24 Temmuz 2022 Pazar günü Tokat valimiz sayın Numan Hatipoğlu ile sabah kahvaltısında buluştuk.

24 Temmuz gazeteciler ve Basın Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Bayram kutlaması farklı olur, biz basın mensupları için “her gün bayram” olduğu için, Bayram kutlamalarını gazeteciler olarak yapamasak da, kıymetli yetkililer ve STK ve halkımız bizlerin günün kutlaması bizler için bayram zamanlarını yaşatmış oluyor.

Pazar günü Vali bey bizleri Tokat’a davet etti, bizlerde 2 personelimizle davete katıldık, diğer arkadaşlarımızın mazeretleri rahatsızlığı dolayısıyla davete katılamadılar.

Senede bir iki defa hatırlanmakta güzel.

Bizler siyasetçilerimizi, STK ları ve halkımızı her gün anıyor ve onların utlu olması için çalışıyoruz, onlarda bizleri senede bir iki defa hatırlayarak hal hatır soruyorlar.

Bayramların pek çok özelliği vardır tabiki ama, en güzel yanı, insanları hatırlamak, hısım akrabaları, eş dosttu, arkadaşları hatırlamaktır.

Genel bir ifade ile; günümüz kutlayanlardan da, kutlamayanlardan da Allah razı olsun.

Kutlayanlar kadar, kutlamayanlarında kendilerince mazeretleri vardır mutlaka.

Günümüzü kutlamayanların çok önemli mazeretleri olmalı ki, ne “ALO” dediler, ne mesaj yazdılar, nede bir pusula gönderdiler!…

Biz basın mensuplarının onları hatırlaması kaçınılmazdır!.

Ama Gazetecilerin senede bir defa olan günü hatırlanmaması da onlar tarafından normaldir!.

Gazetecinin ne önemi var ki?

Artık birilerinin gazeteciye normal günlerde ihtiyacı yokmuş!..

Ellerindeki sosyal medya denen cihazlardan kendilerini anlatabiliyormuş!

Peki gazeteciler, yani gazete çıkaranlar “gazeteci ve basın” mensubu da, sosyal medya platformunu elinde tutanlar basın mensubu değil mi?, sanırım sosyal medyayı elinde tutanlarında “basın bayramları kutlanmadı!…

İşin özü şu, gün kutlaması pek sevmiyoruz, bizler için günün kutlanmasının en güzel tarafı insanlar olarak bir araya gelmek, arada sırada da olsa derdimizi yüz yüze meslektaşlarımız ve yetkililerle konuşarak paylaşmak.

Bizler her gün her insanla buluşuyoruz zaten.

Her gün yazan bir basın mensubu olarak, mutlaka her gün yazdığımız haberlerde ve köşe yazılarımızla, her düşüncedeki insanla buluşmuş oluyoruz.

Pazar günü Vali beyin davetine katılmak bizler için anlamlı ve güzel oldu.

Sabah kahvaltısında Vali beyle selamlaştıktan sonra kahvaltı süresince sohbet yapma imkanımız oldu, hem kahvaltı süresinde, hemde sonrasında Şehrazat Park ve çok amaçlı solanda vali beyle anlamlı sohbet yaptık.

Hiç bir zaman olduğu gibi, bu kez de kendimizi anlatmadık.

Derdimiz memleket olunca, derdimiz memleket sevdası olunca, yine memleket meselelerini dile getirme imkanımız oldu.

Sohbetimizde; ilk olarak, Korgan-Niksar yolunun tamamlanmasını istedik.

Sonra; Kelkit Irmağı seddesi arkasında kalan binlerce dönüm arazi üzerinde yapılan tarım ve hayvancılık yapan işletmelerin ELEKTRİK sıkıntısını dile getirdik; bölgede PAVYONARIN ELEKTRİKLERİ verildi; TARIM VE HAYVANCILIK işini yapan işletmelere ELEKTRİK VERİLMEDİ” dedik.

Sonra; Tokat-Niksar yolunun tamamlanmasını istedik.

