Son günlerin hayat bulduğu sözler; “sabah Kahvaltısına, giderim, Çay Çorba İçerim” oldu.

Demirtaş, neden Akşener’e kahvaltıya gitmek istiyor?. Bu sorunun cevabını ancak işin muhatapları verir.

İyi Parti genel başkanı sayın Meral Akşener, HDP eski eş başkanı Demirtaş’ın sözleri basın kuruluşlarında günün ilk sıralarında yer aldı, sözler TV lerde ciddi ciddi tartışılır hale geldi.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın, “Dışarıda olsaydım bir sabah Başak ile birlikte Meral Hanım’ın kapısını çalar ve ‘Kahvaltıya geldik’ derdim” sözlerine, Akşener  “Güneydoğu’da şöyle bir gelenek var, kan davalınız bile olsa kapınızı çaldığı zaman içeri alırsınız” diye cevap verdi.

4 Kasım 2016’dan beri Edirne Cezaevi’nde tutuklu olan eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gazeteci sayın Ruşen Çakır’ın gönderdiği soruları avukatı aracılığıyla cevapladı. Olası ittifak modellerine değinen Demirtaş, şunları söyledi: “Örneğin siyasi amaçla bir araya gelmeden önce tüm liderler, sırf aile ziyareti kapsamında ve insani ilişki çerçevesinde, bir kahvaltı için herhangi bir liderin evinde buluşarak birbirlerini daha yakından tanımaya, daha iyi anlamaya gayret edebilirler. Mesela ben dışarıda olsaydım bir sabah Başak (Demirtaş) ile birlikte Meral Hanım’ın kapısını çalar ve ‘Kahvaltıya geldik’ derdim.” dedi.

İYİ Parti genel başkanı sayın Akşener de Demirtaş’ın sözlerine dün FOX TV’de katıldığı Çalar Saat programında karşılık verdi. “Biz partimizi zaten değerler üzerinden kutuplaştıran anlayışı ortadan kaldırmak için kurduk” diyen Akşener, şunları söyledi; “İnsan odaklı bir bakış açımız var. Bir yere gidince diyorum ki, ‘Ben propaganda yapmaya değil sizi dinlemeye geldim.’ Şunu fark ediyorsunuz ki herkes aynı acıların içinde. Bu makulde buluşmak sadece eleştirmek değil, çözüm önerilerini sunmak için çıkılan bu yolculuğun meyvelerini alıyoruz. Bazen bir vatandaş gelip kulağıma ‘Ben size haksızlık ettim, hakkını helal et’ diyorlar. İnsanlar birbirleriyle derin dostluklar kurmak zorunda değil, ama saygı göstermek zorunda. Bunu yaptığınız zaman derin sorunlar ortadan kalkar. Haberin tamamını okumadım. Ama şunu söylemek isterim. Güneydoğu’da şöyle bir gelenek var, kan davalınız bile olsa kapınızı çaldığı zaman içeri alırsınız. Evin en yaşlısı tarafından karşılanır. Sonra kapıdan çıkıp gittikten sonra davanız devam eder. Güneydoğu’nun böyle bir özelliği var.” dedi.

HDP eski eş başkanı Demirtaş gündemde kalabilmek için böyle bir açıklamada buluna bilir veya gerçektende böyle bir hareketin yaşanmasını ister, lakin sayın Akşener’in yaklaşımı kendisine sunulan teklif karşısında çok önemli.

İYİ Parti genel başkanı sayın Akşener’in cevabı ilginç, Güneydoğuda var olduğu söylenen bir sözle cevap vermiş; “ Güneydoğu’da şöyle bir gelenek var, kan davalınız bile olsa kapınızı çaldığı zaman içeri alırsınız. Evin en yaşlısı tarafından karşılanır. Sonra kapıdan çıkıp gittikten sonra davanız devam eder. Güneydoğu’nun böyle bir özelliği var.”  diyor.

Sözün içeriğine bakınca kısmen güzel ama, sonuç kötü!. Peki Akşener neden güneydoğudan örnek verdi?, bu verilen örnek tesadüf olabilir mi?.

“ŞEYTAN AYRINTIDA GİZLİDİR” sözünü hatırladım, Demirtaş’ın sözleri sıradan söylenen sözler değil, ayrıca Demirtaş’a soru sorup gündem oluşturan gazetecide sıradan sorular sormamış!, yani “Şeytan Ayrıntıda Gizlidir” sözünü hatırladık, işin ayrıntılarına  dikkat etmek gerekir!.

