DERELERİ RAHAT BIRAKIN, İNSAN GİBİ YAŞAMAYA BAKIN!.

Her geçen gün bir felakete doğru yol alıyoruz, Doğa dengesi bozuldu, Yağmur hızlı yağıyor Seller can alıyor, kişisel çıkarlar toplumun önüne geçiyor, suskun bir toplum insanların ölümüne “VAH” bile demiyor!.

Bazı insanların dünyadaki doyumsuzluğu, yaşayan insanları felakete doğru sürüklüyor, geçici dünya nimetleri insanların insan gibi olmasına mani oluyor.

Yağmur yağıyor Seller akıyor.

Dolu yağıyor, felaketler yaşanıyor, derelere sığmayan Sel Suları halkın felaketine neden oluyor.

Vatandaş olarak feryat ediyoruz; Doğanın yapısını bozmayın, Doğa ile değil, Boğa ile güreşin, diyoruz ama kişisel menfaatler doğru sözlerin önüne geçiyor, doğru söyleyende 9 köyden kovulurcasına sıkıntı yaşıyor.

Bizler söylüyoruz inan olmuyor, hiç değilse bilim insanlarına inanmak gerekir.

Bir bilim insanı yaşanan  süreçlerle ilgili güzel tavsiyelerde bulunmuş, bizde bu tavsiyeleri okuyucularımızla paylaşalım istedik.

Selden, heyelandan ve çığdan korunmanın yolları:

  1. Sel ve çığ yataklarına, heyelan bölgelerime yerleşmemek.
  2. Meteorolojik sel ve çığ gözetleme ve uyarılarına anında uymak.
  3. Görünüşe aldanmayarak dibi, görülmeyen hiç bir sel suyuna yürüyerek veya otomobil
    ile girmemek.
  4. Çığ ve heyelan bölgelerine tehlikeli günlerde gitmemek.
  5. Yakın bir yerde sel, çığ veya heyelan oluşumunun görüldüğü veya duyulduğu an hemen daha yüksek güvenli yerlere tırmanmak ve/ya kaçmak.

Sel sularına girmeyin çünkü: Sadece 15 cm yüksekliğindeki bir sel suyu bile ayaklarınızı yerden kesebilir.

Otomobiller diz seviyesine kadar yükselmiş, yani 60 cm’lik, bir sel suyu tarafından sürüklenebilir. Otomobilinizin etrafında sel suları yükseliyorsa otomobili hemen terk edip yüksek yerlere kaçın.

Sel suları ile temas etmek de tehlikelidir!.

Sel suları kanalizasyon, kimyasal maddeler vb birçok tehlikeli madde ile temas etmiş olabilir. Sel sularıyla temas eden malzemeleri (çok gerekliyse) çamaşır suyu vb. ile iyicene temizlemeden kullanmayın!

Artık her gök gürültüsü duyulduğunda ve şiddetli yağmur tahmininde sel ve heyelan afetlerini, her kar yağışında çığları başta bürokrasi olmak üzere herkes hatırlamalı. Sel, Heyelan ve Çığa karşı alınan önlemler, hazırlıklar ve planlar gözden geçirilmeli.

Ölen olüp, kalan kaldıktan sonra kriz masaları kurmak ve afet bölgesine giderek halkın acısını paylaşmak gibi popülist eylemler ile yetinilmemeli.

Prof. Dr. Mikdat KADIOĞLU
İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisi ve Afet Yönetim Uzmanı

Bir bilim insanı bu düşüncelerini paylaşıyor, bilim insanlarının düşüncelerine önem vermek gerekiyor.

Yetkililer ve özellikle vatandaşlar küçük çıkarları yüzünden bilim insanlarının sözlerini dikkate almadıklarında yaşanacak felaketlerde “DEVLET NEREDE” dememelidir.

Bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır.

Niksar Kuzey Anadolu Fay hattındadır, olası bir depremde sıkıntılar fazla olacaktır!.

Niksar Deprem bölgesi yanında etrafı dağlar ve tepelerin ortasında DERELERİN çok olduğu bölgededir.

Neden DERELERİ RAHAT BIRAKIN!, diyoruz.

Niksar’ın tarihi sürecine bakıldığında, Depremler ve DERE yataklarında çok zararlar veren bir konumdadır.

Bizler; DOĞA İLE DEĞİL BOĞA İLE GÜREŞİLİR” sözünü söylerken geçmişte yaşanan ve gelecek yıllarda, günlerde yaşanacak Doğal hareketlerden dolayı uyarıcı bilgiler veriyor ve halkımızın bilgilenmesine katkı sağlıyoruz.

Niksar bizim için bir bütündür, şu bölge, bu bölge benim hiç umurumda değildir ancak iklim şartlarının hızla değişmesi, yağışların hızlı ve Sel sularının fazlalaşması, gelecek günlerde Deprem riskinin var oluşu, bizleri rahatsız etmektedir.

Bugün Niksar’ın etrafındaki Ağaçlık alanların fazlalığı, yağan Yağmur sularının şehir merkezine, mahalle bölgelerine gelmesini kısmen önleyici bir tedbirdir ama, Allah korusun bir yangın sonrasında ağaçlık bölgenin yanması sonucu ve devamında Yağan aşırı Yağmur sonrasında Derelerin coşmasını kim nasıl engelleyecek?.

Büyük şehirlerde yağan yağmurlardan sonra Yağmur sularının sele dönüşmesi ve önüne gelen her şeyi alıp sürükleyip denizlere, ırmaklara attığını asla unutmayalım.

Niksar’da geçmişte Çanakçı Deresinden, Maduru deresinden ve Kuru dereden gelen sel sularının çok can yaktığını hatırlatmak isterim!.

Bir şeyler yazıp felaket tellallığı falan yapmıyoruz, bizler vatandaşlık görevimizi yapmaya çalışıyoruz.

Bu önemli ve kıymetli düşünceleri paylaşırken, kendime bazen kızıyorum!.

Bırak herkes istediği gibi hareket etsin, kim ne yaparsa yapsın, halkın iyiliğini isterken, menfaatçilerin yüzünden kötü oluyoruz.

Evet; bu şehirde menfaatçilerin fazlalığı sayesinde artık konuştuklarımıza, yazdıklarımıza, hareketlerimize daha dikkatli oluyoruz!.

Niksar’ın 3 bir tarafından Derelerin varlığı asla unutulmamalıdır.

Bizler duyarlı vatandaşlık görevimizi yapıyoruz, kimse ile bir derdimiz yok, olmayacaktır da.

Bu şehre hizmet yaparken, doğruları yazarken zaten yeterinde yoruluyoruz ve bedeli ağır oluyor, bizden küçük bir hatırlatma.

 

Günün Sözü: Nefes Misafir, Can Misafir, Öfke Misafir Sevgi Misafir, Düşman Bile Misafir, Her Şeye Canını Sıkma, Üzülme Ey Gönül..! Ne Bu Dertler Kalıcı Ne De Bu Ömür, Seni Yoran Nefsin Bile Misafir…