İstanbul’da iyi ki 5.8 deprem oldu.

İstanbul olunca her şey başka oluyor, hangi alanda ne konuşursanız konuşun, İstanbul gerçeğini bilmek zorundayız.

İstanbul’da meydana gelen 5.8 lik deprem ülke genelinden bir hayli ses getirmeye başladı, binalar tam olarak araştırılıyor, okullar boşaltılıyor, binalar boşaltılıp mutlak Kentsel Dönüşüm kapsamına alınarak hizmetler hızla yapılmaya başladındı.

İstanbul’u konuşmak, ülkenin tüm meselelerini konuşmak anlamına geliyor.

İstanbul’da gerçekleşen Deprem Niksar’da olmayacak mı?, olacak tabi ki, inşallah İstanbul Depremi gibi kısa süreli ve şiddeti 5-6 oranında kalır, şayet 7-8 şiddetinde olursa Allah korusun nasıl bir manzara ile karşılaşırız, bunu kestirmek bile istemiyorum

Niksar-Erbaa- Reşadiye  bölgesinde 1939 ve 1942 yıllarında gerçekleşen depremlerde nasıl bir manzara ile karşılaştık, bu yaşanan sıkıntıları büyüklerimiz hep anlatırdı, deprem de yıkılmayan ahşap evlerin bir kısmı yani yüksek olanlar halk tarafından yıkıldığı da söylenirdi.

1939-42 depremleri döneminde Niksar’da 5-6-7 katlı binalar yoktu, en fazla 4 kat olduğu halde deprem sonrası insanlar kendi elleri ile bir kat yıkarak insanlara zarar gelmemesini sağlıyor, önemli bir düşünce ve evler sağlam yapılar olasına rağmen ahşap binalar yıkılıyor, çok sayıda insanımız ölüyor, ve çok sayıda yaralı var.

Dün ile bugünü kıyaslamak önemli, geçmişte yapılan hatalar ve yanlışlardan ders almak gerekir, var olan gerçekleri bilmek ve bugünden sonra hataların olmamsını sağlamak gerekir.

1939 ve 42 yılında yaşanan depremleri hatırlatmak Niksar’da, Erbaa ilçelerini “terk edin” anlamına gelmemeli.

Ülkemizin Deprem gerçeğini nedense bir türlü anlatamıyoruz.

Depremler, dünyaya hayat veren bir enerji birikimidir. Niksar’da, Erbaa da var olan depremler, İstanbul’da, Ankara’da İzmir de oluyor, yani depremden kaçmanın mümkün olmadığını, depremlerle iç içe yaşamayı bilmemiz gerekiyor.

Dedik ya İstanbul’da esen her rüzgar, Anadolu’ya fırtına olarak yansıyor.

İstanbul belediye başkanı Ekrem İmamoğlu “İstanbul’da yaşanan depremlerle ilgili kısa zamanda nasıl tedbir alırsam insanlarımız sıkıntı yaşamaz” diyerek çalışma yapması gerekirken, seçimlerde yaptığı şovlarına devam ediyor, İstanbul’u sel suları bastığında tatilini kesmeyip devam eden bu sorumsuz yetkili belediye başkanı, yaşanan deprem sonrasında yine “algı operasyonu” yaparak İstanbul halkının hayatı ile oynamaya devam ediyor.

CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu artık belediye başkanına DUR! Demelidir, bunu bizler söylerken sayın Kılıçdaroğlu’nu ve ülkemizi düşünerek söylüyoruz; “yeter kardeşim her şeyi polemik haline getirme sen işini yap, bizler parti yetkilileri olarak siyasi mücadelemizi yaparız” demesi gerekir.

İstanbul’da Deprem oluyor, belediye başkanı ortada yok, acil yapılması gereken önlemleri belediye almadığında devletin kurumları boşmu  duracak?, başkan sağda solda boş durunca devletin kurumları gerekli tedbirleri almak üzere kurumları topluyor ve çalışmalar başlıyor, yapılan çalışmalar kapsamında İBB nıda davet ediliyor, edilmemesi söz konusu değil, çünkü devletin her kurumunun çalışma şartları farklı, şehirler de yapılacak her çalışmada belediyeler olmadan bir hizmet yapmak mümkün değil.

