Daha dün gibi koskoca bir ayı bir hamlede bitiriverdik.

11 ayın Sultanı Ramazan ayını bitirdik, Allah nasip ederse Salı günü Ramazan Bayramı, Cenabı Allah Bayramları sağlıklı mutlu ve huzurlu geçirmemizi millet olarak sağlamanızı dileriz.

Daha dün gibi 6 Mayıs’ta Oruç tutmaya başladık, 3 Haziran 2019 günü koskoca bir ay son buldu.

Ramazan ayına başlarken 16 saatle ile başladık, 17 saat 24 dakika ile son verdik, Cenabı Allah’a şükürler olsun bugünleri bizlere gösterdiği için.

Ramazan ayını çok şükür huzurlu bir şekilde yaşadık, sağlıklı, huzurlu bir şekilde son buldu, ay içinde çok mutlumu idik?, tabi ki değil.

Hayat inişli çıkışlı şekilde deva etmektedir, güzel bir aya girmemizle birlikte zam yağmuru başladı, Marketler, manavlar Ramazan günlerinin başlaması ile yağmur gibi zam yaptılar, bu dönemde ürünlerine ciddi zam yaparak haksız kazanç elde edenlerden Allah mutlaka hesap soracaktır, haksız kazanç elde edenler geçici olarak belki kazanmış olabilirler ama kesinlikle halka yaptıkları zulmün bedelini ödeyeceklerdir.

Ramazan ayı, Bereket, huzur, mutluluk, sağlık olması gerekirken, bazı çıkar çevreleri, İslam dininin en güzel aylarından birisini kişisel çıkarları için kullanmaları çok üzücüdür.

Ramazan ayına girerken, bolluk ve bereketle girmemize rağmen, üretim yapandan çok, satış yapanların zam furyası insanların mutsuz olmalarını sağlamıştır.

Ramazan ayında ilk göze çarpan Ekmek fiyatları gibi gözükse de, marketler ve manavların sattığı ürünler çok ciddi zamlarla satışa başladı, Ekmek Fiyatları 8 alda ilk defa zam  gördü, önceki fiyat 200 gr ekmek 1 TL idi, Ramazan ayının son haftasında gelen zam 250 gr ekmek 1.5 TL oldu, 50 gram arttı, karşılığında 250 gram ekmek 1.5 TL den satılmaya başladı, Ramazan ayının son günü.

Marketlerde ciddi fiyat artışları oldu, hem fiyatlar yükseldi, hem de gramajlar aşağıya çekildi.

Müslümanların en kutsal ayında gerçekleşen bu haince fiyat artışlarını çok yazmak gerekiyor, gerçekten insanları o kadar rahatsız etti ki ama Oruçlu insanlar hayatın acımasız çarkları için alış veriş yapıp hayatlarını devam ettirdi.

İnsan oğlu “doyumsuz” denirdi, buna pek dikkat etmezdik, gerçekten de bazı insanlar doyumsuz, dünyayı ona servet olarak verseniz asla gözü doymayacak, servetini koyacak yer bulamasa yine de daha çok almak için  mücadele yapacak.

Niksar’da artık pek çok sebze ve meyve satış tezgahlarını doldurmaya başladı, Kış aylarında sebzede meydana gelen aşırı fiyat artışları sayesinde bir avuç azınlık ciddi paralar kazandı, Hükümet çeşitli tedbirler alarak fiyatların artışını durdurmaya çalışması vatandaşı kısmen rahatlattı ama, yine de zam furyası devam etti.

Serbest ekonominin olduğu yerde devletin fiyatları kontrol etmesi ve durdurmaya çalışması işin özüne aykırı ama, canı yanan vatandaş Hükümete tepki verince, Hükümet mecburen gerekli tedbirlerini almak zorunda kaldı.

