Korona 19 hastalığı milletimizin başına bela oldu, Allah korusun bu bela nerede son bulacak?

Yazmak, uyarmak gerçekleri ortaya koymak görevimiz.

Son 1 ayda şehrimizde çok ciddi hastalıklar ve sonrasında ölümler başladı.

Ölüm olaylarını mümkün olduğu kadarı ile yayınlıyoruz, inanın ölüm haberin yazarken üzülüyoruz.

www.yesilniksar.com internet sitemize ölüm haberlerini yazarken bazen yoruluyoruz, bir de üzüntü eklenince elimiz kolumuz kalkmaz oluyor.

Haberleri siteye atarken veya haberleri yapınca çalışan arkadaşlarız; “abi yeter artık gazete ve sitemiz ÖLÜM İLANI veren noktaya geldi” diyorlar, kendilerince haklı olabilirler ama, onların ÖLÜM haberlerinin yazılmama istekleri gerçeklerin üstünü kapatmıyor.

Çoğu zaman haber alamadığımız ölümler oluyor veya doğru bilgileri alamadığımız için haber yapamıyoruz, lakin haber yapmamakta ölümleri azaltmıyor.

Niksar’da son 1 aydır ciddi ölümler olmaya başladı.

KORONA19 hastalığı artık yaş sınırı tanımıyor, genç yaşlı, çocuk hiç fark etmiyor Allah korusun adeta salgın haline gelmeye başladı.

İpin ucu kaçınca toplamak çok zor oluyor, bu sözümüze inanmayanlar isterler ise bir yumak ipi ellerine alsınlar, ipin ucunu ellerinden bıraksınlar bakalım hemen tutabilecekler mi?.

Niksar’da gerçekten ipin ucu kaçar gibi hastalığın seyri de değişmeye başladı, bu hastalık ne zaman DUR! dendiğinde duracak?

Yetkililerimiz; “Maske+Mesafe ve Temizlik kurallarına uygun hareket ediniz” dediklerinde sözlerle, uyarılarla dalga geçenler, bugün hastalığın önü alınamaz hale geldi.

Bu saatten sonra kimse kimseyi suçlayacak hali yok ama, hiç değilse bu yasaklar ve kurallara bundan sonra uymak zorunda olduğumuzu bilelim.

Korona 19 hastalığı GENÇ veya ÇOCUK dinlemiyor, yakaya yapışınca gitmekte bilmiyor.

Allah korusun bu hastalık öyle sırnaşık, öyle yüzsüz ki, kapıdan kovsan bacadan girmeye çalışıyor!.

Bela geldi çattı, artık Gemisini Kurtaran Kaptan olacak.

Şu saatten sonra bu hastalığın nereden nasıl bulaştığına değil, bu beladan nasıl olurda bulaştırmayız, nasıl yapalım da bu lanet hastalık bize gelmesin! Demekten başka çaremiz yok.

Çok senaryolar yazıldı yazılmaya da devam ediyor.

Senaryolar bizi ilgilendirmiyor, bizi ilgilendiren tek şey, MASKE+MESAFE+TEMİZLİK  kurallarına uymaktır, senaryoların muhatapları devlet yetkilileridir.

Bu 3 kurala uygun hareket ettiğimizde kesinlikle bu virüs savaşını kazanacağız.

İnsanlar savaşları kazanmak için vardır.

Virüs her ne kadar gözükmüyorsa da yaptığı tahrip ortada, yaptığı tahribatı göre göre bu savaşı kaybetmemeliyiz.

Aslında bu savaşı çok önceden kazanabilirdik, siyasilerin kısır çekişmeleri, halkın konuya dikkat etmemesini sağladı.

Bu savaş silahlı bir savaş değil ama, sağlık açısından çok hayati önem taşıyan bir savaştır.

Bugün siyasilerde yaşanan süreçlerden ciddi rahatsızlık duymaya başladılar amma, iş işten geçtikten sonra işin ciddiyeti anlaşılsa ne olur ki!

TEDBİR KULDAN, TAKTİR ALLAH’TANDIR, buna rağmen biz insanlar tedbirsizlik konusunda ciddi direnç gösteriyoruz.

Kendimize acımıyorsak, hiç değilse sevdiklerimize acıyalı, Sağlık çalışanlarına saygı duyalım.

Sağlık çalışanları gerçekten hastalık cephesinde tam bir savaşçı olarak çarpışıyorlar, kendi canlarını riske atarak biz insanların canını kurtarmak için savaşırken, bizler halen onların ne kadar zor şartlarda savaştıklarının farkında değiliz!.

Cenabı Allah sağlık çalışanlarına yardım etsin, onlar bu savaşı kazanmaları halinde bizde kenarda bekleyenler olarak savaşın nimetlerinden faydalanacağız, daha sağlıklı günleri yaşayacağız.

Allah korusun sağlık çalışanları bu savaşı kaybederse, bırakın Niksar’ı, dünya ateş çemberinin içinde cayır cayır yanar, bu nedenle DİKKAT!, diyoruz.

Vallahide Billahide bizim yapacağımız en kolay mücadele, oturduğumuz yerde, yolda giderken, insanlarla konuşurken MASKE VE MESAFEYE dikkat edeceğiz.

Sağlık çalışanları hem hastaların ölmemesi için savaşıyorlar,  hem de savaşırken kendileri darbe almamak için savaşıyor.

Bu savaş devam ederken ve mutlaka Türk milleti olarak savaşı kazanmamız gerekirken, Hükümetimize gereksiz sözlü saldırılar yapılarak yetkililerin direncini kaybettirmemek gerekir.

TV lerin hepsi bütün programlarını KORONA VİRÜS savaşı için ayırmaları gerekir, yapılan her programda bir şekilde insanların uyması gereken kurallar hatırlatılmalı ve bu savaşı mutlaka kazanmalıyız.

Devletimiz daha ne yapsın aşının ilk uygulaması önümüzdeki günlerde uygulanacaktır ve ücretsiz bir aşı uygulaması olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük devlet, bugün hükümetimizi gereksiz şekilde eleştirenler yarın yaptıklarından utanacaklardır.

Geçmişte ŞEHİR HASTANELERİNİ eleştirenler bugün o yapılan Şehir Hastanelerde on binlerce insan tedavi oluyor sağlığına kavuşuyor.

Allah Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun, güçlü iradesini kullanmasa idi, bu Şehir Hastaneleri yapılmamış olsa idi, insanlarımızın hali ne olurdu?.

İnsanlarımız sağlık  savaşı verirken, bazı siyasetçiler halen “erken seçim” sözlerini sarf etmeleri bu ülke insanına yapılan en büyük kötülüktür.

Bugün iktidar erken seçim için “hodri meydan” dese, vallahide Billahide Cumhur İttifakı dışında hiçbir parti böyle sıkıntılı süreçte iktidara gelmek istemez.

Bugün erken seçim isteyenler, bu ülkenin ve milletin selameti için değil, Türk Devletinin yıkılması için erken seçim ister, seçimi güya iktidar kaybederse, ülke yıkılırsa yıkılsın onların umurunda değildir, amaçları zaten milleti bölmek ve parçalamaktır.

Bugün seçim zamanı değil, bugün hastalıkla savaş ve savaşı kazanma zamanıdır.

Günün Sözü: ALLAH SABREDENLERİN MURADINI ERDİRECEKTİR.