Son günlerin en çok tartışma konuları arasında ELEKTRİK FATURALARINDAKİ artışlar konuşuluyor.

Her şeye zaman geldi adamın elinde stok var Dolar ile alakası yokken bile %10 zam yapıyor, her zaman yapan yaptığı il hayatına devam ediyor!.

Hani derler ya; “Yağmur gibi Zam yağıyor” gerçektende 2021 yılının son aylarında adete Yağmur gibi zamlar vatandaşın tepesinden aşağıya ini verdi.

İşin ilginç tarafı Hükümet zamlara karşı gelmesi gerekirken, Hükümete yakın, Hükümetin kontrolünde olan kurumlar ve işletmeler yapılan zamlarda geri durmadı, zam üstüne zam yaptılar vatandaşın canı halen yanmaya devam ediyor.

Hangi tarafa baksanız ZAM ZAM ZAM, buna rağmen hayat devam ediyor, sıkıntılar ciddi boyutlara geldi.

Şuna inanıyoruz, ülkemiz olağan üstü günlerden geçiyor, çok şükür Hükümet dimdik ayakta ve iş başında ama, sanırım masa başında kalmakla, sahada yaşamak farklı oluyor!.

Ülke geneli masa başından nasıl görülüyor?, bilemem amma, sahada sıkıntıların varlığını anlatmak ve ortaya koymak bizlerin görevleri içinde olduğunu biliyoruz.

2022 yılına sıkıntılı girdik, sahada yaşananlarla, siyasetçilerin ve yetkililerin söyledikleri arasında çok farklılıklar yaşanıyor.

Olağan üstü günler yaşanırken devlet mekanizmaları daha dinç, daha canlı daha hareketli olması gerekir ve yaşanan süreçleri kontrol altında tutması gerekir.

Ülkemiz terörü kontrol altına aldı çok şükür amma, zam “terörünü” ne yazık ki durduramadığını görüyoruz.

Zamlar karşısında canı yanan vatandaş derdini her fırsatta yetkililere ve siyasetçilere anlatmaya çalışsa da çözüm sahada görülmüyor!.

Marketlerde fiyatlar almış başını gidiyor.

Markete gidiyorsunuz, raflardaki fiyat etiketleri ile, kasada ödenen rakamların tutmadığını her işini takip eden insanlar ifade ediyor ve bunu belgeleyerek sosyal medyada paylaşım yapıyor.

Peki sormak gerekir!.

Bir insan, bir çocuk, bir Fırından bir ekmeğe ihtiyacı olsa ve çalsa buda tespit edilse, bunun hukuk karşısında cezası varmıdır?, vardır hırsızlığı cezası da bir hayli yüksektir.

Peki Fırından bir ekmek çalan insan hırsızlık damgasını yiyor vede cezada alıyor, peki Marketlerdeki raf etiketlerdeki rakam ile parayı ödediği kasada fiyat artışı yapılınca bunun adı HIRSIZLIK olmuyor mu?.

İnanın içimden geçtiği gibi yazıyorum, Fırından ekmek çalan insan zorunlu olarak aç karnını doyurmak zorunda kaldığı için ekmeği çalıyor, bunun cezası olmaması gerekirken, marketlerdeki raflardaki ürün satış fiyatı düşük iken, kasada ödeme yapılırken fiyatın yüksek alınması HIRSIZLIĞINN EN ALASIDIR, hatta hırsızlık yapan kişi bir ceza alıyorsa, Marketlerdeki fiyat hırsızlığı  iki katına çıkarılmalıdır!…

Ülke ve dünya şartları içinde yapılan zamları vatandaş olarak haydi kabul edelim, peki kanunları çarpıtarak veya boşluklarından faydalanarak yapılan zamlar ve vatandaşın cebine göz koyanlara ne demek gerekir?

Masa başında otururkenki uygulama ile, saha arasındaki uçurum yaşanıyorsa buna mutlaka çözüm bulmak gerekir.

Aslında sahada var olan sıkıntılar çeşitli şekillerde karartılıyor, işin gerçek sahipleri bunu göremiyorsa bunun sonu pekte iyi olmayacaktır.

Sözler sahaya yansımadığı sürece sıkıntılar büyüyerek devam edecek, her küçük meseleyi denizler kadar büyüterek ortaya atan muhalefete gün doğacaktır.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan geçen gün yaptığı basın toplantısında Elektrik fiyatlarında bir düzenleme yaptıklarını dile getirdi.

Demek oluyor ki sayın Cumhurbaşkanımıza iletilen her sıkıntı mutlaka çözüm buluyor, peki iletilemeyen sıkıntılar ne olacak?.

Günlük 5 KWV olan Elektrik  tüketimi, artık 7 KWV a yükseldi, sanırım fazladan yapılan fiyat artışları kısmen engellendi, peki şu aşağıda not edeceğimiz duruma nasıl ve kimler çözüm bulacak?

Bakınız insanlar şu aşağıdaki yaşanan süreci sosyal medyada paylaşıyor, ve hatta tanıdıklarına göndererek kamu oyunun oluşmasını istiyorlar.

Şu tespite sahip çıkmak gerekir.

“Gelinen noktada enerji piyasalarının sürdürülebilirliği, maliyet bazlı fiyatlandırmanın ve öngörülebilirliğin sağlanması için zorunlu hale gelen bir düzenleme yapıldığı aktarılan açıklamada, “Verimlilik odaklı kademeli tarifeye geçiş ile birlikte 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren mesken aboneleri için aylık 150 kWh’e kadar olan tüketim miktarları için nihai fiyat 1,37 TL/ kWh, aylık tüketimlerin 150 kWh’ın üstündeki kısmı için ise 2,06 TL/ kWh olarak uygulanacaktır” ifadelerine yer verildi.

Ve bir hanenin 30 günlük tüketeceği Elektrik ortalama 150 kWh olarak düşünülmüştür. Eğer sayaç bir ayı geçen sürede okunursa o 150 kWh geçilmiş oluyor ve iki katı olarak hesaplanıyor.

Yukarıdaki tespite dikkat etmek gerekir kesinlikle.

Vatandaşın derdini sıkıntısını sayın Cumhurbaşkanına iletildiğinde çözüm üretilirken, neden 30 günlük elektrik faturaları aynı zaman içinde kesilmiyorda iddia edildiği  gibi 30 günden sonra okutularak insanların mağdur olmaları sağlanıyor, böyle bir uygulama haksız kazanç olarak ortaya çıkmıyor mu?

Sahada uygulama ile, masa başındaki sözler eşit olmalı, insanlar mağdur edilmemelidir.

 

 

 

Bizim bir Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurumumuz var.

Şu elektrikteki bir aylık değil de 35 veya 40 gündeki sayaç okumalarına bir denetleme yapması lazım.

Vatandaşın artık daha fazla mağdur edilmemesi için herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. Aksi taktirde üzücü sesler çoğalmaya başladı, halkı gereksiz yere gerginliklere sokmamak gerekir.

Kurumlar kendi çıkarları için her kanuni boşluktan faydalanmak gerekir, lakin aslı olan halkın huzur ve mutluluğudur.

Günün Sözü: Seni kim ağlatırsa, kader bir gece sen gülerken onun yağmur gibi ağlamasına sebep olacaktır.