Siyasetçileri dinleyince; bu siyasetçiler hangi ülke için çalışıyor” demekten kendimizi alamıyoruz.

İnsanlara yapılan hangi hizmet yapılırsa yapılsın; hayır istemiyoruz, yapamazsınız” diyorlar. Bu sözleri kim diyor?, ana muhaiefet ve muhalefet partileri, TBMM de grubu olanlar ve grubu bulunmayan bazı siyasi parti yetkilileri!.

Ülkemizi 40 yıllık terör belasından, kahpeliğinden kurtarmak için yeni çalışmalar yapılıyor, “yapamazsınız!”.

Sivas’a hızlı Tren hizmeti gelecek, “getiremezsiniz, hızlı Tren gelirse Sivas’ta göç hızlanır” deniyor.

Köprü yollar yapılıyor; yapamazsınız, bu yapılanlar birilerine peşkeş çekmek için yapılıyor” diyorlar.

Milletimiz Hastalanmadan sağlıklı yaşaması ve hastalandıktan sonra en kısa zamanda tedavi olması için Hastaneler yapılıyor; “yapamazsınız” neden? diye sorulduğunda, “hangi müteahhidi zengin edeceksiniz?” diyorlar.

Devletimizin sınırlarına yapılan saldırıların yapılmaması için yerli savunma ve saldırı silahlarını temine etmek  isteniyor; “yapamazsınız, alamazsınız” diyorlar, “neden alamayız?” dediğinizde, “ABD ile kavga etmeyelim” diyorlar.

Şimdide; “Aya çıkacağız, Gökyüzünde mutlaka olmalıyız” diyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a yine iftiralar ve çirkin sözlerle saldırıyorlar; “uzaya çıkarken hangi müteahhidi zengin edeceksiniz?” diyorlar.

Türk milleti 2023 seçimlerine geldiğinde bu hayırcıları asla unutmamalı, bunlara öyle bir TOKAT atmalı ki sesi ta Okyanus ötesinden duyulsun ki oradaki hainler, TOKATIN sesinden inlerinde titresinler!.

Hayırcılara şunu hatırlatalım. “GÖKYÜZÜNE  HAKİM OLAMAYAN, YER YÜZÜNE SAHİP OLAMAZ” sözü hayatın gerçeğidir.

Cumhur İttifakı partiler maşallah Türk Milletine hizmet noktasında tam gaz ileri gidiyor, muhalefetin sözlerine bakmadan milletimize hizmette sınır tanımıyor, yapılan hizmetlerden Tokat ilimizde yeterinde faydalansa bizler daha mutlu olacağız, onu da hatırlatmak isteriz!.

Hemen aklımıza gelmişken sorayım, İMF denen bir kuruluş var, bu İMF den ne alınırdı?, Kredi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti İMF nin sanırım bir üyesi, yani bankacılık sistemi içinde ama, ülkemiz için tefeciden daha tehlikeli bir kuruluş, bu bilindiği halde ülkemiz şartlar gereği bu İMF denen kuruluştan krediler alarak son 5-6 yıla kadar geldi.

Pek ülkemiz İMF den kredi nasıl alıyordu?, cahilane bilgimiz ile, ülkemiz İMF ye müracaat ediyordu, “bana şu 5 milyar Dolar verirmisiniz” diyordu, İMF de “tamam sana 5 milyar dolar değil de 1 milyar dolar veririm, verdiğim kredileri sen istediğin şekilde değil de, benim istediğim şekilde kullanacaksın, bu kredinin 500 milyon Dolarını alt yapı çalışmalarında, diğer 500 milyon Dolarını da, şu şu şu kuruluşlara daha çok şu Basın kuruluşlarına vereceksin!” derdi.

Ülkemizin kaynakları yeterli olmayınca bir çıkış, bir hamle yapmak zorundasın, bugüne kadar İMF den alınan krediler bu şekilde şartlı verildiğini sanırım sağır sultan bile biliyor,

Yani; ülkenin gerçeği şudur, ülke kaynakları yeterli değil, hizmet için alınan krediler karşı tarafın şartlı desteği ile kredi kullanıyorsun, bu şartlar içinde, iktidarın elini kolunu bağlayıcı tarafı vardır.

İktidarlar hizmet yapmak için iş başına gelir, devletin kaynakları kullanır, yapılan hizmeti verimli hale getirir, sonra yaptığı yatırımı daha verimli hale getirmek için kurumu satmaya kalkar, muhalefet “satamazsın” demeye başlar.

