Yaz günlerinin gelmesi ile birlikte, insanların hayatındaki en mutlu anlarının yaşanması başlamuş oluyor.

Evlilik çok kıymetli hayat kaynağıdır.

Yaz günlerinin gelmesi ile birlikte Evlilikler yogunlaşmaya başladı, evlenen çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz, bekarlarada en kısa zamanda evlilik mutluluğunu yaşamalarını isteriz.

Yaz aylarının düğün törenleri hızla devam ediyor, Cumartesi günü Ankara da bir düğün törenine iştirak ettik, Yargıtayn 13. Ceza Dairesi Başkanı Vutlat Dirim kardeşimizin  oğlu Burak Dirim’in düğün töreninde Ankara bürokratları ve Dirim ailesinin akraba ve dostları buluştu, her düğün gibi Dirim Ailesininde düğünü mutlulukla başlayığ mutlulukla son buldu.

Düğünlerde bazen mikrofndan güzel sözler ifade edilir, Burak kardeşimizin düğününde babanın öğütleri bir kez daha yankı buldu, daha sonra Vuslat kardeşimiz gençlerin Evlilik Cüzdanlarını vermek üzere Yargıtay Başkanı sayın İsmail Rüştü Cirit beyi davet etti, davet şeklide çok anlamlı idi; “sayın Yargıtay başkanımı gençlerin evlilik cüzdanlarını  hakkaniyet ölçüsünde kime verileceğine karar vermesini talep ediyoruz” şeklindeki anlamlı açıklaması, devamında Yargıtay Başkanı sayın İsmail Rüştü Cirit beyin gençlere evlilikte 3 önemli formülü ifade etti; “sevgili gençler ömür boyu mutluluklar dilerim, evlilikte 3 önemli S vardır, bu 3 S formülünü uygulayan her çift ömür boyu huzurlu ve mutlu bir evlilik yaşarlar, 1. si Sevgi, 2. si Saygı, 3. Sü Sadakattir. Sevginin olduğu yerde Saygı vardır, Saygının olduğu yerde Sadakat vardır, Sadakatın olduğu yerde mutluuluk ve huzur vardır, bunlar birleştiği zaman mutlu bir evlilik ömür boyu sürer, bu 3 S formülünü ömür boyu uygulamanızı isterim, bu evlilik kararının daim olması, huzur ve mutluluğun  olması şartı birlikte karar vermektir, bu kararın kesinleşmesi  iki evladımızın  ellerinin birleştirmesi ve evlilik akttinin belgesini ikinizin elleri arasına bırakıyoruz, ömür boyu mutluluklar dilerim” diyerek, evliliklerin nasıl olması gerektiğinin kısa formülünü ifade etmiş oldu.

Gerçektende evliliklerin sürekli olması için pek çok söylenebilir, 3 S formülü sanırım evlilik müessesinin ana temllerini oluşturan bir formüldür, Yargıtay başkanımızın bu anlamlı 3 S formülünü kısa olarakta izah etti, hoş ve anlamlı zamandı, insanarın hayatlaırnda karşılaşacagı, güzel anlardan bir tanesi idi, hukukçu aile olunca, hukukubn güzellikleri arasında evlilik cüzdanı yeni çiftlere teslim edilmiş oldu, Evlilik Cüzdanlarının çiftlere verilişi bile örnek alınacak davranıştı,  sanki Yargının en saygın ve en üst seviyesindeki insanların oluştrduğu ve en üst makam sahibi bir insana yakışır şık bir tören oldu, genç çiftlerin iki eli üst üste kondu, sonra Evlilik Cüzdanları ellerinin arasına bırakıldı, bu güzel tablo hukukun en tepesindeki insana yakışır şekilde idi, tabiki bir hukuk kararı değildi ama, hukuki kararların adil verilmesi kadar anlamlı davranış idi.

Evlilikleri resmileştiren beleidye başkanlarına, yetkililerine, Müftülüklere örenek bir davranış olan Evlilik Cüzdanı teslimi örnek olmasını isteriz.

Yeni evlenen çiftlere daha önce daha farklı mesajlar verilirdi, her çiftte “mutluluklar” dilenir, Cüzdan genelse bayanlara verilirdi, sizce ilginçmidir bilmem ama, daha evlilikler başlarken, ayrışma başlardı!, ama bu güzel törende hukukun güzel dili ile güzel bir sonuç alındı, iki gencin birer eli birleşti, sonra Evlilik Cüzdanları ellerinin üzerine kondu, sonra ikinci eller yine birleşti ve evliliğin ortak karar olduğu kararı verilmiş oldu.

