Her gün yazıyorum da, FETÖ ihaneti ile ilgili uzun zamandır bir şeyler yazmıyordum, 15 Temmuz ihanet girişiminin yıl dönümü gelince, yaşanan süreçleri tekrar yaşadıktan sonra bir hatırlatma yapmakta fayda vardır diye düşündüm.

Dünkü yazımda FETÖ terör örgütünden alınan dershane hakkındaki düşüncelerimi tekrar ettim, keşke o süreçleri yaşamamış olsa idim, bana sıkıntı yaratanlar halen gereksiz polemiklere giriyorlar!.

Dün sıradan bir yazı yazacaktım, sonra yaşadığım süreçleri, her ay mahkeme koridorlarına giderek haksız olarak yargılanma süreçlerimi düşününce, geçmişe dokunmak zorunda kaldım.

Bugün yine, dünkü yazıma yakınlıkta notlar yazmamın nedeni, yine gereksiz olarak söylenen sözlerdir.

15 Temmuz ihanet darbe girişiminin yıl dönümü, aslında “TÜRK MİLLETİNİN DİRİLİŞ” günü olarak kutlanan günle ilgili çok mütevazı programlar gerçekleşti.

Niksar Kaymakamlığı, Niksar belediyesi ve Niksar Müftülüğünün ortaklaşa düzenledikleri etkinlik yaklaşık 1 haftalık süreye yayıldı, 15 Temmuz gecesi final gerçekleşti.

15 Temmuz gecesinde sıradan vatandaşlar gibi programlara eşlik ettik, üzerimize düşen vatandaşlık görevini yaptık, 15 Temmuz gecesi program gayet güzel başladı, gecede konuşmacı olarak Belediye Başkanı Özdilek Özcan ve Tokat Vali yardımcısı Niksar Kaymakam vekili sayın Mehmet Gödekmerdan’ın konuşacağını öğrendik, gün için gayet güzeldi, insanlar 3 yıl içinde pek çok konuyu öğrendiler, insanların kafasında bazı ufak sorular dışında her şey açık ve net ortaya çıkmıştı, küçük ayrıntılarda toplum genelini ilgilendirmiyordu.

15 Temmuz gecesi Belediye Başkanı Özdilek Özcan konuşmaya başladığında “inşallah kısa bir konuşma yapar” diye içimden geçti, maalesef bizlerin düşündüğü gibi değil, yine her zaman olduğu gibi mikrofonu eline aldığında, konuştukça konuştu, gereksiz sözler sarf etti,  insanlar çok fazla konuşanı istemiyor, az ve öz, net ifadelerle sonuca gitmek her zaman halkın beklentisine cevap veriyor.

15 Temmuz ihanet girişimi bir hikâye değildir, ülkemize karşı işlenen en büyük ihanettir, başkanın hikâye anlatır gibi; “ben ailemle vedalaştım” şeklindeki sözleri beni biraz geçmişe götürdü. Niksar’da 15 Temmuz gecesi ve sonrasında herhangi bir ihanet kalkışması olmadı ki!, başkanın sözlerini dikkatlice dinledim, kedini insanlardan farklı tarafta, özel bir tarafa koymaya çalıştığını fark ettim!. Ankara’da, İstanbul’da insanlar kahpe kurşunlarla öldürülürken, Tankların altında ezilirken, Uçakların bombaları katledilirken, bizler gayet rahat ama heyecanlı sokaklarda bekledik.

15 Temmuz ihanet girişiminin ilk dalgası “ÇILGIN TÜRKLER” sayesinde atlatılmıştı, fakat ihanet içinde olan hainlerin bir kısmı özellikle Cumhurbaşkanımızın canına kastetmek isteyen hainler yakalanamamıştı, bunun için halk sürekli belli bölgelerde toplanıyor Hükümete ve devlete sahip çıkmaya devam ediyordu.

15 Temmuz gecesinin 5. günü idi, akşam saatlerinde Polis Karakolunun etrafında her zaman olduğu gibi toplanıyoruz sabaha kadar caddede nöbet tutuyoruz, derken telefonlarımıza bir mesaj geldi; “kimse meydandan ayrılmasın” bu mesajı gönderen yetkili arkadaşımızın yanına giderek; “hayrola başkanım ne oldu?” diye sorduğumda bana; “kimse buradan ayrılmasın sıkıntı varmış, askerler buraya gelecekmiş” dedi, bunun üzerine bende iki arkadaşımı arabama alarak Niksar ilçe Jandarma komutanlığının bulunduğu bölgeye gittim,  ilçe jandarma binası bölgesinde her şey rutin idi sıkıntı yok, hareketlilik yoktu, ayrıca ilçe Jandarma komutanlığına vekaleten bakan yetkili komutanı tanıyordum, devletine ve milletine karşı bir yanlışa izin vermeyeceğinden emin olduğum insan idi, sonra tekrar meydana geldik, arkadaşlara; “başkanlar nerede?” diye sorduğumda; “belediye makamına çıktılar” dediler.

