Çok şükür, İstanbul Surlarında açılan gedik kapandı, sana şükürler olsun Allah’ım.

Dün 10 Temmuz 2020  Cuma idi, uzun Korona 19 Virüs belasından sonra Camilerimiz yeniden kontrollü bir şekilde ibadete açıldı, çok şükür Cuma Namazını Camide eda ederek hayatın akışına kendimizi bırakı verdik.

Cuma günü Müslümanlar için her haftanın bayram günüdür, bu günün kutsallığını her Müslüman bilir ona öre mutlaka ibadet için Camileri doldurur.

Cuma namazından sonra yoğun günlük çalışmalarımıza başladık, yoğun iş temposu içinde Ayasofya’nın Danıştay 10. Dairesinin kararının ne olacağını da heyecanla beklemeye başladık.

Ayasofya Camisinin hukuka taşınması sanırım bir hukuk mücadelesinin örneği olarak dikkat çekiyordu, yaşanan süreçler bundan önce çok tartışıldı, mutlaka bundan sonrada konuşulacaktır, lakin bizler ilk önce ülkemizdeki Hukuk ne diyecek?, buna bakmaya çalıştık.

Ayasofya’nın Cami olarak hayatına devam edip etmeyeceği kararını Hukuk verecekti ama, hukukun verdiği kararın hayat bulması için Devletimizi yöneten siyasi iradenin de son kararı vermesi gerekiyordu.

Bizler siyasi iradeden çok Danıştay 10. Dairesinin vereceği kararı heyecanla beklemeye başladık.

10 Temmuz öncesi bazı girişimlerde bulunduk, acaba geçen hafta nasıl bir mahkeme kararı verildi de, mahkeme kararının açıklanması ne zaman gerçekleşecek?, düşüncesi hep içimi kemirmeye başladı.

Ayasofya’nın Cami olarak hizmet vereceği bazı sosyal medyada “Ayasofya cami olarak açıldı” sözlerini okusak da gerçekleri yansıtmadığını biliyorduk, çünkü hiçbir resmi açıklama yapılmadan kesin bir bilgi sahibi olamazdık.

Cuma namazından önce konuyu anlamaya, çalıştık, sonra Cuma namazından sonra tekrardan konu üzerine yoğunlaşmaya çalıştım.

Danıştay 10. Dairesi bir karara varmıştı ama resmi açıklama yapılmıyordu, ne zaman açıklama yapılacaktı?, nasıl bir açıklama olacaktı!.

Yaptığımız araştırma “Ayasofya’nın Cami olarak hizmet vermeye devam edeceği” noktasında idi ama, kesin ve net bilgiye ulaşmak kolay değildi, öğleden sonra bir hamle daha yaparak konuyu tam olarak öğrenme isteğim sonuç verdi ve Danıştay 10. Dairesi vermiş olduğu tarihi karar; “Ayasofya Cami olarak hizmet vermeye devam edecektir, mahkeme kararı yetkililere tebliğ edilmeye başladı” sözleri ile heyecanı doruk noktasına ulaştı.

Ayasofya’nın cami olarak hizmete devam etme kararını öğrenince heyecandan bir hayli şaşkınlık yaşadım, kendimi toparladım ve ilk hamlem sosyal medya aracılığı ile konuyu duyurmak ve devamında Yeşil Niksar gazetesi ve Yörenin Sesi Canik gazetelerinin  www.yesilnniksar.com adlı internet sitesinde haberi yayınlamak oldu.

Haberi ilk duyan kişinin kim olduğu önemli değil tabi ki, önemli olan sonuç idi, çok şükür ülkemizdeki Hukuk sistemi rayına oturmuş, her kurum kendi üzerine düşen kararları en sağlıklı vermeye başlamış idi, bu kararlardan en dikkat çekici olan ise Ayasofya Camisinin sahibinin vasiyete doğrultusunda hizmet vermesi kararı idi.