Evlilikte “3 S” formülünü sıkça yazmaya çalışacağız, gazetemizin yanında Matbaa hizmetide yaptığımız için, davetiye yaptığımız gençlere bu konuda ögütler verici küçük hatırlatma yapan notlar vermeyi planladık.

Evlilik müessesinin ddaim olması için aileler, toplum, çevre özel garet sarf etmelidir, toplumun her geçen gün dejenere oluşu, evlilik müassesinin yıkılasınada neden olmaktadır.

Evlilik öncesinde, gençlerimizin evliliğin kutsallığı, güzelliği mutlaka anlatılmalıdır, evlilik iki kişinin elişkisi olmadığı, iki kişinin birleşmes sonucu milletlerin oluştuğu  sağlıklı milletler, sağlıklı devletleri kurduğu, sağlıklı devletler mutlu ve huzurlu milletlerin oluşmasına, sağlıklı hayat yaşamasına vesile olduğu anlatılmalıdır.

Açıkça ifade etmek gerekirse yüzlerce veya binlerce düğüne katıldık, ama en mutlu olduğum düğün törenlerinden birisine şahit oldum, düğünde nelerin olduğu değil, evliliğin kutsallığı ve evliliğin nasıl ömür boyu süreceğinin ana temellerinin ifade edilmesidir.

Her düğün kendi içinde değerlidir. Bizler; düğün hizmetleri konusunda hizmet alan genç çiftlere Peygamber efendimiz (sav) in damatı Hz. Ali efendimize olan öğütlerinden küçük alıntılar yaparak kendilerine mutlu evlilik ve mutlu yuva nasıl olur?, konusunda katkı sağlamaya çalışıyorduk, artık  mutlu evliliğin bir ömür boyu sürmesi için, devamında sağlıklı çocuklarn doğması için, Peygamber efendimizin damadına olan evlilik konularındaki tavsiyeleri çok kıymetli ve degerlidir.

Tarihe not düşmek bakımından önemli gördüğüm bir hususu daha nıt düşmek isterim. Yargıtay Başkanı sayın İsmail Rüştü Cirit bey düğün töreninden sonra salondan ayrılırken çevresindeki her insanla selamlaşması ve yine salon dışında çevresinde gördüğü  her insanla çok mütevazi bir şekilde tokalaşması, selamlaşması taktire şayandır.

Hani derlerya; “büyüdükçeküçülen insan” yani mütevazi olan insan. NE İDİM?, NE OLDUM? Diyerek geldiğin günü unutmadan, kişi ayırımı yapmadan, kimlikleri gözetmeden, çevresinde koruma kalkanı olmadan tek tek selaşmalaşan, tokalaşan tepedeki  bir hukuk insanını görmekten mutlu olduk.

Ankara ziyaretimizde çok degerli bir hukuk insanını, bürokratımızı, eski Tokat Valimiz di, sonra Sayıştay başkanımız oldu, halen Anayasa mahkemesi üyesi sayın Recai Akyel ile karşılaştık, sayın başkanımız 2007-2009 yıllarında Tokat Valisi iken olan samimi duruşu, Sayıştay Başkanı olduğundada değişmedi, mütevazi kişiliği, samimiyeti hiç değişmeyen ender insanlardan birisi olarak gördük, sayın Başkanla Cumartesi günü Anayasa Mahkemesi üyesi olarakta karşılaştık, yine aynı samimiyet ve mütevazi kiliğinden hiç geri adım yoktu; “Cemalettin gazeteniz geliyor okuyorum, her zamanki gibi yine uzun uzun yazıyorsun, bu kadar konuyu nereden buluyorsun” sözleri bizler için en utlu anlardan birisidir.

Ankarayı seviyoruz, zaman buldukça gitmek, Ankaranın havasını teneffüs etmek gerekiyor, bu güzel anlar dışında kısa Ankara turu yaptık, güzel ve samimi şekilde dost ve arkadaşlarımızla karşılaştık, her anı resimlerle anılaştıramadık şartlar gereği ama, Ankara’da esen rüzgarlardan notlar yazacağız.

Günün Sözü: DOSTLUK PAZARA KADAR DEĞİL, MEZARA KADARDIR.