Ülkemizin tek derdi TERÖRDÜR.

Ülkemizde terör hareketleri bittiği zaman, bu ülke milleti ile birlikte dünyanın en mutlu ve huzurlu ülkesi olacaktır.

40 yılı aşkın zamandan beri  Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz terörle mücadele yaparken, halkının Huruz ve mutluluğu için çok büyük fedakarlıklarda yapmıştır.

40 yıl uzun bir süre.

40 yıl dünyanın en süper güce sahip ülkesi bile terörle bu kadar zaman mücadele yapamaz, yapsa da başarılı olamaz.

Son iki yıl içinde yapılan terörle mücadele inşallah ihanetin sona yaklaşmasını sağlayacaktır.

40 yıllık terörle mücadelede çok canlar yandı, çok yuvalar yıkıldı, ülkemiz hem yetişmiş insan kaybetti, hem de 1 trilyon Dolar gibi çok büyük ekonomik kayıplar verdi.

Dünyada en zor mücadelesi terörle yapılan mücadeledir, en zor haber terör örgütleri hakkındadır.

Şuna halkımız kesinlikle inanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde terör yuvaları kurutulup, normal hayat başladığında Türk milleti dünyanın en mutlu, huzurlu ve zengin insanı olacaktır.

Bugün bizler ülkemizin terörle mücadelesinde 1 trilyon Dolar ekonomik masraf yaptığını veya mücadelede harcadığını yazdığımızda kimse şaşmamalıdır.

Çok fazla geriye gitmeye gerek yok, 20-25 yıl önce bu ülke ekonomik gücü olan ülkelerden 100 milyon Dolar borç almak için çırpınırdı, bugün milyar Dolarlara varan ekonomik harcamaları terörle mücadeleye harcarken, devlet olarak terörle mücadele kapsamında hem savunma, hem de saldırı araç ve gereçlerini yaparak güçlü ülke olma mücadelesi veriyoruz.

Bazı insanlar  ve hatta makamda oturanlar, devletimizin yapmış olduğu mücadeleyi küçümsüyor!.

Şunu asla unutmayalım, bir devlet bir aç devlet ile savaşmış olsa, terörle mücadele de harcadığı enerjiyi ve ekonomik harcamaları yapmaz, devletler arasındaki savaşta hedefler belli, sınırlar bellidir, o nedenle ya kaybedersiniz, ya kazanırsınız, hiçbir ülke 40 yıl bir başka ülke ile savaşarak enerjisini kaybetmez, ama terörle mücadele zordur, çünkü sınırlar, alanlar, kişiler kesin ve net belli değildir.

Ülkemizde yapılan terörle mücadele kapsamında Diyarbakırlı Annelerin yaptığı mücadele onurlu bir mücadeledir.

Terörle mücadelede silahlı mücadele önemlidir ve önceliklidir ama, silahlı mücadele yanında piskolojik mücadele de çok önemli ve kıymetlidir.

Son 1 yıl içinde çocuklarını terör örgütüne kaptırmış olan annelerin ve babaların feryatlarını Diyarbakır’daki nöbet sırasında daha net duyuyoruz.

Diyarbakır’daki annelerin başlattığı hareket terörle yapılan mücadelenin en can alıcı kısmıdır.

Devletimizin Güvenlik kuvvetleri ülkemizin her karış toprağında terörle silahlı mücadele yaparken, Diyarbakır’daki anne ve babalarda terörle mücadelede piskolojik mücadele yapmaktadır.

Diyarbakır’da evlat nöbeti tutan anneleri ve babaları saygı ile selamlamak bir vatan borcudur.

Ülkemizin bugün terörle mücadelede geldiği nokta çok kıymetlidir.

Ülkemizin terörle mücadelesinde 40 yıllık süreç içinde çok canlar yandı, çok vatan evladı bu topraklar uğruna canından oldu.

40 yıl önce yapılan terörle mücadeleyi de, bugün yapılan mücadeleyi de asla küçümsememek gerekir.

40 yıllık terörle mücadelede, terör örgütlerine yurt dışından verilen destek kadar, yurt içinden de verildiği artık herkes tarafından bilinmektedir.

Verilen mücadelede 40 yıl önce, 30 yıl önce, 20 yıl önce yaşanan zafiyetler bugün çok şükür çok fazla yaşanmıyor!.

