Her şey Mutasyona uğramaya başladı.

28 Şubat ne anlam taşıyor?, Post Modern DARBE, gerçekleştirilmek istenen ama  iktidarı yazılı ve sözlü uyaran darbeye teşebbüs.

1960 da kanlı Askeri DARBE, aralarda Muhtıralar, yine yazılı ve sözlü iktidarı uyarılar, Hükümetlerin yıkılması, al aşağı edilmesi, 1980 Askeri kanlı DARBE Kan ve 28 Şubat’ta Post Modern darbesi, sonra 15 Temmuz ihanet girişimi.

Hangi Darbe ve Darbe girişimi bir birinden farklı?, yok aslında bir birinden farkı!.

1960 Darbesinin başlangıcındaki düşüncelerde “darbe yapılsın, iktidar al aşağıya yapılsın ama kanlı olmasın” dı, sonrası malum, darbe yapıldı, 1 Başbakan 3 bakanımız adice yargılandı ve idama mahkum oldu, idama mahkum olup da asılmayanlar oldu, müebbet hapis alıp da affedilenler oldu.

Sonuç; Türkiye Cumhuriyeti devletine KARA bir leke yapıştırıldı.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra günümüze kadar çok darbeler yapıldı, gerçekleşti, bir kısmı sözlü yazılı metinlerde kaldı, çok şükür AK Partinin güçlü lideri sayın Recep Tayyip Erdoğan sayesinde ülkemize yapılan ihanetler son buldu!.

Sahi, Darbelere karşı söylenen İHANET sözü yanlış bir sözmü?, başka ne denebilir?, bizim açımızdan “İHANET” sözü doğru ve anlamlı sözdür.

Ülkede DARBE demek, millete ve devlete ihanet yapmak demektir.

Darbeleri meşru görenler veya kabul edenler, asla Demokrasinden, özgürlüklerden bahsetmemelidir.

Bir ülke de seçimler yapılıyor ve seçimlerle iş başına geliniyorsa, o ülkede asla DARBEDEN bahsedilmemelidir.

Ülkede seçim yapmak, halkın tercihine göre seçimleri kazanmak ile, belli bölgelerde seçim yaparak, ülkede yaşayan insanların çoğunluğunu yok sayıp, belli bölgelerde seçim sandığı koymadan seçim kazanmak ise asla Demokratik ve özgür seçim değildir, bugün Suriye’de olduğu gibi.

İşin başında söylemek gerekir, millete ve devlete yapılan her baş kaldırı ihanettir,  cezasız asla  kalmamalıdır.

Darbenin moderni olmaz, Darbe darbedir.

Darbeye darbe denmeyince, hayatımıza yeni yeni buluşlar icatlar griyor.

Korona virüsü daha tanımadan hemen peşinden MUTASYON sözlerini duymaya başladık.

Korona19 hastalığını ta anlamadan peşinden hastalık farklı ortaya çıkınca onun adına ; “Mutasyona uğramış Korona19” oluverdi.

Dedik ya; Askeri darbelerin adı nasıl ki değişme uğrayıp isim değiştiriyorsa, Hastalıklar da isim değiştiriyor.

Darbelerin adı, Post Modern oluyor, daha yumuşak hale geliyor, Hastalık Mutasyona uğruyor ne hale geldiği henüz tam belli değil, bazı bilim insanları, hastalık “tehlikeli hale geliyor” diyor, bir kısmı da, “hastalık farklı seyirde kendisini koruyarak devam ediyor” diyorlar.

Nasıl ki Darbelere kılıf bulundu ise, ar olan Hastalığın iyileşmemesine de bir kılıf bulundu!.

Neyse bizde yazı yazmak için çeşitli bahaneler uydurma çalışmayalım.

Her DARBE sonrasında Türk milleti çok sıkıntılar yaşadı, çileler çekti.

1960 Askeri Darbesinde 1 başbakan, 3 bakanı asan ihanet Darbe sonucu, 28 Şubat Post Modern Darbe sonunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti zamanın Başbakanı sayın Tansu Çiller hanımın ifadesi ile 291 milyar Dolar kaybetti, bunun anası şudur, Türkiye’nin işgal edilmesi için, ABD ve AB ülkelerinin MANDA yönetimine tabi kalması için Türkiye’ye  DİZ çöktürülmek istenmiştir.

