Her gün yazıyorum ama, “Bazı Dokunmalar insanlar üzerinde İz Bırakıyor”.

Dün bir paylaşım yapmıştım.

Notum şu idi; “HİÇ BİR MAKAM EBEDİ DEĞİLDİR, DÜN BAŞKALARI OTURUYORDU, BUGÜN SİZ. GÖNÜL DOSTU OLMAK, İNSANLIK GEREKTİRİR. C.B” sanırım notlarım içinde insanlar üzerinde iz bırakan önemli bir paylaşım olmuş!.

Yazdığım not farklı kesimlerden beğeni aldı, farklı yorumlar geldi.

Aslında yazmış olduğum yazı, anlık bir düşüncem idi, aklıma takılınca bazen böyle notlar yazıyorum.

Her gün köşe yazısı yazıyorum, yazdığım yazılar tarihe ışık tutacak notlar olduğunu düşünüyorum.

İş olsun diye yazı yazmıyorum .

Yazdığım her yazı halkın arzu ve isteklerinin bir parçasıdır.

Birileri her ne kadar gereksiz lüzumsuz gibi görseler de, yazdığı her yazının okunduğunu biliyorum.

Yazmış olduğum bu not; “HİÇ BİR MAKAM EBEDİ DEĞİLDİR, DÜN BAŞKALARI OTURUYORDU, BUGÜN SİZ. GÖNÜL DOSTU OLMAK, İNSANLIK GEREKTİRİR. C.B” belli makam sahiplerini bağlamıyor, her koltukta oturan insanları bağlayıcı bir sözdür.

Aslında bu sözün tek karşılığı vardır, oda halktan destek alarak koltukta veya makam sandalyesinde oturan her insanı bağlar.

Bu sözümüzü getirip bir iki makam sahibi için kullanıldığını düşünmek, düşünce hürriyetini kısıtlamak anlamına gelir!

Biliriz ki; düşünce Hürriyetleri kıymetlidir.

Bir soru sormak isterim.

Kim başkasından devraldığı, emanet aldığı, koltuğun kıymetini bilerek, bunun geçici bir makam, koltuk olduğunu, emanet aldığı koltuğun hizmet amaçlı olduğunu, bir gün bu makamı başkasına devredeceğini düşündü?

Ve makam sahibi olduktan sonra daha mütevazi olarak yapılan toplantılarda halktan kopmamak için gerektiğinde yapılan toplantılarda halkın içinde oturarak yapılan çalışmaları izlemiştir?

Aslında ülkemizdeki en üst seviyedeki makamdan, en alt sıradaki dernek, vakıf vs makamlarına oturanlar, halktan aldıkları destek sayesinde halktan kopmamak için kendilerine özel tahsis edilen yerlerin dışında, halkın içinde oturan kaç seçilmiş insan vardır?.

Ülkemizde makamlar güçlüdür.

Makam derken bu ilin, ilçenin veya ülkenin makam sahipleri için tek başına geçerli değildir!.

Aslında makam sahipleri ne zaman halktan kopmaya başlarlar ise, hatalar zinciri başlayıp devam eder.

Ne zamanki halkın içinden kopmadan temsil kabiliyetlerine devam ederler ise, gerçek anlamda hizmet ederler, en az hata ile yollarına devam ederler.

Etrafımıza bir bakalım, kimler ne için seçilmişler!, nasıl hizmet ediyorlar?, kimler için hizmet ediyorlar?.

Seçilmeden önceki halleri ne idi?, seçildikten sonraki halleri nedir?

Bizler bu düşüncelerimizi paylaşırken, karşımıza önemli bir not düştü.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çok çarpıcı, çok düşündürücü, çok da dikkate değer bir sözü; “HER KESİMDEN İNSANIMIZIN EVİNE İŞ YERİNE, HER YERE BİZZAT GİDİN, TELEFONUNUZ 24 SAAT AÇIK OLSUN, CEVAP VEREMEDİĞİNİZE MUTLAKA DÖNÜN, HALKTAN KOPUK YÖNETİCİ OLMAZ, FUZULİ MAKAM İŞGAL ETMEYİN.  R. T. Erdoğan”

Biz tarihe not düşen yazımız yazdık amma, sayın Cumhurbaşkanımız AK Parti teşkilatlarının kalbine düşen sözünü sarf etmiş, bunun hayat bulmasını istiyor.

Hem Cumhurbaşkanı, hem de AK Parti genel başkanı olarak teşkilatlarına gönderdiği talimat çok kıymetli ve anlamlıdır, bu sözlerin hayat bulmasını arzu ederiz!, bu sözler hayat bulur mu?

Atalarımız bizler için o kadar kıymetli sözler söylemiş ve bizlere biraz bırakmış ki, söylenen sözlerin en anlam taşıdığını hiç unutmadan yaşamış olsak sanırım  dünyanın en mutlu insanları bizler oluruz, en huzurlu ülke ülkemiz olur!.

İşte güzel bir söz; “NE OLDUM DEĞİL, NE OLACAĞIM?”  demek gerekir.

Mütevazi olmak, her insanın karı değildir.

Mütevazi olmak insanlık gerektirir.

Bir başka kıymetli söz; “Her canlı ölümü tadacaktır” sözünü bile hatırlamak, insanların insanca yaşamasına vesile olacaktır.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti genel başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan teşkilatlarına yönelik olarak gönderdiği sözlerden bizler bile ders almaya, çıkartmaya çalışırken, AK Parti teşkilatları ve  partide herhangi bir görev de bulunan insanlar, bu sözleri kendilerine rehber edinmeleri gerekir!.

Bu olur mu?

Olmalı amma!…..

Benim işin AK Parti veya şu parti değil tabiki.

Bizler aklımıza gelen anlamlı bir sözü yazdık, farklı düşünceler içinde olan insanlarımız sözlerimize destek verdiler, bizim sözlerimize sayın Cumhurbaşkanının sözlerini hatırlatan olunca biraz eksen kayması yaparak bir hatırlatmada bizler yaptık!.

Hiçbir makam ebedi değildir, “HER CANLI MUTLAKA ÖLÜMÜ TADACAKTIR”.

Zaten; HER CANLI MUTLAKA ÖLÜMÜ TADACAKTIR”. Sözünü unutmayanlar, “HİÇ BİR MAKAMIN EBEDİ OLMAYACAĞINIDA BİLMELİDİR”.

Peki;  günümüzde insanlar makama geçince nasıl davranıyor?

Kendimizden örnek verelim.

Yapılan toplantılara mutlaka iştirak ederiz, şartlar ne olursa olsun davet edilen her etkinliğe katılırız, meslek olarak oturma şansımızın olmadığını bilerek habercilik tarafımız öne çıkar, şayet oturarak program izleme şansımız olursa, kalkacağımız yere asla oturmayız, birilerinin oturacağı koltuğa veya sandalyeye oturmayız.

Etkinliklerde halktan kopmayarak, halkın içinde kalarak program izleriz.

İnsan nefsi bazen Hür iradenin üzerine çıkmaya çalışır, buna mani olanlar, halkla bütünleşerek hayatına devam eder!.

Günün Sözü; Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için diriler birbirini yiyor.  İmam Gazali