Ülkemizin pek çok sıkıntısı vardır, en büyük sıkıntı siyasette gerçek anlamda Muhalefet Partisinin olmamasıdır!.

Şimdi birileri; “ne demek muhalefet partisi yok diyorsun ülkemizde 100 tane siyasi parti var, bunlardan 3 tanesi Cumhur İttifakını oluşturuyor, diğerleri muhalefette” diyebilir, lakin “ülke menfaatlerini düşünen, milletimizin geleceğini daha huzurlu ve mutlu edecek muhalefet partisi yok” diyoruz.

İktidar olmadan parti içi çekişmelerle bir birini yiyen hiçbir siyasi parti, Türk milletine asla faydalı olamaz.

Burada 100 siyasi partiyi tartışacak halimiz yok tabi ki, öne çıkan birkaç siyasi partiden örnekler verirsek, gerçeği yakalamış oluruz.

CHP kendisini “çok özgürlükçü” parti olarak görmeye çalışır, halkımıza da sürekli, “özgürlükçü, sosyal demokrasiyi savunan, ülke ve Türk milletinin menfaatlerini savunan partiyiz” derler!.

CHP kendi örf adetlerini, geleneklerini elinin tersiyle kenara iten, gerçek anlamda sosyal demokrat, özgürlükçü, halkın sesine kulak veren gerçek anlamda CHP li olan insanları dışlayan bir parti konumuna gelmiştir. CHP gerçekten Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi olsa idi, yıllar önce CHP Genel Başkanlığına aday olan sayın Ertuğrul Günay’ı parti dışına itmezdi, CHP nin sahip çıkmadığı siyaseten ve devlet adamı olarak değerlendirmediği sayın Ertuğrul Günay’ı AK Parti iktidarı Kültür Bakanı yaparak devlet hizmetinde değerlendirdi!…

CHP gerçekten kuruluş amaçları doğrultusunda hareket etmiş olsa idi, bugün sayın Muharrem İnce CHP dışında bir arayış içine girmezdi.

CHP nin oy potansiyeli sayın Muharrem İnce Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminde yükseltmesine rağmen sayın İnceyi gerçek CHP li olmayan siyasi figürler parti dışına itilmesini sağlayamazlardı. Sayın Muharrem İnce CHP Cumhurbaşkanı adayı ve parti delegesi olarak yapılan son kongrede salonun Tuvaletlerinin bulunduğu yere ismi yazılmazdı!. Bu davranış bırakınız siyasi rakibi dışlamayı, asla ve asla hiçbir insani gerekçesi olamaz, dünyanın en kötü yönetilen ülkesinde bile Cumhurbaşkanı adayı olarak halkın içinde olan bir insana bu muamele yapılmaz!.

CHP gerçek anlamda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu parti olsa idi, CHP İstanbul İl başkanlığında oturan kişi, kurucusu bulunduğu partinin İl başkanı tarafından ismi silinmek istenmezdi!.

Sahi aklıma şu geldi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk (Allah rahmet eylesin) ismini CHP il başkanı iken kullanmak istemeyen bir kişi şayet parti olarak iktidara geldiğinde, Cumhuriyetin kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ismini devlet kurumlarında kalmasını, bu ismin kullanılmasını ister mi?, sanmıyoruz!..

Henüz daha iktidar yüzü görme şansı gözükmeyen bir siyasi partinin il başkanı, kendi kurduğu partinin il başkanı tarafından isminin söylenmemesi, söylenmemek için direnen bir kişi iktidara geldiğinde Gazi Mustafa kemal Atatürk’ün ismini bütün resmi kurumlardan sileceğini görmemek saflık olur, hatta devlet kurumlarında bulunan ilk Cumhurbaşkanı olarak bulunan resimleri bile “kaldırılır” diye  düşünüyorum.

Ne demişler; Perşembenin gelişi, Çarşambadan belli olur” denir.

CHP içinde yaşanan sıkıntılar bu kadarla kaldı mı?, tabi ki kalmadı, çok eskilerden örnek vermeyelim, tarihin derinliklerine dalmayalı, verdiğim 3 örnek bugün yaşayan her insanın bildiği gördüğü olaylar ve gerçeklerdir.

Gelelim ismi bilinen 2. ve 3. cü partilere.

Ülkemizde %10 u geçen HDP, bu parti alenen PKK terör  örgütünü destekliyor, kendisini özgürlükçü olarak gördüğünü söyleyen bir siyasi parti, Kürt seçmeni kendisine kalkan yapmış onların saflığından faydalanarak ve AK Partinin gerçekleri Kurt seçmene anlatamaması sonucu onları ilk önce terör örgütünün kucağına attılar!, sonra HDP ye mahkum bıraktılar!…

AK Parti bu ülkede 18 yıllık iktidarında çok büyük hizmetler  yaptı ama, kendisini bütün halka anlatamayan bir siyasi parti olarak hayatına devam ediyor, sanırım burada GÜÇ Zehirlenmesi yaşıyor!.

