Cenabı Allah’a Şükürler olsun, bizlere 4 mevsimi yaşatıyor.

Her mevsimin özelliği ve güzelliği vardır.

İnsanların bir kısmı Yağışlı havayı sever, bir kısmı Güneşli havayı ama, çoğunlukta her mevsimi seven ve doya doya yaşam isteyen büyük bir çoğunluk var.

2022 yılı Kış ayı biraz uzun geçti desek de her mevsim zamanında ve süresini tamamlamadan gitmiyor.

Hal tabiri ile “eski hesap” deriz ve geçmişten beri söylenen halk arasında ilgi gören mevsim şartları vardır, mutlaka yaşanan yıl o şartlar oluşur.

2022 yılında Kış günleri uzun sürdü, çok şükür çokta Kar yağdı, hele Mart ayını anlatmak o adar zor ki!.

Atalarımız şu anlamlı sözü söyleyerek bizlerin daha dikkatli olmasını istemişler; “MART KAPIDAN BAKTIRIR KAZMA KÜREK YAKTIRIR” diye, ama çoğu insanımız bu sözü pek dikkate almasa da, yaşanan süreçleri görünce o sözün ne kadar anlamlı ve önemli olduğunu anlaşılır.

Mart ayı başlayıp Nisan ayının13 cü günü dolana kadar havalar insanları üşütüyor, ne zamanki Nisan ayının 15 i başlayınca, insanlar Güneşin sıcaklığı ile daha mutlu oluyor, Doğadaki bütün canlılar bir başka şekle bürünüyor, Doğa adeta coşku ile insanlara selam veriyor.

Bugün günlerden Nisan ayının 16 sı, henüz evler ve işyerlerinin duvarların  ısınmadığı görülse de artık hava şartları insanların yüzünü güldürüyor.

Bahar geldi Doğa coştu, her ağaç rengarenk çiçeklerini açtı, hatta meyvelerini azda olsa tomurcuk vermeye başladı.

Toprak ana coştukça coşuyor, Toprak içindeki bütün canlılar artık Toprağın üzerinde nefes alıyor.

Çok şanslı insanlarız.

Niksar’da 4 mevsim yaşanıyor.

Her mevsimi doya doya yaşıyoruz.

Mart ayının soğuk günleri bile bazı ürünlerin garantisi oluyor, soğuk geçen Mart ayı ürünlerine erken çiçek açmasına mani oluyor.

Bahar günleri ile birlikte artık insanlar Toprakla buluşuyor, Toprak ana kendisine sunulan nimetleri kabul ediliyor ve zamanı gelince her canlıya en değerli besin olarak sunuyor.

2022 yılının bu coşku dolu günleri inşallah 2022 yılının bereketli huzurlu mutlu günlerin başlangıcı olur.

Bahar geldi insanlar artık Toprakla buluşmaya başladı.

Mübarek ramazan ayının vermiş olduğu mahmurluğa rağmen çalışkan insanlar arazide tüm canlıları doyurmak için elinden gelen çalışmayı yapmaya başladı.

Türk milleti olarak 2022 yılını ÜRETEN yıl olarak görmek ve yaşamak zorundayız.

İnşallah çalışkan çiftçilerimiz başta olmak üzere, millet olarak bir karış toprağın bile boş kalmayacak şekilde tohumla buluşmasını sağlayacağız.

Ne mutlu bizlere, en verimli topraklar elimizde, Toprağı sulayacak Sularımız elimizde.

Hele birde 2022 yılında yağan bereketin habercisi Kar yağışı olunca artık Toprakta üretmemek için hiçbir nedenimiz yoktur.

Birileri “ÜRETEN TÜRK MİLLETİ” yerine “üretmeyen millet” olsun çabalarına rağmen insanlarımızın Toprak sevdası, inşallah 2022 yılının “DAHA ÇOK ÜRETEN TÜRKİYE” sevdası ile muhteşem hale gelecektir.

ÜRETEN TÜRKİYEYE 2022 yılında çok ihtiyacımız vardır.

Yaşanan ve yaşanması muhtemel olan olaylar karşısında güçlü olmak zorundayız.

HÜR VE BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN ÜRETMEK ÜRETMEK MECBURİYETİNDEYİZ.

Bahar günlerini yaşayıp da, Toprağı boş bırakmak mümkün olamaz.

Bu coşku dolu günlerde yaşarken, en güzel günleri, en verimli olacak zamanı mutlaka dolu dolu yaşamalıyız.

Toprak anayı asla Tohumdan mahrum bırakmamalıyız.

Toprak ana bizleri beslerken, Toprak ananın ihtiyacı olan tohumları toprakla buluşturmalıyız.

Bizler 2022 yılında yapılacak olan ürünlerden umutluyuz.

Şu Bahar coşkusunu yaşarken, nemelazımcı olmak zaten mümkün değildir.

Bağda, bahçede açan, yol kenarlarını süsleyen o  muhteşem renk cümbüşü karşısında, taş olup duracakmıyız?, yoksa Toprak ananın bizlere açtığı kucağı sımsıcak tohumlarla  buluşturacakmıyız?.

Herkes Toprak ananın nimetlerinden faydalanacak, kış ayları süresince vücudumuzda oluşan gerilimli enerjiyi, ayaklarımızdaki ayakkabıları çıkartıp Toprak anaya enerjimizi boşaltacağız.

Toprak ananın sunduğu mükemmelliğe karşı asla duyarsız kalmayacağız, kalamayacağız da.

Bahar geldi, bütün canlar artık renklerin muhteşemliği karşısında adeta dans edercesine enerjisini toprakla buluşturmaya başladı.

Bu güzel anları güzel bir şiirle noktalayalım.

Ve sen kıskanç güneş,
Gizleme benden gülüşlerini
Susma ey! Gökyüzü
Kuğu misali süzülen asil siyahi bulutlar
Cesurca çakan şimşekler
Işık saçan yıldızlar gizlenmeyin benden.
Sevilerimi saklarım sevgisizlerden.
Ben de yastayım sizler gibi.
Ortak olun çığlıklarıma çınlasın gökgürültüsü,
Sessizliğim rakiptir gecenin sessizliğine.
Sustukça derinleşiyor cerahatim
Derinleştikçe korkuyorum,
Karanlığında yuvarlanıyorum,
Soğuk buz kesmiş duygularına.
Kör ateşten geriye kalan
Kül rengi gözlerin gıdıklar yüreğimi.
Aklımın ışığında yürüyorum.
Kalmadı gözümde ferim
Ne işiten kulağım,
Dilim lâl oldu
Kaybettim her şeyimi yoruldum.
Apalak bir çocuğum avutma afilli sözlerinle beni.
Ay’ın halesi yeter gelecek elbet bahar günleri
Gamlı rüzgârlar susacak
Mutluluk ıslıkları çalacak uyandıracak
Seher vakt-i beni.

Radiye Diri

Günün Sözü; Bir günah işlediğinde hemen tövbe et. İnsan suya düştüğü için değil, sudan çıkamadığı için boğulur.  Mevlana