Yazımıza “GERİ ZEKALI RUMLAR” diye başladık, daha başka nasıl başlasa idik?, sanırım bu başlık konunun anlaşılması için gayet güzel oldu.

Kıbrıs Rum yönetimimi, Yunanistan’ın aptal yöneticilerimi, yoksa Rumların geri zekalılığımı bilmem ama, Kıbrıs’ta yaşanan sıkıntılar Rum yöneticilerinin geri zekalı oluşlarının en çarpıcı örneğidir.

Son günlerde Kıbrıs Rum yönetimi, Yunanistan yönetimi ülkemizi bir hayli meşgul etmeye başladı, ayrıca İstanbul seçimi de sanki bir Türk, Rum tartışmasına dönüşmeye başladı.

Sahi bu Rumlar kendilerini ne sanıyorlar?, ulan kardeşim oturun oturduğunuz yerde, Kıbrıs’ta iki millet var, iki devlet var, rahatlık mı batıyor size?, Kıbrıs adasında ve çevresinde bir zenginlik var ise bu zenginliği iki ülke eşit şartlarda paylaşmalı, Türk kesiminin sürekli uyarılarına rağmen, Kıbrıs Rum tarafı ve yetkilileri Kıbrıs’ta var olan yer altı zenginliklerini başka ülkelere peşkeş çekmek için mücadele yapıyor, neden?, niçin böyle bir geri zekalılığa baş vuruyor?

Yunanistan batmış bir ülke konumunda, beraberinde Kıbrıs Rum yönetimi de  ekonomik olarak sıkıntı yaşamış oluyor, Kıbrıs adasında ortaya çıkan yer altı zenginlikleri kime katkı sağlaması gerekir?, Kıbrıslı Türklere ve Rumlara, peki Rum kesimi neden başka ülkeleri Kıbrıs’a davet ederek yer altı zenginliklerine ortak yapmak istiyor?.

Kıbrıs Rum kesimi bölgesinde çok sayıda ülkenin yer altı zenginliklerine ortak olmak için geldiği haberleri yaygın şekilde ifade ediliyor, inşallah Rum kesimi yaptığı yanlıştan döner, Yunanistan ve Türkiye ortak bir karar alarak bölgenin yer altı ve yer üstü zenginliklerine birlikte sahip çıkarlar.

Türkiye olarak Rumların Kıbrıs’ta yapmak istediği yanlışlığa izin vermeyeceği defalarca açıklandı, Rumlar ise halen  yanlışta ısrar ederek bölgeye çok sayıda ülkeyi davet ettiğini görüyoruz.

Rumlarla bizler iç içe yaşayan milletiz, Kurtuluş savaşında Rumlar aynı Ermeniler gibi bizim ülkemizi içten yıkma gayretleri sarf etmişler, sonrası malum, dost geçinmesi gereken iki millet, düşman haline gelmiş ve her fırsatta Rumları ülkemiz ile kavgaya tutuşturarak iki ülkenin çıkarlarını baltalamaya çalışıyorlar.

Gerçekten de Rumlar geri zekalı, geri zekalı olmasalar, devletimizin yetkililerine; “Kıbrıs adası bölgesinde çok sayıda yer altı zenginlikleri var, bu zenginlikleri birlikte paylaşalım, ne yapacak isek birlikte yapalım, kavga ile bir şey elde edemeyiz, iki devlet, iki millet olarak huzurlu yaşayalım” deseler bizim devlet adamlarımız bu teklifi asla reddetmez, hep olumlu yaklaşır.

Peki şimdi ne oluyor?, ülkemiz yer altı zenginliklerini yeniden tespit etmek için denizlerdeki  yer altı zenginliklerini tespit etmek için ciddi çalışmalar yapıyor, denizlerde yer altı zenginlik tespit etmek için gemiler satın alındı, çalışmalar hızla devam ediyor.

Rumlar Kıbrıs adasına başka ülkeleri davet ederek güya ülkemize baskı kurmaya çalışıyorlar, bu düşünce aptalca düşüncedir, Rumların aptallığı sayesinde başta ABD olmak üzere, İsrail, Almanya, Fransa, İtalya ve başka ülkeler bölgeye gelerek arama bahanesi ile bölgeyi abluka altına almaya çalışıyorlar.

Rumlar eskiden beri aptalca hareket ettikleri için ekonomileri hem silah sanayisine aktarılıyor, dolayısı ile var olan zenginlikler sömürgeci devletlerin eline geçiyor, biraz yerli ve milli düşünseler, Türkiye Cumhuriyeti devleti ile dostça yaşamayı tercih etseler, her iki millet daha mutlu ve huzurlu olacaktır.

Rumları küçümsemiyoruz  ama çokta önemsemiyoruz, ada gibi yaşamak isterler ise iki millet, iki devlet hem Kıbrıs adasında, hem de bu coğrafyada yaşarız, yok illaki bizim ülkemiz ile başka ülkelere güvenerek ülkemize hırlamaya çalışırsa, ağzına konan kemiği alır, dişlerini ağzına bırakı veririz.

Kıbrıs adasında meydana gelen yer altı zenginlikler oyunu ve İstanbul da yapılacak olan belediye başkanlığı seçimleri nerede ise bir birine girdi, Rumlarla Kıbrıs meselesini çözmeye çalışırken, Rum gazeteleri İstanbul seçimlerine müdahale etmeye çalışıyorlar, Belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nu “Rum Pontus başkan İstanbul’u kazandı” haberleri yapmaya çalışıyorlar.

Gerçekten de Rumların aptal olduklarına kanaatim tam artık, dostça, mutlu ve huzurlu yaşamak varken, Türkiye karşısında it eniği gibi çenilemekten başka hiç bir şey yapması mümkün olmadığı halde halen Türkiye karşıtı çalışmalar yapıyorlar.

Yunanistanlı veya Kıbrıslı Rumlar bizim milletimiz ile sağlıklı bir yapı içinde yaşamayı düşünseler dünyanın en mutlu ve huzurlu ülkesi Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi olur, amma lakin bir türlü bunu düşünemeyen bir Rum toplumu var.

Bakınız İstanbul seçimlerine Yunanistan da Rum gazeteler  el atmaya çalışınca CHP adayı Ekrem İmamoğlu ülkemiz topraklarında yaşayan eski Rum ailelerinden kalan insanlar olarak halka duyurulmuş oldu, Ekrem beyin ailesinin Trabzon bölgesinde yaşamış olan eski Rum ailelerinden bir tanesi de olabilir, benim ülkemde yaşayan herkes bu ülkenin vatandaşıdır ama, Rum yöneticilerin onlarca yıldır Türkiye düşmanlığı, ülkemiz vatandaşları içinde olan Rum vatandaşların sıkıntıya düşmesini sağlıyor, bizlerde halk olarak Rumlarla barış içinde yaşamamız gerekirken, dostluk ne yazıkki düşmanlığa bürünüyor.

İstanbul Belediye Başkan adayı İmamoğlu hakkında Yunan medyasında haberler yapılmaya başlandı. Kimi Yunan internet siteleri İmamoğlu’nu “Pontus kökenli bir Rum” olarak tanıttı ve “İstanbul’u fetheden Yunan” başlığıyla manşetlerine taşıdı, böyle yapılınca Türk milleti olarak Ekrem İmamoğlu’na karşı bir tepki vermek zorunda kalıyoruz.

Yunan gazetelerinde yayınlanan haberlerden Ekrem bey rahatsızlık duymamış olmalı ki tepki veren veya reddeden bir açıklama gelmedi, yine başka sorulara verdiği cevaplar gibi; “ne yapayım böyle bir açıklama yaptılarsa” diyerek fulü ifadeler kullandı, bu ifadeler seçmeni tatmin etmedi.

Rumların akılsızlıkları devam ettiği sürece, ne onlara rahatlık var, nede bizler millet olarak Rumlara karşı sevgimiz olmayacak.

Son günlerde Kıbrıs’ta gereksiz oynanan oyunlar, Rumlara karşı tepki veren noktadayız, İstanbul seçimlerini bir beka seçimi haline getirenler, Rum gazetelerinde ve İnternet sitelerinde yapılan haberlerdir, Ekrem İmamoğlu’nun olumsuz haberler karşısında, hem terör örgütlerinden gelen “İmamoğlu’nun seçilmesine destek veriyoruz” mesajları, hem de Yunan basınında çıkan,  Yunan internet siteleri İmamoğlu’nu “Pontus kökenli bir Rum” olarak tanıttı ve “İstanbul’u fetheden Yunan” başlığıyla manşetlerine tepki vermediği için İstanbul seçmeni İmamoğlu’na Kırmızı kartı göstermiş oldu.

Yukarıda yazdıklarıma hiçbir vatansever, milliyetçi, ülkücü insan hayır diyemez, diyen olursa onun Türk kanı taşıdığından şüphe duyarız.

Günün Sözü: YA İNSANCA YAŞARSINIZ, YADA GAVUR GİBİ ÖLÜRSÜNÜZ.