Ne ilginç günler yaşıyoruz!.

Elindeki gücü  kişisel olarak kullananlar!.

Eline geçirdiği devlet imkanlarını kişisel çıkarları için kullanıp onu karşı tarafa baskı ve tehdit için kullananlar!.

Beceriksizlikleri gözükmesin diyerek problemleri Halının altına süpürenler!.

Her şeyi ekonomik olarak değerlendirip, Milli ve Manevi değerlerden her geçen kopanlar.

Beceriksizliklerini örtmek için karşı tarafa iftira atanlar!.

Makamda kalmak için milletimizin yapılması elzem olan hizmetleri yapmayıp, gün dolduranlar!. vs vs vs.

Ne olacak halimiz?

Halının altına problemleri sürekli süpürerek kim ne elde edecektir?

Makamda olan insanlar problemleri çözmek için varlar, ama her sıkıntıyı çözme yerine Halı altına süpürmenin bedelini halkımız ödemekte, bir gün halının altı artık kirlenişliği alamadığı zaman  iş tehlikeli sürecin başlamasına neden olur.

Aslında hayat bir imtihan zamanıdır.

Şu yağan Kar ve Yağmurların  yağışı bile insanlar için bir ders niteliği taşır!.

Kar yağmaz ise bereket olmaz, Doğadaki ve Topraktaki mikroplar kırılmaz.

Kar  ve Yağmur yağdığında yollarda yapılan hatalar, rutuşların foyası ortaya çıkar.

Yollarda yapılan kandırmaca rutuşlar ne hikmet ise Kar ve Yağmur yağınca hemen hataları ortaya çıkıyor, demekki rutuşlar boyalı Pavyon kadınına benzeyince yüzü yıkandığında boyalar dökülüyor, ortaya gerçekler çıkıyor!.

Kime dokunsak, “nasılsın*” desek, sanki “bir dokun bin ah işit” misali!.

Bir arkadaşımla konuşurken; “nasılsın, işler nasıl” dedim, keşke telefonda arayıp hal hatır sormasa idim!.

Başladı söylemeye; ya abi nasıl olayım, eskiden 150 bin TL ye aldığım ürün, şimdi olmuş 500 bin TL. Doktora gideyim diye randevu almak istedim, Tokat’a, Erbaa’da, Niksar’da, Amasya’dan sıra alamadım, iki ay öncesinden sıra bulmak mümkün değil, bizler Hastanelerden randevu alamazken, aynı zamanda Doktorlarımızda sıkıntı yaşıyor, geçen gece bir Doktor kardeşimiz gece saat 02 de hastaneye acil bir hasta için gelmiş, sabah 05 e kadar ameliyat yapmış, sabah mesaiye 15 dakika geç geldiği için kurum savunma almış, ne diyeyim başka seni daha fazla yormayayım” dedi ve telefonu kapattık!…

Tabi ki bu olumsuzluklar yaşanınca faturası kime çıkıyor?

Sahi aklıma gelmişken yazmakta fayda var!.

Şu veya bu şekilde bugün Hükümet Cumhur İttifakı partilerden oluşmakta, Hükümetin en etkili tarafı tabi ki AK Parti.

AK Parti iktidarı döneminde işe başlayan ve kurumlarda etkili ve yetkili olan kişiler kendilerine verilen bu önemli makamlarda görev yapmazlar ise faturası kime çıkar?.

Aslında referans ile işe girenler, kendilerine referans olan insanların mahcup olmaması için daha dikkatli ve özenli çalışmaları gerekir, hatta fedakarca çalışmaları gerekirken!… şu ilginç manzara ile karşılaşıyor vatandaş; “ben orada çalışamam” deyip verilen işi yapmıyor, yapmadığı gibide kendisini haklı çıkartmak için yetkiliye iftira atmaktan da geri durmuyor!…

Peki bir makama gelen insan, onu makama getiren veya referans olan insanlara saygı duyması gerekmez mi?, saygıyı bir tarafa bıraktık artık,  referans olan insanları hiçe sayıyor, makamın verdiği güç ile insanları eziyor, elinden gelse linç edecek!. Peki bunun faturası kime çıkıyor?

Halının altına süpürülen her sıkıntılı süreç, bugün Hükümeti oluşturan AK partiye, daha sonrada kısmen MHP ye çıkacaktır!…

Ne zaman? 2023 seçimlerini canı yanan vatandaş sabırsızlıkla bekliyor!…

Efendim; Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan 24 saat değil, 48 saat gece gündüz demeden çalışsa, dinlenme nedir yaşamasa, gecesini gündüze katsa, bu çalışmaların kıymetini bilen  milyonlarca insan vardır, olacaktır, amma lakin, sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı hizmetler, verdiği emekler, onun iktidarı sayesinde makamlara oturanlar, iş sahibi olanlar vatandaşın canını yaktıktan sonra canı yanan vatandaş; “Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun gece gündüz demeden bizler için çalışıyor, ancak, kurumlarda yaşadığız sıkıntıları görünce seçimlerde Milletvekili ve belediye başkanlıklarına asla oy vermeyeceğim” diyor!….

Bu sözler tehlikeli sözlerdir!.

Halının altına süpürülen her pislik, ilerde halının altından bir boşluk olduğunda esecek rüzgarlar, etrafı toza, toprağa ve hatta pisliğe boğacaktır!…

Sosyal medyada paylaşım yapmakla seçimlerde halkın gönlü alınmıyor!.

Bizler her gün  çok sayıda paylaşım yapıyoruz, gerçekleri yazıyor, paylaşıyoruz, vatandaş inanmaz ise paylaşımların bir anlamı kalmıyor!…

Bizler şimdilik bir kısım meseleye dikkat çekmek istedik, Halının altında o kadar sıkıntılı konular varki, yazdıklarımız, yazmadıklarımızın yanında devede bir Kulak bile değildir.

Hani güzel bir söz vardır; “KÖRLER SAĞIRLAR BİR BİRLERİNİ AĞIRLAR”

Samimi olmak gerekirse şu anda yaşanan süreçler bu sözlerin gerçek tarafı!…

Canım, cicimle işler yürümeyecektir.

Süslü sözlerle hayatın gerçekleri bir değildir.

Sahi İstanbul seçimleri nasıl kaybedildi?

Seçim öncesinde küçük gibi gözüken meseleler, seçimler başlayınca Kar Topu gibi büyüdü, büyüdü, sonra Kar topu yıkıldı, topun içinde şımarık bir evlat suratını gösterdi.

Kar topundan çıkan çocuk, bize benzemiyor ama, halkın tercihi, böyle bir kar topundan böyle bir insan ortaya çıkarttı!.

İstanbul ve Ankara seçimlerinde var olan sıkıntılar, kar topu haline gelmemesi için dikkat etmek gerekirdi, ama olmadı!.

Sanırım;  GÜÇ ZEHİRLENMESİ böyle zamanlarda ortaya net çıkıyormuş!.

Makamlar güçlü olunca eller cepte kapılar açılır amma, o makamların kimseye baki kalmadığı da hayatın tam gerçeğidir!.

Günün Sözü; “En namuslu sözler, en namussuz insanların dilinde.”