Bir kez olsun, milletimiz için “Birlik ve beraberlik” İçinde olunuz.

Ormanlar yanıyor, Köyler ve kasabalar, şehirler yanıyor, bu felaketler karşısında siyasetçiler bir kez olsun “Birlik ve Beraberlik” içinde olduklarını bütün dünyaya duyurmalarını bekliyoruz.

Bugün iktidarda AK Parti var, bu gün iktidarda AK Parti değil de başka parti olsa, 100 den fazla bölgede çıkan yangınları iktidarın hemen söndürme şansı varmı?

Yanan Ormanlar Türk Milletinin değerleridir, bu değerlerin kısa zamanda kazanılmadığı ve bundan sonrada kazanılmayacağı kesindir.

Milletimizde  ve devlet yetkililerimizde şu kanaat vardır; “cana gelmesin mala gelsin, canı geri getirmek mümkün değildir ama, mala gelen zararlar mutlaka telafisi mümkündür”.

Gerçektende ülkemizdeki yaşam tarzı böyledir, can kaybının geri gelmesi mümkün değildir, ama yanan, kaybolan, sele giden malların telafisi mümkündür, Allah Devletimize zeval vermesin.

Uzun zamandır dünyada yaşanan pek çok felaket ülkemizde de yaşanmaktadır, hatta ülkemizde daha fazlası yani terör örgütlerinin yaptığı ihanetler sonrasında yaşanan sıkıntılar vardır.

Şu düşünce ülkemizde hakim olması gerekirken; “TEDBİR SENDEN, TAKTİR ALLAHTAN” dır.

Gerçektende insanlarımız felaketler yaşanmadan tedbir almış olsalar, çoğu sıkıntı ve felaket yaşanmayacaktır.

Tedbir alınmadan yaşanan hayat, felaketlerin yaşanmasına neden oluyor.

Dünya artık 4 mevsimin yaşandığı bir dünya olmadığını, insanlar bilmelidir.

Kirletilen Doğa’nın mutlaka bir gün intikam alacağını bilmek gerekir.

Ne demiştik; TEDBİR SİZDEN, TAKTİR ALLAHTANDIR” ,  insanlar yaşadığı felaketleri kendi elleri ile hazırlıyor, sonra hazırladıkları felaketler karşısında “Hükümet nerede?” diye feryat ediliyor.

Hükümet ne yapsın?, devlet ne yapsın?

Devletimiz dünden daha güçlüdür, her sıkıntıda, her olayda, her felakette başta bakanlar ve sonrasında Cumhurbaşkanımız vatandaşların yanına giderek dertlerini dinliyorlar, sıkıntıların kısa zamanda bitmesi için olağan üstü gayret ediyorlar.

Orman bölgelerine gidip rastgele ateş yakanlar, Ormanları bilerek ve isteyerek ülkede kaos yaratmak için yakanlar, Ormanlara yakıcı maddeleri bırakanlar kendilerinin yaptığı sıkıntıları unutup Hükümete yıkmaları anlamsızdır.

Bir anda 100 değişik bölgede yangın çıktığında dünyanın en süper gücü ülkesi bile kısa zamanda yangınları söndürmesi mümkün değildir.

Bir mahallede yangın çıktığında, yanan bölgelere ne kadar kısa zamanda İtfaiye araçları giderse gitsin yangının özelliğine göre yangını söndürmek mümkün olabilir.

Ülkemizin farklı bölgelerinde 100 farklı bölgede çıkan yangınların bir felakete dönüştüğünü görüyoruz, Hükümet her fedakarlığı yaparak ihanet karşısında yılmadan, yorulmadan yangınla mücadele derken, başta ana muhalefet partisi genel başkanının sosyal medyadan yaptığı paylaşımlar çok üzücüdür.

