31 Mart yerel seçimler tamamlansın rahat edelim, “arttık 4.5 sene seçim yok” diye düşünmüştük, amma lakin 31 Mart seçimlerinin sancıları devam ediyor.

Ülkemizde uzun yıllar seçimlerin olmaması güzel, inşallah Haziran ayının 23.  den sonra 4 sene seçim konuşmayacağız.

23 Haziran zorunlu bir seçim, ülke genelinde olmasa da İstanbul’da seçimlerin olması tüm ülkemizi hareketlendiriyor.

Seçime start verildi, seçim heyecanı başları, seçimde taraf olanlar 23 Haziran gününü özel gün olarak seçti, bölgemizden İstanbul’a 21-22 Haziran tarihlerinde gidecek olanlara Otobüs bileti bedava gözüküyor.

Haziran ayının 3. diliminde İstanbul’a gidecek olan insanlarımız gidiş zamanını 21-22 Haziran tarihine kaydırmalı, nasıl olsa gidecek hiç değilse siyasetçilerin sayesinde bir İstanbul ödemesi yapmamış olurlar.

İstanbul seçimi artık belediye başkanlığı seçiminden çıktı, nerede ise ülke meselesi haline gelecek, amma lakin gelmemeli, İstanbul seçimi İstanbul sınırlarında kalmalıdır.

İstanbul seçimleri öyle hale geldi ki her iki tarafta seçimlere iyi hazırlanıyor.

Aşağıdaki açıklama geldi bu açıklamayı aynen yayınlıyoruz.

ÖNEMLİ AÇIKLAMA:

Ak Partinin Seçimlerde Kullandığı Oy Programı var bütün Okul sorumlularında bu Program Yüklüdür, artı bir tanede yedek arkadaşta Yüklüdür yani bir okulda 2 kişide bu sandık Programı vardır.

Her Sandığın mazbatası oy sayımı biter bitmez sonuçlar anında o programa yüklenir ve direk genel merkez bu sonuçlardan herkesten önce haberdar olur.

Binali Yıldırım’da bu sonuçlara bakarak kazandığını erken açıkladı.

Ama Ne bilsin ki işin içinde katakulle var, Hırsızlık var, usulsüzlük var ,hukuksuzluk var, sandık oyunları var, oylar sandık başkanları tarafından değiştirilerek YSK’ya teslim edilmiş.

Yani Çalınmış.

Ak Partinin bu işin üstüne gitmesinin sebebi işte bu yüzdendi.

Binlerce delil sundu YSK ya seçimler o yüzden iptal edildi. Gizli ellerin yönettiği hırsızlık Ak Partinin bu programı kullanmasından dolayı boşa çıktı.

Ve seçimlerdeki hile tespit edildi

Hainlerin oyunu boşa çıkmış oldu.

Kazandığımız seçimi  hilelerle elimizden alıp “kazandık” deyip, “mazbata mazbata” diye ortalığı ayağa kaldırıp, mazbatayı aldıktan sonra YSK seçimi iptal edince, mağdur edebiyatı yaparak ağlamak yok.

Hodri meydan, “bizde 3500 oy ile kazandık” sizde “29000 oyla kazandık” dediniz, aynı halk oyunu kullanıp karar verecek, yine kazan tescilli olsun bizde tebrik edelim” diyerek önemli noktaya parmak basılmış.

Bugüne kadar ne söylenirse söylensin, son sözü 23 Haziran da sandık başında İstanbul seçmeni verecektir.

Gerçekten seçim İstanbul’da yapılıyor ama, bizi bile Anadolu’nun bir köşesinde etkiliyor, bazı siyasetçiler öyle konuşuyor ki sanki seçim ülke genelinde milletvekili seçimi!.

CHP adayı seçimden sonra mazbatası hemen verilmediğinde; mazbatamı verin mazbatamı verdin” derken başka sözler sarf etmişti, bizlerinde çok dikkatini çekti; “145 yıllık Demokrasi hayalimiz neticelendi” deyince 145 yıl önce ile 31 Mart 2019 tarihinde yapılan seçimin ne alakası var? diye düşünmeden edemedik.