HDP bu ülkede asla  gerçek anlamda siyaset yapmak için kurulan bir siyasi parti değildir, ülkemizde var olan siyasi zafiyetin bir kısmını kullanarak, halkı kandıran, kandırırken de CHP nin AK Partiyi yıkma sevdası ile desteğini alıp ülkeyi kan gölüne çevirmekten asla vazgeçmeyen, vazgeçmeyecek bir siyasi oluşumdur!…

Gelelim İP ye.

İP genel başkanı sayın Meral Akşener, siyasete Doğru Yol partisinde başladı, Doğru Yol partisi koalisyon kurdu, koalisyonda yaşanan sıkıntılar devam ederken, sayın Tansu Çillere FETÖ terör örgütü içinde aktif görev yapan sayın Nurettin Veren tarafından sayın Akşener’in bakan yapılması teklifi yapılmış  ve sayın Meral Akşener 54. Hükümette İçişleri Bakanı olarak görev yapmıştır. Not; Nurettin  Veren sayın Tansu Çillere sayın Akşener’in bakan olması için yapmış olduğu teklifi defalarca TV lerde ifade etmiştir, Nurettin Veren’e bu teklif “FETÖ terör örgütü elebaşısı Fethullah’tan gediğini defalarca söylemiştir”, bu notu düşe gereği duydum.

Ülkemiz yıllarca koalisyonlardan çektiği sıkıntıyı her kes bilir çok şükür artık sistem değişti, Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi ile birlikte koalisyonların olması mümkün değildir.

İP genel başkanı sayın Akşener, İçişleri Bakanı olduğu dönemde koalisyonlarda sıkıntılar yaşandı, 28 Şubat sürecinde sayın Akşener’e zamanın komutanlarından bir tanesi  çok çirkin sözler sarf etti, daha sonraki süreçte, 28 Şubat post modern darbesini gerçekleştiren komutanlardan hesap soruldu, hesap sorulanlar içinde bulunan Komutanda mahkemede yargılandı ama sayın Akşener kendisine hakaret eden komutandan davacı olmadı, mahkemeye de gitmemiştir.

Şimdi kısa bir tur yaptıktan sonra, İP de son haftalarda yaşanan sıkıntılara bakınca, İYİ Partide işlerin çok karışık olduğu görülüyor.

İP in son kongresinde yaşananları her insan biliyor, parti içinde listeler savaşı yaşanmış listeler savaşından sonra İP de milletvekili olan pek çok insan sayın Akşener’e tepki vermişler, parti içindeki sıkıntılar büyüyünce bazı milletvekilleri partiden sert ifadeler kullanarak ayrılmış, İP deki en büyük bomba sayın Ümit Özdağ’ın açıklaması olmuştur.

İP genel başkan yardımcısı sayın Koray Aydın, kara liste için ise, “Liste çıkarmadım. İl başkanları hazırlamış, ama acemice” demiş. Yani ihale il başkanlarına kaldı. Peki sormazlar mı “İl başkanları Genel Başkanın listesini çizerken, siz ne yapıyordunuz?” demezlermi?.  Genel merkez seçimlerinde delegeye hakim olamayan bir genel başkan ve ekibi Türkiye Cumhuriyeti Devletini nasıl yönetecek?. Gülmek mi, üzülmek mi lazım, bilmiyorum.

Sonuç olarak bu ülkenin gerçekten ülke meselelerini bilen, araştıran, iktidardaki AK Partinin yanlışlarını gerçek anlamda ortaya çıkartan, yapılan hataların yerine gerçekçi halkın inandığı alternatif düşünceleri ortaya çıkartan ciddi bir muhalefet partisine bu ülkede ihtiyaç vardır.

Sakın ha; “Gelecek Partisi ve Deva Partisi” var demeyin. Dün AK parti içinde bakan ve başbakan olan insanlar bugün AK Partiden ayrılış nedenlerini halkımız biliyor; “AK Patiyi veya sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı yıkmak için kurulan partiler” olarak halkımız bu partileri veya liderleri ifade ediyor!.

Ülkemizde güçlü bir muhalefet partisi olmayınca, iktidarın hata yapası mümkündür!.

Bu ülkede güçlü muhalefet partileri olsa. Sayın Muharrem İnce’den işaret bekleyen. CHP ve İYİ Parti’den 10’a yakın milletvekili ”Memleket Hareketi”ne geçmek için işaret beklemez!.

Günün Sözü: “Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa onu kendisinden başka giderecek yoktur;  ve eğer sana bir hayır verirse bilesin ki O her şeye kādirdir.”