Dünyada güçlü olmak, büyük devlet olmak kolay değil.

Türkiye büyük devlet olması için Güçlü olması gerekir.

Türkiye’nin güçlü olası kaçınılmazdır.

Güçlü olmak zorundayız, hem Türk milletinin Hür ve Bağımsız olması için, hemde vampir devletlerin baskısına tabi olmamak için.

Son günlerde ülkemizin ne kadar önemli ve güçlü bir yapıya sahip olduğunu daha net görüyoruz, bu yeterlimidir?, tabiki hayır.

Güçlü Türkiye Dünyada barışı sağlayacak önemli bir ülke demektir.

İnsanlarımızın %99 u Türkiye’nin güçlü ülke olasını isterken küçük bir grup ülkemizin güçsüz olması için gayret etmelerine şaşırmıyoruz!.

Aslında güçlü Türkiye’nin olmasını istediklerini düşündüğümüz bazı kesimler, ne yazık ki ülkemizin güçlü olmasını istediklerini söyleseler de, eylemlerinde, yaşantılarında güçsüz bir Türkiye’nin varlığını istediklerini görüyoruz.

Ülkemizin güçlü olmaması için vampir devletlerin ne kadar haince davrandıklarını görmemek en büyük hata ve zafiyettir!.

Ülkemiz 40 yılı aşkın bir sürede PKK terör örgütü ile mücadele derken, başta ABD ve bazı AB ülkelerinin terör örgütlerine desteklerini halen görüyoruz.

Ülkemizin en büyük sıkıntısı, ülkemizdeki siyasi çekişmelerdir.

Ülkemizdeki siyasi çekişmeler, Türk milletinin menfaatlerinin ayaklar altına alınmasına neden oluyor.

Ülkemizdeki siyasi partiler YERLİ ve MİLLİ düşünmek zorundadırlar, amma lakin küçük siyasi çıkarlar, baz partilerin Milli düşünmelerine engel oluyor!.

Son Rusya-Ukrayna savaşından ders almayan siyasetçiler, halen yanlış yapmakta ısrar edince sanırım yine son kararı Türk halkı verecek, Milli düşünmesi gereken siyasetçilere gereken dersi sandıkta verecektir.

Mesele iktidarda kalmak ve iktidar olmak değildir.

Mesele Türk Milletinin Hür ve Bağımsız olması için siyaset yapmak ve mücadele etmektir.

Günümüzde halen Rusya-Ukrayna savaşından ders almamak sanırım en büyük hata ve hatta gaflet içinde bulunmaktır.

ABD, Ukrayna’yı bir oyuncak gibi ortaya attı, Rusya’nın oyuncağı haline getirmeyi sağlarken, kendisi elindeki çeşitli silahları denemek için önemli bir sahayı elde etmiş oldu.

Bugün yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı gençlerin bile ilgisini çekerek ABD ve bazı AB ülkelerinin insanlık adına ne kadar hainlik yaptığını görürken, bizim ülkemizdeki bazı siyasi partilerin liderleri bu yaşanan insan katliamından ders almamak için ısrarcı olması çok düşündürücüdür!.

Ülkemizi 40 yıldır kan gölüne çeviren PKK terör örgütüne sahip çıkan ve ülkelerinde barınmalarını sağlayan İsveç ve Fillandiya ülkeleri, NATO’ya girmesi için hiçbir ülkenin itiraz etmemesi gerekirken,  Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz tavrını açık ve net ortaya koydu, başta Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan terör örgütüne tam destek veren İsveç ve Fillandiya ülkelerinin  NATO’ya girme girişimlerine açık ve net tavır koydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerle gerçekleştirdiği Kütüphane Söyleşileri’nde NATO’nun genişlemesiyle ilgili Türkiye’nin yaklaşımına ilişkin konuştu. “NATO bir güvenlik örgütüdür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “İçerisinde terör örgütlerinin olmasını kabul edemeyiz. Bu ülkeler PKK ve ve YPG’ye ev sahipliği yapıyor. Biz sokulduğumuz delikten bir daha sokulmayı düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

“BUNLARI HALA KORUMAYA DEVAM EDİYORLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca “Yani geçmişte girenler girdi. Bunun içinde Almanyası var, Fransası var. Yunanistan ve Fransa zaten bunlar girip çıkmışlardı. Ama sonra maalesef o dönemin Türkiye’deki yönetimi bunların önünü açtı. Ve bunlar tekrar NATO’ya geri dönebildiler. Geri döndüler de ne oldu? Örneğin şu anda Dedeağaç’ta Amerika üs kurdu ve FETÖ terör örgütü Yunanistan üzerinden Avrupa’ya seyahat ediyor ve kendilerine verdiğimiz teröristlerin isim listesini görmezden geliyor ve bunları hala korumaya devam ediyorlar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuya ilişkin hayır diyeceklerini belirterek “NATO’ya Finlandiya ve İsveç’in girmesine hayır diyeceğimizi ilgili arkadaşlarımıza söyledik, yolumuza bu şekilde devam edeceğiz” dedi.

Ukrayna Rusya ilişkilerine de değinen Erdoğan “Gerek Rusya gerek Ukrayna’yla ilgili denge politikası güdüyoruz ve bu politikada ne Sayın Putin ile ne Zelenskiy ile bağları koparıp atmaya asla niyetim yok” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de siyaset yapan ve devleti yönetmeye talip olan her siyasetçi sayın Cumhurbaşkanımızın düşünceleri doğrultusun da hareket etmeli, hatta Cumhurbaşkanımızdan daha sert ifadeler kullanarak Türk milletinin huzurlu günlerine destek sağlamalı ki, Türk halkı sandıkta oyunu ona göre versin.

Hani diyoruz ya, söylemler ile eylemler bir birini desteklemelidir.

Siyasetçiler söyledikleri sözlerin eyleme geçmesi için hareket etmeli bizler seçmenler olarak ülkemizi ve milletimizi düşünen siyasetçilere destek verelim.

Ülkemizde siyaset yapmak, siyasi söylemleri farklı şekillerde söylemek olabilir ama, ülkemizin yurt dışında en mükemmel bir şekilde temsil edilmesi için net tavırlar konması gerekir.

Geçmişte yaşanan bir hatırlatma yapmak isteriz.

Yunanistan NATO üyesi değildi, darbe dönemi Cumhurbaşkanı Kenan Evren döneminde Yunanistan NATO üyesi oldu ülkemiz Yunanistan’ın NATO’ya girmesine onay verdi!.

Peki koşumuz Yunanistan NATO ülkesi olduktan sonra ülkemize karşı tavırları nasıl?

Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi; “Biz sokulduğumuz delikten bir daha sokulmayı düşünmüyoruz” demesi, Yunanistan’ın NATO ya girmesine “ülkemiz evet dedi” ama Yunanistan bir NATO ülkesi olmasına rağmen her fırsatta ülkemizi sıkıntıya sokmak için yoğun gayret sarf ediyor.

Günümüzde kısır siyasi çekişmeleri bırakmak gerekir.

Özellikle siyasi parti liderleri yaklaşan 2023 seçimlerine doğru daha net ve açık, samimi olmalarını bekliyoruz.

Gün ola harman ola.

Günümüz dünyasında Türkiye olarak “GÜÇLÜ OLMALIYIZ” başka şansımız yoktur.

Günün Sözü; Allah bizleri hayırlı, merhametli, halimizden anlayan insanlarla karşılaştırsın. Allah’ım!! Bizleri Zalimin eline, iki yüzlünün diline düşürme. AMİN