CHP adayı sayın Ekrem İmamoğlu; “Demokrasi sadece kazanılarak tesis edilemez, “145 yıldır Demokrasi için mücadele yapıyoruz, 145 yıldır yaptığımız demokrasi mücadelesinde  süreçte elbette ki hatalarımız olacaktır, ama çok büyük hataları memleket kaldıramaz” dedi.

145 yıl önce ne olmuş ülkemizde?. yaklaşık 145 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu oldukça kanlı bir olaya şahit olmuştu. Sultan Abdülaziz, Mithat Paşa’nın başını çektiği bir grup tarafından tahttan indirildi, yerine V. Murat geçirildi.

Darbe sonrası Feriye Sarayı’na götürülen Sultan Abdülaziz’e burada onur kırıcı davranışlarda bulunuldu. Çok kısa süre içerisinde iki bileği de kesilmiş olarak ölü bulundu. Sultan’ın vefatı “intihar” olarak duyuruldu. V. Murat ise, ciddi sağlık sorunları tespit edildiği için 6 ay sonra tahttan indirildi. Yerine veliaht şehzade II. Abdülhamid geçti. İmamoğlu’un söylediği 145 yıl da bu tarihe denk geliyor. İşte o dönemde yaşananlar ve o sözün perde arkası. İmamoğlu’nun bu sözleri Abdülhamit’e zorla ve baskıyla yaptırılanları akıllara getirdi.

Bir belediye seçimine giren belediye başkanı seçimin hemen sonrasında, neden “145 yıllık Demokrasi mücadelemiz sonuçlandı” diyor?.

Bizi İstanbul seçimi ilgilendirmiyor, ama sayın İmamoğlu’nun sözleri dikkat çekiyor, bizde o zaman; “şeytan ayrıntıda gizlidir” sözünü hatırlıyoruz, bu seçimin perde arkasında ne var? demekten kendimizi alamıyoruz.

Sonra aklımıza takılan şu husus geliyor;

PAYİTAHT ABDÜLHAMİT’TE NE OLDU?

TRT’nin hem en çok izlenen hem de en çok konuşulan dizisi Payitaht Abdülhamid’in son bölümü sosyal medyada tıklanma rekorları kırmıştı. Sebebi ise Abdülhamid’in; “Gül ağacına su veririz. Lakin su hem güle yarar hem de dikene… Yanımızda yöremizde su verdiklerimiz diken olmaya meyletmişlerse sonunda mutlaka budarız!”, bir seçimin perde arkasında neler varmış?, onları tespit etmek durumundayız.

İstanbul seçimi artı belediye başkanlığı seçiminden çıktı, başka boyutlara geldi, yaşanan bu süreçleri vatan ve millet sevdalısı, Cumhuriyet sevdalısı CHP li seçmenlerde sorgulayacaktır.

CHP seçmenini anlıyoruz, 25 yıllık hasretleri yapılacak seçimle son bulacaktı ama, bir gizli el olaya el attı, ancak gizli elin ortaya çıkması erken olunca seçimler farklı hale geldi.

CHP nin seçimi alıp almama meselesi değildir, CHP büyük şehir olarak İzmir’i zaten alıyordu aldı,  sonra Başkent Ankara’yı aldı, sayın belediye başkanları görevleri başında, ama İstanbul’da yaşanan hileler ve kumpaslar fark edilince, YSK “23 Haziran da seçim” dedi.

Abdul Hamit Han hazretlerinin;  “Gül ağacına su veririz. Lakin su hem güle yarar hem de dikene… Yanımızda yöremizde su verdiklerimiz diken olmaya meyletmişlerse sonunda mutlaka budarız!” sözleri yıla damgasını vuracak sözlerdir, özellikle AK Parti bu sözlere ilgi gösterecektir.

Günün Sözü: “Gül ağacına su veririz. Lakin su hem güle yarar hem de dikene… Yanımızda yöremizde su verdiklerimiz diken olmaya meyletmişlerse sonunda mutlaka budarız!”.