Ülke kaynakları yeterli değilse, İMF den alınan krediler bağlayıcı ve şartlı olduğu için rahat yatırım yapma imkanın yok ise çare eldeki kaynakları verimli kullanmak ve gerektiğinde satarak yeni yatırımlara yapmaktır, yani ülkemiz dışarıdan kredi almadan yatırım yapma imkanı zayıftır.

Yola, Suya, Köprüye, savunma sanayi yatırımlarına itiraz eden muhalefet, şimdide ülkemizin uzaya çıkma projesine karşı çıkma hamlesi yapmaya başladı.

Uzay çalışması başlatan iktidara ilk itiraz İP genel başkanı Meral Akşenerden geldi; “UZAY PROGRAMI İLGİNÇ, ANLADIĞIM KADARI İLE İŞİN İÇİNDE YAP İŞLET MODELİ VAR, BU İHALEYİ 5 TANEDEN HANGİSİ OLACAK MERAK EDİYORUM, BİR DE YOLCU GARANTİSİ VERİLİRSE” diyerek devletimizin Milletimiz yararına yapılacak Uzay çalışmaları ile alay eden İP genel başkanı Meral Akşener.

Aslında çok şaşırmamak gerekir SP Genel Başkanıda “Sivas’a hızlı Tren gelirse Sivastan göç hızlı olur” diyerek yapılması gereken Hızlı Tren hizmetini eleştirmiş idi, bugün hızlı Tren artık Sivas’ta hizmet yapacak.

Sahi SP genel başkanı Temel Karamollaoğluna “Sivas Madımak katliam sorumlusu olarak suçlayanlar, şimdi nerede?. Nerede olduklarını ben söyleyeyim, “kol kola Cumhur İttifakını yıkmak için mücadele ediyorlar”, ne garip değil mi?.

Ülkeye ve millete “hizmet edeceğiz” diye yola çıktıklarını söyleyen İP genel başkanı ve SP genel başkanı yapılacak ve yapılan hizmetlerin yapılmaması için konuşuyor mücadele ediyor.

Bir zamanlar CHP genel başkanları da “İstanbul’a köprü yapılamaz” demişlerdi, 1 değil 3 köprü yapıldı, yapılan hizmetten her insan faydalanıyor, yapanlar eleştiri bombardımanına tutuldu, eleştirenler hizmetten faydalanıyor, bir vatandaşta hayırcıların karşısına çıkıp da; utanmıyormusunuz  bu köprüden geçmeye” demiyor!.

“YERLİ VE MİLLİ” DİYORUZYA, bu sözleri sarf ederken kimsenin alnında “ Yerli ve Millidir” yazmıyor ama, yaptığı icraatlarla, yaşantısı ile bir insanın Yerli ve Milli olduğunu anlamak mümkün.

CHP, İP, SP Türk Milletinin bağımsız olmasına karşılar, onlar ABD nin  ve AB nin “MANDA yönetimi” ile Türk milleti yönetilsin istiyorlar.

Yerli ve Milli olan insanlar, ülkemiz insanının ve devletin her yaptığı yeniliğe sahip çıkmaktır, yapılan çalışmaların daha iyisinin yapılması için, yapılan çalışmaların desteklenmesidir.

Ülkemizi korumak için yapılan, savunma ve saldırı silahlarının yapılmasını istemeyenler, daha bağımsız bir Türkiye olması için dünyadaki her ülke ile yeni ticari bağlantılar kuran çalışmaları eleştirenler asla Yerli ve Milli olamazlar.

AK Parti iktidarını beğenmeyip her yapılan çalışmayı eleştiren siyasi liderler, Türkiye’nin bağımsız olmaması için gayret sarf ediyorlar.

Ülke gündemini “erken seçim” yaygaları ile meşgul eden muhalefet partilerine Cumhur İttifakı öyle bir GOL attı ki; “sivil Anayasa yapılmasına başlıyoruz” deyince ülke gündemine “erken seçimi sokmaya çalışanlar, kenar köşe kaçmaya başladı.

Muhalefet partileri, “Sivil Anayasa” yapmaktan kaçmak için terörle mücadeleyi su istimal ederek ülke gündemini değiştirmek istiyor, ama artık ok yaydan çıktı, ülke gündeminde “yeni Sivil Anayasa” var.

CHP, İP, SP HDP ile birlikte hareket ederek “terör” den medet ummaya çalışsalar da nafile, Türkiye Cumhuriyeti Devleti terörü 2022 yılına kadar kökten çözecek güce sahiptir, kolay değildir ama, devletimiz zoru başaracaktır.

Günün Sözü: GÜN OLA HAYROLA