CHP genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Çubuk ilçesinde katıldığı şehit cenazesinde saldırıya uğradı, sayın Kılıçdaroğluna yapılan saldırıyı asla kabul etmiyoruz.

19 Nisan 2019 tarihinde sınır ötesinde bu topraklar için yani bu vatanda rahat yaşamamız için genç yaşta toprağa düştüler.

Henüz daha hayatının en güzel yaşlarında idiler, her birisi birkaç sene önce vatan ve millet aşkı için devletin önemli kurumunda çalışmaya başladılar, hem vatana olan sevdalarını ortaya koydular hem de ailelerini geçindirmek için 24 saat gece gündüz demeden alın teri döktüler, 19 Nisan tarihinde ise bu vatan ve millet için Kanlarını toprağa akmasına  izin verdiler.

19 Nisan tarihinde vatan ve millet için kara toprağa düşen Askerlerimiz kimler idi?, bu yazıyı okumadan şehitlerimizin ismini bilen, hatırlayan varmı?, sanmıyoruz!.

Ne garip değil mi?, bizlerin bu topraklarda rahat ve huzurlu yaşaması için canlarını feda eden  şehidimiz; Erhan Çiyapul  P. Sözleşmeli Er, Murat Şahin  P. Sözleşmeli Er, Şevket Çetin P. Sözleşmeli Er, Yener Kırıkçı P. Sözleşmeli Er’in ismini dahi bilmeyenler onların isimlerini yazamadan, Allah rahmet eylesin demeden, şehit cenazesinde yaşanan karmaşa hakkında çok kırıcı ve üzücü yorumlar yazdılar, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, kederli ailelerine başsağlığı niyaz ediyoruz.

Hakkari’de, sınırın sıfır noktasında, Kuzey Irak’tan yapılan terörist saldırı sonucu şehit olan 4 kahraman askerimizle birlikte yaralı askerlerimizde var, Cenabı Allah’tan onlara acil şifalar dileriz.

Bir önceki yazımda Algı Operasyonuna dikkat çekmiştim, bugünde aynı tezgahları görüyoruz.

Hakkari’de sınır ötesinde terör örgütü hainlerinin yaptığı kalleşlik değil, sayın Kemal Kılıçdaroğu’na yapılan saldırı konuşuluyor.

CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ya yapılan protestoyu  asla tasvip etmiyoruz, yapılmaması gerekir  idi , ama bunun nedenlerini ve niçinlerinede bakmak gerekir.

16 Nisan’da partisinin Diyarbakır’daki il binasında konuşan HDP eş genel başkanı Pervin Buldan, CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun başarısı için ”İstanbul’daki başarımız” ifadelerini kullandı. Buldan, “İmamoğlu’nun başkanlığında ‘Kürdistani partiler’in payı var” diyerek skandal itirafta bulundu. “Kürdistani partilerle  yapılan ittifak ittifak ülke genelinde seçim başarısı sağlamıştır” demesi halkın tepkisine neden oldu.

Kürdistani partiler ne demek?; HDP, 31 Mart yerel seçimlerinde Batı’da Millet İttifakı adaylarını destekledi. Önceleri gizlenen birliktelik HDP Eş Genel Başkanları’nın çeşitli konuşmalarındaki itirafları ile dile getirildi. Son konuşma HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan tarafından yapıldı. 31 Mart sonrası yapılan konuşmada Pervin Buldan’ın ittifak için kullandığı “İstanbul, Kürdistan’i partilerle yapmış olduğumuz ittifak sayesinde kazanıldı.” demesi dikkat çekti. Peki, Pervin Buldan’ın bu açık itirafı ne anlama geliyor?, bun cevaplarını siyasetçiler verecektir sanırım.

Şehit Yener Kırıkçı’nın cenazesi esnasında Kılıçdaroğuna yapılan protestoyu kabul etmiyoruz ama, şehit ailesine yapılan saldırıyı asla kabul etmiyoruz, şehit ailesine söylenen sözleri muhataplarına fazlası ile iade ediyoruz.

17 yıl önce Çukurca da kardeşini şehit veren, iki gün önce Berat gecesi yiğenini şehit eden veren bir ailenin acısını anlamak gerekir.

