildir.

Yaşanan yangın felaketin de kimlerin hatası var?, bugün ona bakmanın ve sıkıntı devam ederken gereksiz tartışmaların bir anlamı yok, lakin zaman ve şartlar uygun olduğunda hataların ortaya çıkmasında memleket için fayda vardır.

Yangınlar devam ederken Tarım ve Orman Bakanı yine Türk hava Kurumu ile ilgili gereksiz polemiklere giren açıklamalarda bulundu, sayın bakan görev başında iken Türk Hava Kurumu hakkında hiç söz etmeden; “arkadaşlar şu an kurumları tartışmak anlamsızdır, görevimiz başındayız, gerekli malzemelerimiz vardır, hata ve aksaklık var ise sıkıntı geçtikten sonra tekrar değerlendirme yaparız” demesi gerekirdi.

Tarım bakanı sayın Bekir Pakdemirli’nin  Türk hava Kurumuna yönelik bir kastının olacağını sanmıyoruz, kasıtlı olsa dahi konuyu sayın Cumhurbaşkanımız mutlaka müdahale yapacaktır.

Tarım bakanlığımız ülkemizin Göz bebeği bakanlıklarından, bakanlığın ve sayın bakanın hataları varmıdır?, tabi ki vardır, bizler bile zaman zaman “en başarısız bakanlık tarım bakanlığı” diyoruz, bunun nedeni bizler  ekranlarda süslü sözlere değil sahada yaşananlara bakarız.

Bir Bakanlığın başarılımı, yoksa Başarsızımı olduğunu görmek için TV ekranlarında ki süslü sözlere değil, bakanlığın sahada yaptığı işlere bakarız.

Tarım Bakanlığının başarısız olduğunu düşünenlerdenim, bunun en önemli nedeni Dünyada ve ülkemizde yaşanan Küresel ısınmaya ve iklim değişikliklere karşılık Tarım Bakanlığı günün değişen şartlarına göre yeni tarım ürünleri çalışması yapıyormu?, veya mevcut ürünler için halkın bilgilenmesi ve değişen iklim şartlarına göre halkımız bilgilendiriliyormu?.

Tarım Bakanlığı “başarısız” derken yapılan hizmetleri tamamen yok saymakta doğru değildir, yapılan olumlu hizmetlerde vardır, özellikle bölgemizde tarıma dayalı güzel hizmetler yapılmaktadır.

Bizler halkın içinde olan insanlarız, yapılan hatalar abartılarak sosyal medyada paylaşım yapılıyor, Tarım ve Orman Bakanı sayın Pakdemirli’nin Türk Hava Kurumu ile olan konuşmaları, sözleri toplumda dikkat çekiyor, olumsuz düşünceler ortaya çıkıyor.

Bir anda 98 farklı noktada yangın çıkması sonucu 45 Helikopter, 6 Uçak, 2270 müdahale aracı, 280 Su Tankeri, 660 Dozer ve İş Makinası, 4110 Teknik Personel, 6440 Orman Muhafaza memuru, yangın bölgelerini havadan tespit edilmesi için İhlar ve Sihalar yardım için görev başında iken halen “neden THK Uçakları bölgede değil? Sözlerine muhatap olunuyor.

Gerçekten devletimizin imkanları geçmiş yıllarla kıyaslanmayacak kadar  büyüdü.

Kurumlar büyürken tabi ki sağlıklı büyümesi bizlerin en büyük arzuları içinde.

Her yangın başladığında THK ile Tarım Bakanı sayın Pakdemirli polemiği yaşanırsa, yapılan güzel hizmetler gölgede kalmış olur.

Tarım Bakanı kendi ağırlığını hizmet odaklı yapar, poemiklere girmez ise devletimizin;  45 Helikopter, 6 Uçak, 2270 müdahale aracı, 280 Su Tankeri, 660 Dozer ve İş Makinası, 4110 Teknik Personel, 6440 Orman Muhafaza memuru, yangın bölgelerini havadan tespit edilmesi için İha’lar ve Siha’lar yardım için görev başında oluşuna gölge düşmez.

Yangınla mücadelede hangi kurum başarılı ise ondan hizmet alınması doğru bir yaklaşımdır, lakin THK ülkemizdeki köklü ve güçlü kuruluşlar arasındadır, yapılacak hizmette THK nun hatası varsa, hatayı düzeltecek kurum bellidir, hata devam ediyorsa müdahale edecek makamlarda bellidir.

Cumhurbaşkanımız açıklama yaptı; “Orman yangınlarıyla mücadelemizi 45 helikopter, 6 uçak, binlerce araç ve personelimizle kararlı ve hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. Yangından etkilenen hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyeceğiz.” dedi.

Bakınız ülkemizde yaşanan her felaket ve sıkıntıda devletimiz bütün kurumları ile anında yerini alıyor ve Cumhurbaşkanımız konuları bizzat takip ediyor.

Bizim ülkemizde her sıkıntılı durumda ilk önce ilgili kurumlar harekete geçiyor, devamında bakanlarımız derhal olay bölgelerine giderek sıkıntılara anında hızlı müdahale edilmesini sağlıyorlar, bizim ülkemizdeki devlet yardımı ve desteği ne ABD de nede AB ülkelerinde yoktur, buna rağmen yapılan hizmetler acımasızca eleştiriye tabi tutuluyorsa kurumlar arası diyoloğun eksikliğini gösterir.

İnsanların aklına takılan şu soruların cevapları sağlıklı alınmalı.

Suçlu kim?. Deprem olur, Erdoğan suçlu. Pandemi virüs olur, Erdoğan suçlu. Sel olur, Erdoğan suçlu. Doğal Gaz araması yapılır, “neden arıyorsunuz?” derler, Doğal Gaz bulunur, “nasıl getireceksiniz?, neden Doğal gaz pahalı yakıyoruz” derler. PKK ormanları yakar, PKK “biz yaptık” der ama Erdoğan suçlu. Her evden PKK’ya bir oy veren ve Hdpkk’ya bakanlık veririz diyen zihniyet ama  suçsuzmuş! gibi algı yaratılmak isteniyor.

Her zaman iddia ediyoruz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünden, bugün daha güçlüdür, bugünkü güçlü Türkiye’yi dün ile kıyaslarız, herkesle tartışırız, bunu söylerken her şey mükemmel gidiyor” diyemeyiz, zaten her şey mükemmel olsa bugün Tarım Bakanını ve THK nu tartışmamamız gerekir.

Tarım Bakanı sayın Pakdemirli sanırım şuna takılıyor; biz mücadeleyi günün koşullarına ayak uyduran resmi ve özel kurumlarla yapıyoruz, THK günün şartlarına uygun hareket etmiyor, bu nedenle THK ile çalışmıyoruz” düşüncesi hakim.

O zaman sayın Bakanın şunu yapması gerekir, ortada hata var ise bu hatanın düzeltilmesi için kurumlar arasında diyaloğ sağlanmalı, şayet hatada ısrar eden kişi veya kurum var ise bu sayın Cumhurbaşkanımıza iletilmeli ve çözüm bulunmalıdır.

Bizler Cumhurbaşkanlığı seçim sistemine oy vererek onaylarken, kurumların çalışmaları aksamadan halka kısa zamanda hizmetlerin yapılması isteğimizdedir.

Suçlu aramıyoruz, var olan hataların diyaloğ yolu ile çözülmesini istiyoruz.

Devletin kurumları arasındaki uyumsuzluğun kısa zamanda giderilmesini bekliyoruz.

Günün Sözü; Rabbim. Beni niyeti kötü insanların  yanına, sevdiğim insanlarında uzağına düşürme.