31 Mart seçimleri ile birlikte Adalet savaşları başladı sanki, “Adalet isteriz” diyenler, Adaletin vereceği cevabı beklemeden adaletsizlik yapmaya başladılar, neden?

Hukuk herkese lazım, Hukukun üstünlüğünü sürekli ağızlarında sakız yaparak çiğneyenler, hukuk sürecinin başlamasına neden tepki koyuyorlar?

31 Mart seçimleri yapıldı, sandıktan pek çok sürpriz çıktı, sandıklarda seçmenin verdiği mesajları anlamak isterken, sandıkta karmaşa yaşanmaya başlandı.

Dünyanın hiçbir ülkesinde bizim ülkemizdeki seçimler kadar şeffaf seçimler olamaz, seçmenler sandıklara giderken belli bir baskı içinde gitseler de, sonuçta her insan hür iradesi ile sandıklarda oy kullanıyor.

Ülkemizde seçimlerde sandığa giden insanlar hür iradesi ile oy kullanıyor, sandıklara gitmeden önce çeşitli baskılar yapılıyor, bu baskıların başlıca nedenleri kişisel çıkarlardan meydana geliyor.

31 Mart seçimleri AK Parti için Ankara ve İstanbul seçimleri sürpriz yaptı, diğer bölgelerde AK Partiyi rahatsız eden bir seçim olmadığını düşünüyoruz.

AK Partinin İstanbul seçimlerinde aldığı sıkıntılı sonuçların nedenlerini kendi içinde yapacakları çalışma ile mutlaka bulacaklardır, ama henüz seçimin kaybedilmesi söz konusu değildir.

Belediye başkanlığı seçimlerinde en büyük sürpriz İstanbul da yaşandı, İstanbul seçimleri henüz netleşmedi ama CHP yapılan sayımlara göre önde gözüküyor.

Dünyanın gözü önünde yapılan seçimlerde hile yapmak mümkün mü? halk hür iradesi el sandıklara gitti oylarını verdi ama sandık başlarındaki parti temsilcileri ve yetkili kurul üyeleri çok iş yapmışlar gibi uyuyunca hatalar zinciri oluştu.

31 Mart seçimlerinde ülkemizin çeşitli bölgelerinde kişilerden kaynaklanan  hatalar, ülkeye mal edilmeye hatta iktidara mal edilmeye çalışılıyor.

Kişilerin yaptığı hatalar kurumlara mal edilmemelidir.

Niksar’da seçimler öncesinde bazı insanlar tehditle oy kullandırılmaya çalışıldı en net ifade ile; “oyunu kullanacaksın resmini çekeceksin bana göndereceksin” diyerek bazı insanlara baskı yapılmasının suçunu kurumlara yüklemek nasıl yanlış ise, seçmenlerin verdiği oylar sandıklarda sayıldıktan sonra, birleşme tutanaklarına geçerken AK Partinin aldığı oyları bir başka partiye yazmak yine kişilerin hatasıdır, kişilerin hatasını Seçim kurullarına yüklemek ve Yüksek Seçim Kurulu Başkan ve üyelerini zan altına almak yanlıştır.

2014 seçimleri geçeli 5 yıl oldu, 2014 mahalli seçimlerinde Yalova’da yapılan seçimlere CHP Yalova Milletvekili sayın Muharrem İnce yetkililer ile birlikte itiraz etti, kameralar karşısına çıkarak elindeki oy tutanaklarından bir tanesini göstererek; “bakınız CHP bu sandıkta 154 oy almış ancak tutanaklarda başka partiye yazılmış, itiraz ettik bu sonuçlara göre CHP Yalova’da seçimleri kazanmış olacak” dedi ve Seçim Kurulu CHP’nin itirazını kabul etti yapılan incelemede CHP’nin 154 oyu başka partiye yazılmış yazım hatası düzeltildi ve CHP Yalova da kaybettiği seçimi kazanmış oldu, bunun gibi onlarca yüzlerce örnek göstermek mümkün, lakin CHP her seçimde bu itirazları yaparken, 31 Mart tarihinde yapılan İstanbul seçiminde neden Hukuka saygılı olmuyor?

CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’dan İstanbul’a “ADALET İSTİYORUZ” diyerek yürümedi mi? İstanbul’a Adalet istiyoruz diyerek yürüyen CHP genel başkanı ve yetkilileri ülkemizde var olan adaletli seçim sistemine saygılı olmalıdır.

Adalet herkes için geçerlidir, Hukuk herkese lazımdır, her işine gelen akşam yatıp sabah kalkınca “ben bunu isterim” dese ülkede ne adalet olur, nede huzur.

CHP İstanbul seçimlerine belediye başkanı adayı olarak giren ve önemli başarı elde eden sayın Ekrem İmamoğlu seçimlerde sempatik tavırları ve inandırıcı sözleri ile halkın ilgisini çekmişti, ancak seçimlerden sonra Kameralar karşısına sıkça çıkarak; “Mazbatamı istiyorum” diyerek hiç devlet adamlığına yakışmayan mızıkçılık yaparcasına sözler sarf etmesi, özellikle Ankara’ya giderek Anıt Kabir ziyaretinde sergilemiş olduğu ciddiyetten uzak hareketleri seçmen üzerinde birden değişiklik gösterdi, seçim öncesi kendisine duyulan güven birden azalı verdi.

CHP İstanbul belediye başkan adayı neden ortalığı gerecek açıklamalarda bulundu? seçim öncesi İmamoğlu ile seçim sonrası İmamoğlu arasında ciddi farklılıklar ortaya çıktı, ilginç!.

AK Parti seçim sonuçlarına hukuki haklarını kullanarak itiraz ediyor, daha önce CHP’nin yaptığı itirazlar gibi, gerçi CHP ülkemizde pek çok yerde itirazlar yaptığı haberlerde söyleniyor, hatta CHP İstanbul’da bazı bölgelerdeki sandıklara da itirazda bulunduğu halde, AK Partinin itirazına karşı gelmesi ve ülke genelinde toplumu sokağa dökecek şekilde hareket etmeleri ülkem adına üzücüdür.

AK Partinin seçim sonuçlarına itirazları bir haktır, hakkı olan konuya itiraz ediyor ve itirazları da sonuç veriyor.

AK Partinin itirazları kesin delillere dayanıyor, incelemeler sonunda CHP’nin aldığı oylar çoğunlukta ise zaten CHP kazanmış olacak koltuğa 5-10 gün geç oturacak, ayrıca CHP belediye başkan adayı sayın Ekrem İmamoğlu belediye başkanlığı kazandıktan sonra İstanbul belediyesinde kıyım mı yapacak?

Hiç kimse merak etmesin sandıklar açılıyor her partinin yetkilisi sandıkların başında, devletin hakimleri ve yetkilileri ile birlikte ciddi bir çalışma yapıyorlar.

CHP seçimi kazandı ise aslında çok rahat olmalıdır, daha öncede ifade ettim İstanbul belediye başkanlığını kazandılar ise, ikinci defa sayımlar yapılıp gerçekten de İstanbul belediye başkanlığını kazandıklarını Yüksek Seçim Kurulu açıklar ise, CHP iki seçim başarısı kazanmış olacaklar, lakin bu seçimlerden endişeleri var, şayet sosyal medyada yazılanlar doğru ise “8 ayda yapılan bütün çalışmaları berbat ettiniz neden hiç oy almamış gibi tutanak tutuyorsunuz hiç değilse 20-30 tane oy yazmanız gerekirdi” şeklindeki sosyal medya paylaşımları ortaya çıkınca sayın Ekrem İmamoğlu’nun; “neden mazbatamı vermiyorsunuz” diyerek feryat etmesi insanların kafasında soru işaretleri yaratmaya yetiyor, şüpheler yetkilileri daha dikkatli olmaya davet ediyor.

Adalet isteyenler, Hukuki süreçlerin tamamlanmasını beklemeli, hatta sayın İmamoğlu “neden Mazbatamı vermiyorsunuz?” diyerek sızlanmak yerine;  “biz kendimizden eminiz birkaç gün beklemekte bir sıkıntı yok yeter ki sandıklara şaibe karışmasın 5 yıl huzurlu bir yönetim yapmak istiyoruz” şeklinde açıklama yapması ona yakışırdı!.

Günün Sözü: TAKKE DÜŞER, EL GÖZÜKÜR.