Sonra; Tokat-Ordu yolunun yapılmasını, bu yol konusunda eski Ulaştırma bakanı ve son Başbakan sayın Binali Yıldırım’ın “Kur’an üzerine yemine derim bu yolun yapılmasını sağlayacağım” sözlerini sarf ettiğini dile getirdim, bu yolun Tokat bölgesi için ne kadar önemli olduğunu sayın valimizde dile getirdi, işin takipçisi olduğunu dile getirdi.

Sonra; Talazan köprüsü yanına bir alternatif köprünün mutlaka yapılmasını istedik.

Talazan Köprüsüne alternatif  Köprünün mutlaka yapılması gerekiyor, bu düşüncemizi defalarca dile getirdik, Irmağın  her iki tarafında olan köylerin karşılıklı bölgelerde arazilerinin olduğunu, çiftçilerin sıkıntı yaşamadan, arazilerine rahat gidip gelmeleri gerekmektedir.

Sonra; Niksar OSB nin sıkıntılarının var olduğunu, 29 Parseli bulunan OSB de 6 tane işletmenin çalıştığını, kısa olarak dile getirdim.

Kısa sürede bu kadar önemli meseleleri konuşunca, diğer meselelerin konuşulması için Vali beyin Niksar’a gelmesini beklemek gerektiğini düşündüm.

Vali bey sohbette; “il ve ilçelerde Halk günü yapmayı düşünüyorum” sözleri ilgimizi çekti.

Ayda bir kez de olsa halkın derdini bir zaman içinde dinlemesi halkın devletine olan bağlılığını pekiştirecektir.

Vali bey Tokat’a geleli kısa süre oldu ama, her fırsatta halkın içinde olduğunu ifade etmek isteriz.

Tokat valiler bakından şanslı il.

Daha önceki valimiz sayın Ozan Balcı halkın içinde idi, her fırsatta cadde ve sokaklara çıkarak halkın derdini dinledi. Yeni valimiz sayın Numan Hatipoğlu’da her fırsatta halkın içinde olduğunu görüyoruz, makam sahibi insanların halkın içinde olmaları, hani halk tabiri ile “sırça köşkte” oturmamaları halkımızı memnun etmektedir.

Bizim derdimiz halkımızın derdidir.

Halkımızın sıkıntısını kendi sıkıntımız olarak görüyoruz, her fırsatta, hangi etkili ve yetkiliyi görür isek halkımızın taleplerini dile getiriyor, kısa zamanda çözüm bulmalarına destek sağlıyoruz.

Her zaman ifade etmeye çalışıyoruz.

Söylemler ile eylemler bir olmalı.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan; MUTLAKA ÜRETİM YAPMALIYIZ, ÜRETİCİYE HER DESTEĞİ VERİYORUZ, VERMEYEDE DEVAM EDİYORUZ” diyor, ama sayın Cumhurbaşkanımızın “ÜRETMEK MECBURİYETİNDEYİZ” sözleri ne yazık ki havada kalıyor!..

Cumhurbaşkanımızın; ÜRETİCİYE HER DESTEĞİ VERDİK, VERMEYE DEVAM EDİYORUZ” sözleri havada asılı kalmamalı, hayat bulmalıdır.

NİKSAR ZAMAN ZAMAN İLGİNÇ OLAYLARLA İSMİNDEN BAHSETTİRİRKEN. BU KEZDE PAVYONLARA, EĞLENCE YERLERİNE ELEKTRİK VERİLİRKEN, ÜRETİM YAPAN TESİSLERE ELEKTRİK VERİLMEMESİ NE ANLAM İFADE EDER?

Bizler bu gerçeği yazmaz isek vebali çok olur!.

Üretilen her ürün, her canlıya hayat verir.

Her canlıya sahip çıkmak, ülkemizde GIDA zincirinin kopmaması için çalışmak, gayret sarf etmek, insanlık gerektirir!….

Günün Sözü; Rızkınız iğne deliğinin arkasındaysa, Allah sizin için iğne deliğinden size gelecek bir iplik ihsan eder.