Ramazan ayının son haftasında Niksar ürünleri, Biber, Patlıcan, Salatalık (Hıyar), Yeşil Fasulye tezgahları süslerken, Patlıcan fiyatı ile dikkat çekti, satış yapanlar Patlıcan satışını 8 TL den yapmaya başladı, fiyatın neden 8 TL den olduğu sorulduğunda; ben tohumu 5 TL den alıyorum” oldu, 5 TL den alınan tohumdan 10-20 kilo ürün alındığı unutuldu.

Dedik ya, bazı insanlar haksız kazancına bahane için pek çok ismi kullanmaktan asla geri kalmıyor, ne yapalım bu hareketler karşısında; “Allah gözünüzü doyursun” demekten başka çaremiz kalmıyor.

Dünyada en mükemmel varlık insan olmasına rağmen, en zalim varlıkta yine insandır.

Yaşanan süreçler idarecilere mutlaka bir şeyler öğretmesi gerekir, bundan sonraki süreçlerde vatandaş “nasıl rahat edecek? ona bakılmalıdır, yapılan zamları üstlenen yok, zam uygulayanlara sorulduğunda; ben bilmiyorum, “devletin şu kurumu zam yaptı bizde uyguladık” diyorlar, yani zamların sorumlusu olarak Hükümeti gösteriyorlar, zamlı fiyatlarla kişiler kesesini dolduruyor, sorumlu hükümet oluyor!.

Yaşanan süreçlerdeki çelişkiye bakarmısınız?, hükümet zam yapmaması gerekir veya kontrol altında tutması gerekirken, vatandaşın en hassas olduğu bir zamanda zamlar yağmur gibi yağıyor, sonra vatandaş tepki gösterip siyasetçiye sandıkta ders verince “neden bu tepki” demeye başlıyorlar.

Ramazan ayında gelen zamların sorumlusu, devletin kurumları, işletmeler bir ay önce “zam istiyoruz” demiş  olsalar da, hükümetin kontrolün da olan kurumlar, Ramazan ayının özelliğini düşünerek zam vermemesi gerekirdi.

Vatandaş soruyor; “Ekmeğe neden şimdi zam verildi? diyor. Vatandaş soruyor; yolcu taşımaya neden bayram üzeri zam verildi?” diyor, muhataplar vatandaşa ne diyor?;  “ne yapalım kardeşim zammı yapan devletin kurumları, onlar zam verdi biz uyguluyoruz” diyorlar, zammı uygulayan haksız mı?, tabi ki haklı.

17 yıllık AK parti hükümeti halen bu kısır çelişkiyi çözemeyip odacı kapıcı tayinleri ile meşgul olmaya devam ederse, mutfaktaki yangın iktidarın sandığa gömülmesine neden olacaktır.

İşin başındaki insanlar ve yetkililer asla mazeret üretmeye hakları yoktur, ortada zamlar yağmur gibi gelirken, vatandaşın canı yanarken, herkes; ben bilmiyorum, görmedim, haberim yok, benim yetkimde değil” derse, vatandaşta yaşadığı sürecin bedelini mutlaka soracaktır.

Siyasetçi seçimleri yapar ve sonucunu pek fazla dikkate almaz!.

Millet olarak her seçimde siyasetçiye dersler veriyor, mesajlar sunuyor ki, bazı siyasetçiler verilen mesajları anlamamak için ısrar diyor, sonra sandığın içinde kalınca; “bize ne oldu, neden halk böyle tepki verdi?” demeye başlıyor, şunu görse; “vatandaşın mutfağında yangın varmış biz göremedik” .

Her şeye rağmen kutlu bir günü geride bıraktık, acısı ile tatlısı ile 29 gün bir çırpıda geçi verdi, ama vatandaş yediği zam kazıklarını unutmayacaktır.

Aşağıya çok anlamlı sözleri bir kez daha hatırlatmak adına yazıyoruz, anlayana çok kıymetli sözler, herkes nasibine düşeni almalıdır.

Hayırlı, mutlu, huzurlu, sağlıklı Bayramlar dilerim.

Günün Sözü: “Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler”.