Bugün, bu saatte yaşanan felaket karşısında el birliği, söz birliği yapılması gerekirken, ana muhalefet partisinin “Erdoğan bir imzayla ormanlarda yapılaşma yetkisini Turizm Bakanına verdi. Her yer yandı kül oldu, derdi dağı taşı betonlaştırmak. Çok açık söylüyorum; tek bir tuğla dahi koymaya kalkarsanız, önce ekskavatörle beni çiğnemeniz gerekecek. Ormanlarımıza dokunamayacaksınız. Hadsizler! “Kemal Kılıçdaroğlu” böyle bir paylaşım yapması çok mandardır.

Hükümetler tabi ki eleştirilmelidir, yapılan yanlışlar var ise, hükümetler ve yetkililer tabi ki uyarılmalıdır ama, bugün, bu saatte değil, yangınlar söndürülür, olay bölgelerine sağlıklı bir şekilde gidilir, incelemeler yapılır, hatalar var ise ilk önce TBMM de hesap sorulur, sorulan hesap yerine getirilmez ise o zaman halkın karşısına gidilir, yapılan yanlışlar halka anlatılır.

PKK ormanları yakıyor, CHP’liler “inanmam, ispat et” diyor… Ne günlere kaldık Allahım.

CHP genel başkanı sayın kemal Kılıçdaroğlu’nun paylaştığı; “Erdoğan bir imzayla ormanlarda yapılaşma yetkisini Turizm Bakanına verdi. Her yer yandı kül oldu, derdi dağı taşı betonlaştırmak. Çok açık söylüyorum; tek bir tuğla dahi koymaya kalkarsanız, önce ekskavatörle beni çiğnemeniz gerekecek. Ormanlarımıza dokunamayacaksınız. Hadsizler! “Kemal Kılıçdaroğlu” yoruma tepkiler çok fazla, bunlardan bir tanesi Milletvekili Alpay Özalan tarafından yapılanı paylaşıyorum.

Özalan; “Sizden âlâ hadsiz mi var? Yalanlarınızdan ve iftiralarınızdan millet bıktı. “Darbe olursa tankların önüne ilk ben çıkarım, önce beni ezmeleri gerek” diyordu, darbe girişimini kahve yudumlayarak izledi. Utanmadan hâlâ “Önce beni çiğnemeniz gerek.” diyor. Hadi oradan kifayetsiz! “Alpay Özalan” diyor ve bir başka paylaşım; “Seni Allaha havale etti bu millet, tankların arasından hiç dokunulmadan geçtiğiniz 15 Temmuz’daki 250 şehidin, HDPkk işbirliğiniz sırasında güneydoğuda verilen şehitlerin ve aynı ellerin 3 gündür yaktığı ormanlardaki masumların ahı yerde kalmaz.” diyorlar.

Yazık oluyor bu millete, bugün kavga zamanı değil, özellikle siyasetçiler milleti tahrik etmemelidir.

Devletimiz dimdik ayaktadır, her imkana sahiptir, imkanlar seferber edilmiştir.

Yaşanan sıkıntılardan hesap sorulacak ise, sıkıntılar bittikten sonra sorulmalıdır.

Kim nerede hata yaptı?, hatalar sıkıntılar bittikten sonra ortaya çıkacaktır, olaylar aydınlatıldıktan sonra kim nasıl hesap soracaksa sorsun.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan yangınların yaşandığı ve kontrol altına alınan bölgelere giderek halkın dertlerini dinledi, Cumhurbaşkanımız;  “Türkiye’nin orman varlığını artırmış bir yönetim olarak elbette yanan her yeri daha fazlasıyla tekrar ağaçlandırmak en başta gelen görevimizdir.” Recep Tayyip Erdoğan” diyerek açıklamada bulundu, mal kayıplarının en kısa zamanda giderileceğini dile getirdi.

Dünyanın en süper ülkesi bile yaşanan ihanet karşısında Ülkemiz kadar yine başarılı sonuçlar alamazlar.

Bizler Türk milleti olarak çok ihanete uğruyoruz, ama her kahpelik karşısında birlik ve beraberlik içinde bütün zorlukların üstesinden kalkıyoruz.

Günün Sözü; GÜN AYRIŞMA DEĞİL, BİRLİK GÜNÜDÜR.