Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz terörle mücadele derken siyasetçilerin bir kısmı devletin yaptığı mücadeleyi engellerse ne olur?.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 40 yılı geçen zaman içinde terörle yeterli mücadeleden neden başarılı olamadı?. Bu sorunun cevabını son yapılan  terörle mücadele operasyonunda görme şansımız yeniden oldu!.

Daha öncede defalarca bu satırlardan ifade etmeye çalıştık, “Yılanla yatan, ölü olarak yatakta kalır”. Terör örgütleri ile birlikte hareket edenler, asla ülke yönetemezler, terör hareketleri ülke yönetmeye değil, insanları yok etmeye taliptir.

Devletimiz Perşembe akşamı başlatıp Cuma günü devam ettirdiği terörle mücadelesine devam ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ülkemizi yakıp yıkan, masum insanları katleden terör örgütleri ile mücadele yaparken, ülkemizi kan gölüne çeviren teröristlere sessiz mi kalması gerekirdi?.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucu Devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu Cumhuriyeti kurduktan sonra ne Demişti?; YURTTA SULH, CİHANDA SULH”.

Peki Cumhuriyetin kurucu partisi kim?. HALK FIRKASI yani bugün ki ismi ile CHP.

Peki Cumhuriyeti kuran Devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkeyi bizlere emanet ederken söylediği sözler iş olsun diye mi söylenmiştir?, yoksa bizlere emanet edilen Devlete sahip çıkmak ve Atatürk’ün ilkeleri doğrultusunda bu ülkeyi en üst seviyede yaşayan millet olarak mı devam etmesi istenmiştir?.

Bu ülkede siyaset yapanları iyi izlemek, onları iyi anlamak ve onların gerçek amaçlarını iyi görmek zorundayız.

Bizler; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü gerçek anlamda anlayan, onun düşünceleri doğrultusunda ülkemizi en üst seviyede yöneten, yönetilmesini sağlayan siyasi yönetimler ve yöneticilerin olmasını istiyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Devletini, yani Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti yıkmak için, 40 yıldır ülkemizde terör estiren, terörle binlerce insanımızı katleden bir terör örgütüne sahip çıkmak ülkeye ve millete ihanet iken, ülkemizi kan gölüne çeviren terör örgütü ve örgütü destekleyen, içinde faaliyet yapanlarla devletimiz operasyon yapıp, onlarca, yüzlerce insanın katledilmesini sağlayan terör örgütü ve yandaşlarına devlet yetkilileri, adalet, hukuk hesap sorduğunda neden terör örgütü ve yandaşlarına sahip çıkılıyor?.

Bu ülkenin tek derdi vardır, oda TERÖRDÜR.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tek derdi TERÖRKEN, ülkemizde terörün bitmesi için devletimiz Hukuk çerçevesi içinde mücadele yaparken, Devletin Güvenlik Kuvvetlerinin ve Cumhuriyet Savcılarının yapmış olduğu terör operasyonlarına bazı siyasetçiler neden engel olmaya çalışıyor?.

YASİN BÖRÜ’ye sahip çıkmayanlar, onun anısına hayır duası okumayanlar, onu rahmetle anmayanlar, terör örgütlerine ve teröristlere sahip çıkıyor!, bu Türk Milletine ihanet değimli?.

Ey siyasetçiler;  Teröristlere ve terör örgütüne sahip çıkarak Halktan oy alınmaz, Halkın sözlerine Kulak veren siyasetçiler Halktan oy alırlar.

Türk Devleti 6-8 EKİM BÖLÜCÜ TERÖRÜNDEN HESAP SORULUYOR.

Suriye’nin Ayn el-Arap (Kobani) kentindeki olaylar bahane edilerek 6-8 Ekim 2014’te Türkiye’de sahnelenen bölücü ve kanlı kalkışmanın failleri, adalet önünde hesap veriyor.