Ayasofya Camisi kararını veren Danıştay 10. Dairesi başkanı ve üyelerine şükranlarımız arz ediyorum.

Türk Hukuk sistemi içinde bugüne kadar çok hayati kararlar verilmiştir, bundan sonrada karar verilecektir ama, Ayasofya Camisi kararı, ülkemizdeki Hukukun bağımsızlığı bakımından çok kıymetlidir.

Cesur Yargıçlar, cesur kararlar verir. Danıştay 10. Daire başkanı ve değerli mahkeme üyeleri tarihi bir karar vererek Türk Yargısının bir kez daha bağısızlığını ortaya koymuş oldu.

Tarih Danıştay 10. Dairesinin almış olduğu tarihi kararı altın harflerle tarih sayfasına yazdırmıştır.

Danıştay 100. Dairesinin almış olduğu karar Müslüman Türk Milletinin Fatih Sultan Mehmet’in bedduasından kurtarmıştır, inşallah bir daha böyle can alıcı beddualarla karşılaşılacak sıkıntılar yaşamayız.

Sakın ha; “bu bedduadan bana bir şey olmaz” demeyeceksin, bugüne kadar her Müslüman Türk insanı, Ayasofya ile ilgili mücadele yapmadı ise bu sözlerden nasibini almıştır, çok şükür 10 Temmuz’da alınan Danıştay kararı ile bedduadan kurtulduk, ama bu anlamlı kararın pekişmesine de sayın Cumhurbaşkanımızın almış olduğu kararname ile son nokta konmuş oldu.

Ayasofya Camisinin ibadete alılıp açılmaması konusunda çok yazılar yazıldı, çok sözler sarf edildi, Ayasofya’nın cami olarak açılması noktasında Cumhurbaşkanımızı korkaklıkla suçlayanlar oldu, ama kim ne derse desin Cumhurbaşkanımız sayın Recep Taytip Erdoğan bir kez daha güçlü Devlet Başkanı olduğunu bütün dünyaya bir kez daha ilan etmiş oldu.

Birileri sayın Cumhurbaşkanımızın nasıl 18 yıldır iktidarda kalıyor, bu seçimlerde hile var!” diyerek ahlaksızca saldırısına maruz kalmaktadır, ama iftiracılar şunu hep unutuyor; “Recep Tayyip Erdoğan Müslüman Türk Milletinin aklıdır, kalbidir, sesidir, Türk milletinin bugüne kadar kaybettiği bütün değerlerin yeniden kazanılması için 18 senedir çalışmaktadır.

Danıştay 10. Dairenin “Ayasofya Cami olarak hizmet verir” kararına aynı cesurlukta Cumhurbaşkanlığı karar namesi ile destekleyen sayın Cumhurbaşkanımızın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada bir seçim sıkıntısı olmayacaktır.

Bugüne kadar olduğu gibi Ayasofya konusunda atılan iftiralar ve ahlaksızca saldırılar, bundan sonrada devam edecektir, lakin kim ne d erse desin şunu birileri unutmamalıdır.

“CENABI ALLAH TÜRK MİLLETİNİ SEVİYOR, TÜRK MİLLETİDE SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I SEVİYOR” bu sevgi ebediyen devam edecektir.

Bir musibetin, Bin Nasihatten iyidir sözünün bir kez daha hayat bulduğunu görüyoruz.

Musibetler Türk milletinin uyanışına, kendisine emanet edilen emanetlere sahip çıkmasına vesile oluyor.

Allah Danıştay 10. Daire başkanı ve saygıdeğer mahkeme üyelerinden ve Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun, bizleri büyük bir Bedduadan kurtarmış oldular, saygıyla anıyoruz.

Ayasofya’nın dirilişi, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğünün habercisidir.

Günün Sözü: AYASOFYA CAMİ OLARAK HİZMET VERECEK, EZANLAR GÖKYÜZÜNÜ İNLETECEK.