4 Kasım 2016’dan beri Edirne Cezaevi’nde tutuklu olan eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı neden gündemde tutmaya çalışanlar var?. Sadece hendek-çukur olayları değil, 52 kişinin hayatını kaybettiği Kobani olaylarında da HDP Eş Başkanı olarak karşımıza yine azmettirici olarak çıkmıştı.

İYİ Parti genel başkanı sayın Akşener siyasete hızlı adım atmak istediğinde ilk önce MHP yi ele geçirmek istedi, MHP yi ele geçiremeyince yeni bir parti kurdu, kurduğu partinin MHP ye alternatif olarak sunuldu!.

Peki MHP nin dünya görüşü belli, Milliyetçi Muhafazakar, MHP nin HDP ye taviz vermesi mümkün mü?, tabi ki değil, o zaman MHP ye alternatif olarak sunulan İYİ Parti genel başkanı Akşener İçişleri Bakanlığı yapmış terörle mücadele yapan bir kurun başında görev yapmışken nasıl oluyor da, Demirtaş’a samimi diyaloğ kurmakta mahsur görmüyor?.

Türkiye Cumhuriyetinin kan düşmanı, vatan haini, binlerce insanımızı katleden pkk hain terör örgütünü savunan Demirtaş’la sayın Akşener nasıl siyasi birliktelik düşünebilir?.

Hani şu sözde hemen aklımıza takıldı; “BİR MUSİBET, BİN NASİHATTEN İYİDİR”, denir, dün MHP genel başkanlığına talip olan Akşener, bugün 82 milyon insanın katili pkk terör örgütü destekçisi bir kişi ile sıradan bir siyasetçi ile konuşur gibi hareket etmesi düşündürücüdür!.

Bu arada aklıma takılan bir siyasetçinin düşüncesini aktarmak isterim.

MHP Genel Başkan yardımcısı sayın Yaşar Yıldırım Tokat’ta yaptığı bir konuşmada; “arkadaşlar biz MHP olarak Kan davamız olanlarla (HDP yi kasdederek söylenen söz) birlikte değiliz, Laf davamız olanlarla beraberiz (AK Parti), AK Partililer bize laf söyledi, bizde onlara söyledik, siyasette laflar söylenir, hatalar yaplır, hatalı sözleri telafi etmek mümkün ama, Kan davası olanların akıttıkları kanın hesabını vermek kolay değildir” demişti.

MHP genel başkan yardımcısı sayın Yaşar Yıldırım beyin yaklaşımına bakıyoruz, sayın Akşener’in sözlerine bakıyoruz, Akşener Türk milletinin kan davası olan bir terör örgütünün destekçisini yumuşatarak halkı ikna etmeye çalışıyor!.

Dedik ya; “ŞEYTAN AYRINTIDA GİZLİDİR” diye, sorulan sorular, verilen cevaplar çok düşündürücüdür.

Söylenen sözler ve verilen cevaplarda çok düşündürücüdür!.

Aslında; “BİR MUSİBETİ” çok yaşıyoruz ama, bazı insanlar Musibetten halen ders çıkartmamak da ısrar ediyor!.

Bir gün birileri 82 milyon insanın katili, Türk Devletini yıkmak isteyen hain terör örgütleri içinde “AF” isterse şaşmamak gerekir, su sözler karşılığında birileri sanırım şunu diyecektir; ÖLEN ÖLÜR KALAN SAĞLAR BİZİMDİR” diyenler karşısında, bu toprakları bizlere yurt yapan kara toprağa genç yaşta düşen ŞEHİTLERİMİZ için ne diyebiliriz?.

Henüz hayatın baharında kara toprağa düşen Şehitlerimizin çocukları Ay Yıldızlı Bayraklara sarılı taputlara sarılan çocuklara ne denecek?.

Sanırım en kestirme yol; ÖLEN ÖLÜR KALAN SAĞLAR BİZİMDİR” diyenler, binlerce şehit ailesini görmezden gelecekler, Güneydoğuda hain terör örgütüne oy verenlere yeşil ışık mı yakacaklar?.

Musibetlerden halen ders almayan siyasetçiler, merak etmeyin aziz Türk Milleti size öyle musibetleri sunar ki, ölmek için her gün yalvarırsınız!.

SİYASETTE, Çay, Çorba faslı ile Türk Milleti asla uyutulamayacağını siyasetçiler ve yandaşları  bilmelidir!.

Günün Sözü; BİR MUSİBET BİN NASİHATTEN İYİDİR.