Peki İstanbul’da toplanan deprem koardinasyon kurulu ilk toplantısına İstanbul belediye başkanı Ekrem bey katılmış, ilk toplantıda gerekli görüşmeler yapılmış ve toplantının bir gün sonra devam edeceği Cumhurbaşkanı yardımcısı sayın  Fuat Oktay bey açıklamış ve toplantı söylenen saatte gerçekleşmiş, yapılan toplantıya tüm yetkililer katılmış, ama Ekrem İmamoğlu katılmamış, katılamaması hata ama katılmayıp TV lerin başında şov yapması çok ayıp ve de çirkindir.

İstanbul’da Deprem oluyor, İmamoğlu TV ler karşısında bakınız nasıl tiyatrocu rolü oynuyor!.

Gazeteci İmamoğlu’na soruyor;  “Valilikten size bir davet geldi mi?”

Cevap; E.İ.: Genel sekreter yardımcımız ve arkadaşlarımız orada.
Gazeteci yine soruyor; “Yoğun olduğunuz için mi?”
Cevap;  E.İ.: “Genel sekreter yardımcımız ve arkadaşlarımız orada”
Gazeteci soruyor; “Bir davet gelmedi mi?”
Gazeteci soruyor; E.İ.: “Genel sekreter yardımcımız ve arkadaşlarımız orada”. Ne garip değimli, koskoca İstanbul belediye başkanı TV ler karşısında tiyatro oynar gibi halk ile alay ediyor!

Değerli CHP li dostlar, seçimler gelip geçer, şu kazanır, bu kazanır ama, bu ülkeye hizmet yapmak için seçilenler konuşsunlar ama, konuşurken de hizmet yapsınlar.

Her zaman söyledim yine yazıyorum. Depremler insanları öldürmez, yetkililerin, yapıları sağlam yapmayan insanların hatasından dolayı insan ölümleri olur.

İstanbul belediye başkanı “16 milyon insana hizmet yapacağım” diyerek seçildi, ama bugüne kadar krizler, şovlar, polemiklerle zaman geçiriyor, şimdi bu düşünceleri bizler yazınca bu cenahtan şovmenler çıkacak; “dur bakalım daha 100 gün olmadı, bekleyin bakalım hizmetleri yapacak, hemen neden eleştiriyorsun” diyeceklerdir.

Sevgili dostlar belediye başkanları zaten hizmet yapmak için seçilirler, aldıkları belediyelerin şu kadar borcu vardır, bu borçlar biliyordu, buna rağmen seçimlerde iddialı bir şekilde girdiler ve seçildiler, artık seçilen belediye başkanlarının mazeret üretmesini asla kabul etmiyoruz, mazeret üreten belediye başkanları o makamları işgal etmesinler, oralar kimsenin babasının çiftliği değil.

Artık seçilenler şovu bıraksınlar, bu ülkeye yazık oluyor.

İstanbul halkı İmamoğlu’na ciddi oy vererek seçilmesini sağladı, bizler Anadolu’nun bir köşesinde yaşayan insan olarak “İmamoğlu seçilmemeli hizmet yapmaz”, dediğimizde İstanbul halk AK partinin yanlışlarını dikkate alarak seçimlerde AK Parti yetkililerine ders vermek istedi ama, bu verilen ders tersine işliyor.

Bu şehre ve ülkeye yazık etmeyin hizmet yapın, halk seçilenlerden hizmet bekliyor.

Saygıdeğer okuyucularımıza şunu paylaşmak isterim.  Şu üç şeyden sakının:  1- İblisi yoldan çıkaran kibirden.  2- Ademi cennetten çıkaran hırstan. 3- Kâbili kardeş katili eden hasetlikten. Bu uygulamayı Belediye başkanları yaşamalıdır.

Günün Sözü:  Gün dediğin nedir ki, Bir Varmış, Bir yokmuş, birde bakmışsın zaman dolmuş!.