Darbe sonucu ülkemizin 291 milyar Dolar kaybetmesini alkışlayanlar, bugün ülkemiz Hazinesinde 115 milyar Dolar olduğu halde “Hazine boşaltıldı, Hazinede para kalmadı” diyerek yaygara veriyorlar.

Peki, Darbe yaparak adam asanlar ile, “Darbeye teşebbüs” ettiği söylenen Darbe arasında ne fark var, Allah rahmet eylesin 1 Başbakan 3 bakanımız asıldı ama, bugün Darbeyi yumuşatmaya çalışanlar 83 milyon insanın geleceğini kararttı!, bu çelişkiyi nasıl izah etmek gerekir.

Adamlar, ülkeye ihanet edenler, Türk Milletinin ve Devletinin tam 245 Milyar lirasının havaya uçmasını, bazı kişilere servet olarak kazanması sağlanınca Modern oluyor öylemi?.

Hiçbir Devlet adamının asılmasını istemeyiz ama, 4 kişi asıldığında rakam veriliyor, 291 Milyar Doları iç edildiğinde milyonlarca insanın ömür boyu süründüğünden bahseden yok!.

Ben bilmem kardeşi, Askeri ve sivil fark etmez yapılan her darbe ve teşebbüsü Türk milletine ihanettir asla affedilmemelidir.

Bir kişi veya çok sayıda kişi, insanları öldürmeye teşebbüs ediyor, şayet şartlar uygun olsa milyonlarca insan katledilecek, yüzlerce insan İdam edilecekti, ama Darbe tam hedefine ulaşamadığı için “efendim bu gerçek Darbe değil” diyerek ihanet hafife alınmaya çalışılıyor!…

291 Milyar Dolar Devletin Hazinesinden çalındı, birilerinin cebine girdi, Hükümet yıkıldı, Başbakan aşağılayıcı sözlerle küçük düşürüldü, İçişleri Bakanı bir bayana; “oraya gelirsem Yağlı Kazığa oturturum” diyen general var!.

Geriye dönüp pek çok soru sormak mümkün, lakin geçmişten ders almayan siyasetçiler halen gündemde.

Zamanın Başbakanı sayın Tansu Çiller hanımı dinleyince, Post Modern darbe sayesinde 291 milyar Dolar’ın nasıl havaya uçtuğunu öğrenmek içimizi sızlattı, ve 45 Milyar Doların batık bankalara yedirilmesi ise bir başka vahim sonuç, bunları sorgulamayanlar, buharlaşan paraların ne olduğunu konuşmayanlar, bu ülke için canla başla çalışan sayın Cumhurbaşkanımızı sürekli karalama kampanyasına girmeleri çok manidardır!.

Siyasetçi DARBELERDEN medet umuyorsa, “karşımdaki siyasi iktidar yıkılsın da kim yıkarsa yıksın” diyerek Darbe çığırtkanlığı yaparak bu ülke yönetimini sahiplenmek istiyorsa işte ülkenin felakete sürüklenmesi budur!.

Birileri Darbe çığırtkanlığı yapsa da, Türk milleti asla darbelere artık fırsat vermeyecektir.

15 Temmuz ihanet Darbe kalkışmasına Türk milleti izin vermemiştir, ülkemiz dışında hangi ülkede aynı hareket olduğunda bu kahpelik karşısında hiçbir ülke yönetimi karşı koyamazdı ama Türk milleti Tanklara karşı elindeki Türk Bayrağı ile, sopa ile, İman gücü ile kahpe darbecilere karşı geldi kişisel araçları Tankların karşısına dikti ve Darbeye DUR!, dedi ve durdurdu.

Darbeler konusunda çok şeyler yazdık ve yazarız da, lakin sap ile saman karıştırılca, Atı alan Üsküdarı geçiyor, buna fırsat vermemek gerekir.

Günün Sözü: HER YAPILAN DARBE VE TEŞEBBÜSÜ TÜRK MİLLETİNE İHANETTİR.