Bunu neden anlatma gereği duydum?, çünkü birileri birilerini tezgaha düşürmek istiyorlardı zaten düşürdüler!. Belediye binasına çıktık, görevli arkadaşa; “başkan nerede? “diye sorduğumda; “ağabey içerideler ama kimseyi almayın” dedi, bizde 1 saate yakın beklerken, İlçe başkanı Mustafa bey, ilçe Emniyet  amiri, belediye başkanı birlikte çıktılar, meydana inerken yaşanan manzarayı burada anlatmak istemiyorum!…

Bizlerde meydana indik, sohbet muhabbet derken birden bir hareketlilik başladı, belediye başkanı merdivenlere doğru hızlı adımlarla belediye başkanlığı binasına doğru gitti, tabi ki nedenini sorma gereği duydum; “yine ne oldu” dediğimde; “askerler belediye başkanını buradan almak için harekete geçmiş” dediler!…

Bu çirkin ve aslı olması mümkün olmayan sözler beni bir hayli yormuştu, hemen ilgili bir arkadaşımın yanına giderek; “başkanım böyle rezalet olmaz, askerler ilk gün ihanete kalkışmamışken bu sözler nereden çıktı, ayıp bu sözler, siz belediye  başkanını ayağa düşürüyorsunuz …” dedim, bu düşüncelerimizi paylaştıktan sonra nöbete devam ettik, sabaha kadar meydandan yine ayrılmadık, tabi ki ortada olmayan gerçek dışı hiç olay gerçekleşmedi, ne halkın nöbet tuttuğu meydana askerler geldi, nede başkanı sıkıntıya düşürecek herhangi bir eylem gerçekleşmedi, ama bir makam sahibi insan birilerinin tezgahına düşürüldü!.

15 Temmuz 2019  gecesi belediye başkanının şu sözleri; “ben ailemle vedalaştım”  diye sözler sarf edince, ihanetin 5. gecesinde yaşanan süreci hatırladım!. 5. gece arkadaşlarla yaptığım konuşmaların çok ayrıntısını vermedim, buna gerekte yok ama bir gerçeği ortaya koymak gerekiyordu.

FETÖ ihanet şebekesi darbe girişiminde başarılı olsa (Allah korudu) belediye başkanı Özdilek Özcan’ın gecede sarf ettiği şekilde; “ilk ipi çekilecek kişilerin başında ben olurdum” şeklindeki sözleri anlamsızdır!.

Evet;  Özdilek Özcan AK Parti belediye başkanı ama, ona hesap sorulana kadar sanırım yıllar geçer, bizler gibi radikal AK Partililer varken ona sıra gelmez, bizlerin ipini çekerken de hainler yorulmuş olurlardı! ayrıca başkan kusura bakmasın, onunla sürtüşmek istemiyorum ama, meydanda olan bizleri saf yerinede koymamalı, konuşurken az konuşmuş olsa şu an böyle bir yazı yazma gereği duymayacaktım.

Niksar’da FETÖ terör örgütünden FEM dershanesini alanlar ve halen Özel ASRIN Lisesi olarak kullanmaya devam edenler, belediye başkanı Özdilek Özcan’ın bacanağı ve akrabaları, FETÖ terör örgütü şunu biliyordu, devletin FETÖ terör örgütüne ait olan mülkleri ve her şeylerini alarak devletin olması çalışmalarına başlamış idi, FETÖ terör örgütü darbeyi planlamışlardı  ama gerçekleştirememeleri halinde elindeki gayrimenkulleri paraya çevirip, ilerleyen zamanda yine devlete karşı bir darbe planı yapmaları için ekonomik kaynaklara ihtiyaç duyacaktı, bu nedenle Niksar’daki FEM dershanesini satarak paraya çevire gereği duymuşlardır ve satmışlardır, satın alanlar FETÖ terör örgütüne sıkıntılı süreçte destek verdikleri için, bu iyiliklerin karşılığında bir iyilikte örgütün Niksar’daki yetkilileri yapacak olmasına şaşmamak gerekirdi, yani başkanın gereksiz yere; “3 sene önce darbe gerçekleşmiş olsa idi, ilk sırada benden hesap sorarlardı” şeklindeki yaklaşımı inandırıcı değildir. Darbenin gerçekleşmemesinden dolayı kendi adımıza ve milletim adına mutlu olduk ama, olmayacak şeyleri “olacakmış” gibi ortaya koymak, yaşanan süreçleri bilmeyenlere kendisini “olağan üstü”  işler yapan konuma getirmek doğru değildir.

Tavrımız çok açık ve nettir, benim belediye başkanı ile hizipleşmem, onun mağdur olmasını gerektirmez, onu koruması gerekenler,  birilerinin tezgahına düşürmemesi gerekenlere karşı sözlerim çok açık ve nettir; “sizler yanlış yoldasınız bir şehrin belediye başkanını böyle rezilliklere terk edemezsiniz, yazıklar olsun size” diyen kişiyim ben!.

Bunları yazmak istemezdim, ama meydanlar hiçbir zaman boş değil, bunu herkes bilmelidir.

15 Temmuz ihanet darbe girişimini durduranlar, “ÇILGIN TÜRKLERDİR”  benim için her insan kıymetlidir ama, en kıymetli olanları, kucağında çocukları ile gelip gece sabahlara kadar devleti ve milleti için nöbet tutan ablalarımız, bacılarımız, kardeşlerimizdir.

Dertler depreşince ortaya gerçekleri koymak zorunda kalıyoruz.

15 Temmuz darbe girişimi, Türklerin Dirilişine imkan sağlayan, Türk milletinin yeniden uyanışını sağlayan ihanetin 3. yılını da bitirmiş olduk, inşallah yeni ihanetlerin olmaması için devletimizi yönetenler sağlıklı kararlarla milletimizin mutlu ve huzurlu olmalarını sağlarlar.

Günün Sözü: SU UYUR, DÜŞMAN UYUMAZMIŞ.