Cumhurbaşkanımız dış dünyada destanlar yazarken, başta ana muhalefet partisi olmak üzere bazı siyasi partiler ülkemizin dış politikasını yerden yere vurmaya devam ediyor.

Ülkemizdeki siyasi muhalefet parti liderleri geliniz bir kez olsun ülkeniz ile gurur duyunuz.

Suriye meselesini ele aldılar; “Suriye de ne işiniz var?” dediler, Türk Silahlı Kuvvetleri Suriye sınırlarındaki terör örgütlerini saf dışı yapan operasyonlara girdi çok şükür artık hain terör örgütleri sınırlarımızda rahat hareket edemiyor eylem yapamıyor, her gün onlarca terör eylemleri ülkemizde olurken, çok şükür artık teröristler sınır dışına atıldı, sınır dışında da inşallah eylem yapamaz noktaya gelecekler.

Irak ve İran sınırlarından sürekli teröristler ülkemize sızarak eylem yapıyorlardı, çok şükür güvenlik kuvvetlerimizin almış olduğu tedbirler sayesinde Hava Kuvvetlerimiz sınır ötesi harekat yaparak sınırlar dışındaki terör yuvalarını imha ediyor.

Libya önemli bir dostumuz ve dünya ülkesi, dünyadaki bütün vampir ülkelerin göz diktiği Libya!.

Hükümetimizin Libya çıkartması ülkemiz içinde Orta Doğudaki bölünmek istenen ülkeler içinde çok önemlidir.

Libya’nın meşru hükümeti yetkilileri ülkemizi defalarca ziyaret ederek ülkemiz için çok hayati önem taşıyan anlaşmalara imza atıldı.

Ülkemizi Ak Denizde Balık tutamaz hale getirmek isteyen şer güçler, Libya hükümetinin ülkemize sunduğu muhteşem anlaşmalar sayesinde artık AK Denizde Ay Yıldızlı Türk Bayraklarının her tarafta dalgalandığını görüyoruz.

Libya ile yapılan anlaşmaları halen anlamamakta direnen muhalefet partileri ne yapmak istiyorlar?.

Ülkemiz Libya ile anlaşma imzalamamış olsa idi, bugün Libya’da olamazdık ve dünyadaki bütün emperyalist vampir ülkeler Libya’nın tepesine biniş olacaktı, yer altı ve yer üstü zenginliklere el koymuş olacaklardı.

Suriye de “ne işiniz var” diyenler bugün Suriye de var olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin varlığını kabul ederek susmuş oluyorlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye’deki terör yuvalarını yok ederek ülkemize yapılan terör saldırılarının önünün kesilmesi ülkemizin güvenliği bakından önemlidir.

Ülkemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünden yanadır, ancak kısa zamanda Suriye’deki kargaşanın bitmesi söz konusu değildir.

Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda ülkemiz Rusya ile aynı düşünceler içindedir ama, işin başında katil Esat olunca işler karışıyor.

Suriye’nin toprak bütünlüğü korunacaktır ama bundan sonra Suriye Federasyon ülke olarak yoluna devam edecektir, çünkü; Rusya katil Esat’ın işin başında kalasını istiyor, ülkemiz katil Esat’ın görevi bırakansını veya her şey normale dönünce serbest bir seçim olmasını istiyor, serbest seçimlerde katil Esat’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi mümkün olmayacağı için Rusya bunu kabul etmek istemeyecektir, her şeyden önce milyonlarca Suriye halkı katil Esat’ın başlarında olmasını istemeyecektir.

Şimdi bizim ülkemizdeki muhalefet partilerinden bir kısmı; “Türkiye Esat ile görüşmeli” diyor, bunu derken zulme uğramış çocukları ve aileleri katledilmiş milyonlarca Suriye halkını unutuyorlar!. Türkiye’nin katil Esat ile aynı masaya oturması asla mümkün değildir, şayet öyle bir hata yaparsa ülkemizde ve başka ülkelerde Türkiye Cumhuriyeti Devletine güvenmiş olan Suriye halkının güvenini sarsar, telafisi mümkün olmayan süreçlere gireriz.

Yüz binlerce insanın katili ve milyonlarca insanı ana yurtlarından eden bir katil ile Türkiye nasıl aynı masaya oturacak?, bir katilin koltukta oturması için milyonlarca masumun hakları ne olacak?.

Ülkemiz devlet adamlarının Esat ile aynı masaya oturması demek, ülkemize güvenen milyonlarca insanın güvenini sarsmak demektir.

Suriye de artık federasyon veya Konfederasyon kaçınılmaz sondur, şayet katil Esat koltuğu bırakırsa o zaman ülke normal seçimlere gider seçimler sonunda halkın iradesi ne ise o olur.

Evet; devlet yetkililerimiz Suriye’nin Toprak bütünlüğünden yanadır, ama asla kendi milletini katleden bir yönetici ile ülkemizin bir masaya oturup masum insanları satması söz konusu olamaz.

Suriye’yi işgal eden ABD, gelinen sonuçlardan memnun olduğunu görüyoruz, ellerindeki silahları teröristlere vererek ülkemizi sıkıntıya sokuyor, Suriye’de egemenliğine devam ediyor.

ABD Suriye’yi işgal ederken ülkemize sormadı ki!, Orta Doğudaki üstlerinde bulunan uçakları ile Suriye’yi bombaladı, İran’ın desteğini de alarak Suriye’yi işgal etti, ülkemiz daha fazla kan akmasın diyerek olayın içine girdi.

ABD tarafından Irak’ın işgali de yine İran’ın desteği ile oldu, İran şayet ABD ye destek vermemiş olsa idi, içerdeki Iraklı hainler Saddam Hüseyin’i satmamış olsa idi, bugün ırak’ta kan ve göz yaşı olmayacaktı, insanlar huzurlu bir şekilde yaşayacaklardı.

Orta Doğunun kan gölüne dönüşmesinde en önemli rol Mısır ve İran’dır.

Mısır bütün Orta Doğuya hakim olmak için yoğun gayret içinde olmuştur, İran yine Orta doğuda hakimiyet kurmak istemiştir.

Mavi Marmara olayını asla göz ardı etmemek gerekir, aslında Mavi Marmara olayı Orta Doğudaki bütün hainliklerin ortaya çıkması bakımından önemlidir ama var olan karmaşa mavi Marmara olayının unutulmasını sağlamıştır.

Irak’ın işgali, Suriye’nin işgali İran’ın desteği ile olmuştur, yani ABD ve İsrail’in en büyük destekçileri Mısır ve İran’dır.

Bugün İran’ın ABD ile İt Dalaşı yaptığını çok açık ve net görüyoruz, bu gerçekleri göremeyen ülkemizdeki muhalefet partileri yaptıkları açıklamalarla ülkemize zarar veriyor.

ABD İran devletinin önemli bir generalini öldürdü, İran devlet adamları ABD yi sürekli tehdit etti, “intikam intikam” diyerek caddeleri dolduran İran’lıların gazını almak için İran devleti ABD nin boşaltılmış askeri üstlerine füze gönderdi füzelerin düştüğü yerde bir ABD askeri ölmedi ama, İran kendi ülkesinden havalanan Ukranya Uçağına Füze atarak 170 insanın ölümüne neden oldu.

Siyasetin içinde olan yetkili insanlarımız, geliniz bu ülkenin sağlıklı, huzurlu olması için biraz destek veriniz, bu ülke hepimizin, ülkemiz her konuda başarılı olursa yine sizler kazanmış olacaksınız.

Günün Sözü:  Alimler fitneyi daha gelirken anlar, Cahiller ise ancak giderken fark eder…