40 yıl önce, 30 yıl önce ve hatta 10 yıl önce terörle mücadelede yaşanan zafiyetler vardı, çok şükür 10 yıl önce yaşanan zafiyetler bugün yaşanmadığı için artık yurt içinde terörle mücadele kapsamı genişletilmiş, artık devletimiz yurt dışında terörle mücadele ederek ihanetin gözesinin kurutulması için bir kurtuluş mücadelesine başlanmıştır.

Bu konuda çok şeyler yazmak mümkün, ama bugün şunu ifade etmek isteriz.

Siyasi kirlilik ve hırs adına terörle mücadeledeki başarı kirlenmemelidir!.

Bu ülkede terörle mücadele kazanıldığında her vatan sever siyasi düşünce kazanmış olacaktır, ancak  bugün “terör olaylarından dolayı siyasi iktidarın yönetim zafiyeti gösterecek bizde bu zafiyetten faydalanıp devleti yönetmeye başlarız” diye düşünenler hayatlarının en büyük hatasını yaptıklarını anlayacaklardır.

Ülkemizdeki terör örgütlerini destekleyenler yabancı ülkelerdir, ülkemizdeki destekçileri  yabancı ülkelerin piyonlarıdır!.

Siyasi iktidarı terör olayları ile yıldırmak ve yıkmak isteyenler, yarın kendileri iktidara geldiğinde daha büyük terör hareketleri ile karşılaşıp kendilerini yıkılacağını asla unutmamalıdır.

Dün terörle mücadele yapan bazı insanlar, bugün devletimizin yapmış olduğu terörle mücadeleyi küçümsüyor, siyasi hırsları uğruna iktidarı çeşitli şekilde yıpratmaya çalışıyor!.

Dün kendileri terörle mücadele yaparken kısıtlı imkanlarla devlete ve millete ihanet eden, yıkmak isteyen terör örgütü ile mücadele yapmışken, bugün devletin büyük imkanlarla yaptığı mücadeleyi küçümseyip, zaafa uğratmak istekleri milletimize ve devletimize yapılan en büyük kötülüktür.

Terörle mücadelenin bu kadar uzamasının nedenleri içinde kişilerin kişisel hırslarıdır!.

Geliniz, terörde yolun sonu gözükmüşken, bu ihanet şebekeleri ile Türk milleti olarak hep birlikte son mücadelemizi yapalım, ülke insanı olarak mutluluğu birlikte paylaşalım.

Siyasetçiler, kirli siyasi düşüncelerle ve de kirli terör hareketlerinden bir siyasi destek beklemesin.

Bir terör örgütünü yıllarca destekleyerek alenen destekleyen siyasi partilerin artık son çırpınışını görüyoruz.

Bir zamanlar ülkemizdeki “ Demokratik haklar ve özgürlüklerin arkasına sığınarak siyaseti kirletip, terör örgütüne destek verenlerin hali belli, devlet yakalarından tuttu kodese yolladı, artık kirli siyaset yapan siyasi partilere destek verenler akıllarını başlarına almalı, terör örgütüne destek veren siyasetçileri desteklememelidir.

2014 tarihinde yaşanan olayların sorumluları artık gecikmiş gibi gözükse de bedelini ödemek zorundadır.

2014 tarihinde PKK ve HDP’nin çağrısıyla Diyarbakır’da başlayan olaylar kısa sürede çok sayıda il ve ilçeye sıçradı. Sokaklar savaş alanına döndü. 37 kişi hayatını kaybetti, 1731 ev ve iş yeri yağmalandı. 6-8 Ekim olaylarında etkili olanlar artık bedelini ödemek zorundadır.

Gerçekten terörle mücadele yapmak en zor mücadeledir.

Ülkemizdeki hangi terör örgütüne bakarsanız bakınız, hepsinin başı yurt dışında, uzantıları, piyonları yurt içindedir.

Bugün devleti yöneten AK Parti iktidarı 18 yıl önce Devlet içinde muktedir olsa idi, terör bitmiş olacaktı!.

AK Parti iktidarı büyük hizmetler yapmıştır, terörün bitmesi için çok risklere girmiştir ve yaptığı haklı mücadeleyi kendi kadrosuna, kendi halkına anlatamamıştır!. Haklı iken nerede ise, haksız duruma düşme noktasına gelmiştir.

AK Parti ülkemizde 18 yıllık iktidardır ama, devlette muktedir, olma gücü 2 yıllık zaman içindedir, halen tam muktedir değildir!.

Günün Sözü: ÜLKEDE İKTİDAR OLMAK, MUKTEDİR OLMAK DEĞİLDİR!.