Dedikya sayın Kılıçdaroğlunun cenazede protesto edilmesi doğru değil ama, sayın Kılıçdaroğlu bu cenaze merasimine katılmaması gerekirdi, NEDENMİ?.

Niksar’da bir trafik kazası yaşansa, trafik kazası ölümle sonuçlansa, kazayı yapan sürücü suçsuz olsa ve vefat eden kişinin ailesine kazayı yapan kişi veya yakınları cenazeye katılmak için müsaade isteseler, cenaze sahipleri kazayı yapan kişi veya yakınlarını kabul etmezler, cenaze yakınları şunu söylerler; “olay çok sıcak acımız büyük şimdi kimse gelmesin biraz zaman geçsin öyle gelirsiniz” derler, bunlar her zaman yaşanmış hayatın gerçekleridir.

Bir trafik kazası  sonrasında bile kazaya muhatap olan kişiler mağdur olan aileden izin alarak cenazeye katılmak isterken, bu ülkeyi bölüp parçalamak isteyen kan emici terör örgütü tarafından kara toprağa düşürülen bir ailenin fertleri, sayın Kılıçdaroğlu’nun cenazeye katılmasını kabul etmemelerini anlayışla karşılamak gerekir, 17 yıl önce terör belasında kardeşini kara toprağa veren, Berat gecesi yiğenlerini kara toprağa veren insanların acılarını anlamak gerekir.

CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu, cenazeye katılmak istiyorum” dese dahi yanında bulunan kurmayları, “sayın genel başkan cenazeye katılmak doğru olmaz” diyerek geçmişte yaşanan protestoları ve özellikle HDP eş başkanı Pervin Buldan’ın 31 mart seçimlerinden sonra 16 Nisan’da Diyarbakır da partisinde yaptığı açıklamayı  duyunca yaşanacak sıkıntıyı görmek gerekirdi.

Seçimler yapıldı, sonucuna herkes razı olacaktır ama insanların duygusal anları vardır, o anlarda ölüme koşa koşa giderler.

Bu konuya fazla girmek istemedim ama, koca koca insanlar yaşanan sıkıntı sonrasında şehit ailesine öyle hakaretlerde bulunuyorlar ki suskun kalmak vicdansızlık olurdu.

Bakınız şu sözlere; “Kılıçdaroğlu’na saldıran kuduz köpekle, Akar aynı masada neyin planını tezgahlıyorlar acaba. İkinci Madımak olayı planını mı?” bunu yazan insanlar okumuş mürekkep yalamış insanlar, yukarıdaki not sosyal medyaya yansıyan yüzlerce hakaretten bir tanesi.

Bu vatan için kara toprağa şehit veren insanı babasına ve bakanlarına böyle ağır ifadeler kullanılmamalıdır, yazıktır.

Bir defa değil bin defa söyleriz, sayın Kılıçdaroğlu’na karşı yapılan protestoyu tasvip etmiyoruz, ama sayın Kılıçdaroğlu’na yapılan yanlışı savunurken, şehit ailesinin incinmemesine dikkat edilmesi gerekir.

Ayrıca sayın Kılıçdaroğlu HDP eş başkanı Pervin Buldan’la görüşmeli ve yapacağı açıklamaların CHP ye zarar verdiğini ifade etmelidir, bunu yapar mı? sanmam, yapmasında fayda olacağını düşünüyorum.

Ankara Çubukta yaşanan protesto her şehirde yaşanabilecek olay olarak görmek gerekir, olayın tetiklenmesinde HDP nin son aylardaki açıklamaları CHP genel başkanını ve yetkilileri sıkıntıya sokmuştur.

Bizler insanların konuşarak anlaşmasından yanayız, hiçbir olumsuz olayı tasvip etmeyiz, yerel seçimler öncesinde İyi parti genel başkanı sayın Meral Akşener’in konvoyuna yönelik yapılan olumsuz tezahüratı bile tasvip etmedik, yanlış olduğunu içeren yazı yazdık, yine aynı düşünceleri her zaman paylaşırız.

Günün Sözü: BİR MUSİBET BİN NASİHATTEN ÖNEMLİDİR.