Tokat Milletvekili Durmaz 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamasında gazetecilerin işsizlik oranın en yüksek olduğu sektör olarak artık çalışamadığını, baskı ve sansürle mücadele ettiğini vurgulayan Durmaz,

“ 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ne yazık ki artık çalışamayan gazetecilerin günü olmuştur.

Demokratik ve çağdaş ülke olmanın ilk koşulu basın özgürlüğüdür, basını özgür olmayan ülkelerde toplumun her kesiminde eşitsizlik, hukuksuzluk ve hak ihlalleri görülür.

1961 yılında gazetecilerin mücadelesi sonucu bayram olarak kutlanmaya başlanan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, bugün çalışamayan, yargılanan, sansür ve baskılara karşı gazetecilik yapmaya çabalayan gazetecilerin günü olarak anılıyor.  “ dedi.

Durmaz açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;

Ekonomik ve siyasal baskılara dayanamayıp kapanan gazeteler, televizyonlar, İşsiz kalan binlerce gazeteci…

Gazeteciliğin suç sayıldığı, habere ‘terör’ cezası verildiği, gazetecilerin gözaltına alındığı, tutuklanıp cezaevine konulduğu bir dönemi yaşıyoruz.

Bugün;

“172 gazeteci yargı karşısında”

2019 yılında Türkiye’de en az 172 gazeteci mahkemelerde haberlerini, yazılarını, yorumlarını çok çeşitli suçlamalar karşısında savunmak zorunda kaldı.

En az 60 gazeteci haberleri, yazıları, eleştirileri gerekçe gösterilerek sokak ortasında ya da gece yarısı ev baskınları ile gözaltına alındı.

En az 66 gazeteciye 225 yıldan fazla hapis cezası verildi.

İnternet portaları kapatıldı, sansürlendi.

2019 yılında 36 bin 216 internet sitesine erişim engellendi!

Tüm sektörler içinde işsizlik oranının en yüksek olduğu medya sektöründe her dört gazeteciden biri işsiz;

700 gazetecinin basın kartı iptal edildi.

2019 yılında en az 250 gazeteci işten çıkarıldı veya istifaya zorlandı!

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ne yazık ki bayram olmaktan çıkmıştır, bugün ancak gazetecilerin baskı ve sansüre karşı direnme günü olabilir.

Eğer gazeteler talimatla manşet atıyorsa, köşe yazarları baskıyla yazı çıkartıyorsa, o ülkede özgürlükler tehdit altında demektir.

Türkiye Basın Özgürlüğünde 180 ülke arasında 157’nci; Demokraside 167 ülke arasında 110’uncu sırada, bu tablo ne yazık ki demokrasi ve özgürlükler için büyük bedeller ödemiş bir ülkede utanç tablosudur!

Bu tablodan kurtulup, demokrasi ve ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün evrensel standartlara ulaştığı bir Türkiye’yi kurmak ve Çalışan Gazeteciler Gününü gerçekten bayram gibi kutlamak dileğiyle…

Bugünün karanlığını yaratanlara inat, doğruyu yazmaktan kaçınmayan, bedel ödemeyi göze alan; güvencesiz koşullarına rağmen mesleğinden hiç vazgeçmeyen tüm gazetecilerin gazeteciler günü kutlu olsun!