Terör örgütleri pkk ve daeş’in Kobani’yi ele geçirme mücadelesinin sonunda 6 Ekim’de HDP  Merkez Yönetim Kurulu toplantı yapmış ve “Halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz, bundan böyle her yer Kobani’dir” açıklaması yaparak halkı provoke etmişti. HDP  eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutuklanmasıyla sonuçlanan soruşturmada dün yeni bir gözaltı dalgası yaşandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında HDP  eski milletvekilleri ve belediye başkanlarının da bulunduğu 82 kişi hakkında gözaltı kararı verdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki iller başta olmak üzere 35 il, 96 ilçe ve 131 yerleşim yerinde 6 Ekim 2014’te başlayarak 7, 8, 9 Ekim 2014 tarihlerinde barikatlar kurmak sureti ile yolların kesildiği, uzun namlulu silah, molotof kokteyli, havai fişek, taş ve sopalarla kamu binalarına ve araçlarına, vatandaşların ikametlerine, iş yerlerine ve araçlarına zarar verildiği, çok sayıda vatandaşın ve kolluk kuvveti mensubunun yaralandığı terör olayları sonucu 37 vatandaşın hayatını kaybettiğine” dikkat çekilerek 7 ilde, 82 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındığı ifade edildi.

Bazı siyasilerin koruyup kollamaya çalıştığı HDP asla, masum falan değil.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında başlatılan operasyon sonunda bazı HDP siyasetçileri göz altına alınıp sorguları başlatılınca  üzülerek görüyoruz ki CHP genel başkanı ve bazı parti yöneticileri yapılan terörle mücadele çalışmasına tepki vererek devletin kurumlarını suçlamaları çok  düşündürücü ve üzücüdür.

Gazeteci Emin Pazarcı soruyor;  “Kılıçdaroğlu, HDP’li Sancar’ı arayarak Kobani operasyonu için “dayanışma mesajını” iletmiş. Neyin dayanışması bu?,  İnsanları sokağa çağırıp 7-8 Ekim olaylarında 37 kişinin öldürülmesine yol açan HDP’ye “Yaptığını destekliyorum” mu diyor? Yasin Börü’nün katledilmesini mi onaylıyor?” diyerek sorduğu sorunun cevabını CHP genel başkanı sayın kemal Kılıçdaroğlu vermelidir.

Ülkemizde siyaset kirletilmemelidir.

CHP genel başkanı sayın Kılıdaroğlu ve ekibi terör örgütü mensuplarına, terör hareketleri içinde olan kişilere destek verme yerine, Türk milletinin sesine kulak verse, halkın ne istediğine baksa vallahi üç-beş siyasetçiye verdiği destekten dolayı hem yıpranmaz, hem de halkın gönlünü kazanarak ciddi oy alır!.

40 yıldır ülkemizi kan gölüne çeviren terör örgüte yardım ve yataklık eden kişilere devletimiz hukuk sistemi içinde hesap sormaya kalkınca CHP kendi siyasi gücünü kullanarak 3-5 terör örgütü yandaşı  siyasetçiye destek çıkması CHP yi asla büyütmez, halkın gözünde küçültür!.

CHP bu yaşananları asla hak etmiyor.

CHP seçmeni, Atatürk’ün kurduğu  partisine oy verirken, Yasin Börü ve binlerce Yasin’i katleden terör örgütleri ve yandaşlarına sahip çıkan bir parti yönetimini asla kabul etmez.

Gelecek seçimde CHP seçmeni mutlaka bu yanlışların hesabını soracaktır.

CHP genel başkanı kirli siyaset yapan siyasetçilere destek vereceğine onların yanlışlarını söyleyip; “ülkemizdeki siyasetçiler hiçbir terör örgütü ile bağlantı kuramaz, kurmamalıdır, bizler Hukuka güveniyoruz, hata yapan bedel öder, HDP ye oy veren insanlarda oy verdikleri partinin devletimizi bölmek isteyen siyasetçileri kabul etmez, bizler HDP seçmeninin duygu ve düşüncelerine katılıyor onlara her zaman sahip çıkacağımızı ifade ediyoruz” şeklinde açıklama yapmış olsa idi, hem HDP seçmeni CHP ye sempati duyacaktır, hem de CHP ye bugüne kadar oy vermemiş insanlar, yaşanan süreçlerden dolayı CHP nin doğru siyaset yaptığı için onlara oy verecekti.

Bakınız bizleri HDP ilgilendirmiyor, bizleri üzen Cumhuriyetin kurucu partisi CHP li yöneticilerin Türkiye Cumhuriyetini yıkmak isteyen bir terör örgütü ve uzantısı siyasi parti mensuplarına destek veren CHP yöneticileridir.

Günün Sözü: Tek Devlet, Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan.