2020 yılı milletimiz için zorlu bir yıl olacağı gözüküyor.

2020 yılının huzurlu, mutlu, sağlıklı yıl olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ederiz.

2020 yılının daha 2. Ayına yeni girdik ülkemizde pek çok sıkıntı afet ve felaket yaşandı, inşallah bu gördüğümüz sıkıntılar ile kalırız.

2020 yılı milletimiz için bir sınav yılı olacağa benziyor, dünyada yaşanan felaketler, ülkemizde de farklı şekilde yaşanıyor.

Hani denir ya; “bu dünya İMTİHAN Dünyasıdır” gerçekten millet olarak zorlu bir imtihandan geçiyoruz.

2020 yılı mazlum milletlerin kurtuluşu ile, vampir, kan emici ülkelerin savaşları veya mücadelesi olarak geçeceğe benziyor, sınavda ayakta kalan bundan sonraki yıllarda rahat bir nefes alacaktır.

Ülkemizde çeşitli kazalar, kahpece atılan bombalarla yaralanan ve şehit olan vatan evlatları, Suriye’deki KKATLİAMDAN kaçarak ülkemiz sınırlarına doğru gelen masum yavrular ve anneler, Irak’ta yaşanan kardeş katliamları, Filistin de yaşanan insanlık dramı, Müslümanların ilk Kıblesi olan Mescidi Aksa’da katil İsrail siyasetçilerinin yaşattığı vahşet, dünyanın pek çok köşesinde masum insanların katliama tabi tutulması 2020 yılının zorlu bir sıvan yılı olacağını gösteriyor.

Çin devletinde yaşanan salgın hastalık dünyayı sürekli tehdit etmeye başladı, yeni senaryolar üretiliyor, yazılıyor ve sahneye konuyor, insanların huzuru sürekli kaçırılıyor. 1.5 milyar nüfusa sahip koca Çin devleti çaresizlik içinde, nüfusunun fazla oluşu ölümlerin ne kadar olursa olsun onlar için bir şey ifade etmeyecek gibi gözüküyor ama, var olan virüsün varlığı dünya insanlığını ve de mazlum milletleri daha çok tehdit ediyor.

2020 yılı VİRÜSLERİN tehdit olduğu bir biyolojik silah yılımı olacaktır?.

İnsan oğlu her zaman kendi sonunu hazırlamıştır. Kendisine sunulan en güzel nimetlerin kıymetini bilmeyip Doğayı hoyratça kullanmak, var olan değerleri kirleterek yaşama düşüncesi, kendisine emanet edilen verimli Toprakları, Suyu, Havayı kirletmekten kaçınmadan yaşama isteği felaketlerin başlangıcı oluyor.

Koca koca devletler dünya insanlığının gözü önünde toplanıyor, her konuyu başlıklar halinde konuşuyor, sonra utanmadan Katliamların yaşanması için suskun kalıyorlar, insanlığı yok edecek her silahın yapılmasını sağlıyorlar, silahları satılmış beyinlerin eline vererek insanlığın yok olması için çalışmalar yapıyorlar.

Suriye’deki katliamı Rusya istediği an durdurur, Irak’ta, Filistin’de yaşanan vahşeti ABD istediği an durdurur, ama bu katliamların olmaması için Rusya’da, ABD de en küçük bir insanlık sınavına girmiyor, vahşice insanların ölmelerini bekliyor.

Hırs ve kin, dünyadaki varlıklara doymayan aç gözlülük insanlığın katledilmesine neden oluyor.

2020 yılı sınav yılı olacak. İyiler ve kötülerin mücadele yılı olacak. Aç gözlü doymak bilmeyen vampir ülkeler ile, masum ve sahipsiz milletlerin yaşama mücadele yılı olacaktır.

Ülkemizde zorlu sınavdan geçiyor, kardeş kavgasının olmaması için mesajlar veriliyor.

Depremlerde ölen insanlarımız,  Kazalarda, Çığ felaketinde ölen ve yaralanan insanlarımız, vatan savunması için şehit düşen insanlarımızın rengi, kimliği, düşüncesi ne idi, her insan farklı düşüncede idi ama kader onları birlikte ebediyete uğurladı, yani kaderde, tasada ve sevinçte bir olmamız gereken millet olarak, kaderde, acıda bir isek, sevinçte de bir olmamız gerektiğini gösteriyor.

Van Bahçe şehir de bir minübüs fırtınalı zamanda yola çıkmasa idi, bir Çığ felaketi ile karşılaşmayacaktılar, Çığ felaketini yaşayan insanları kurtarmak için bölgeye akın eden insanlar 2 kişinin cesedine ulaşmak isterken, 33 insanımızı kara toprak içine çekti 2 kişi için göz yaşları dökülürken sayı 35 oldu.

35 cana yakınırken, akşam saatlerinde İstanbul Sabiha Gökçen hava limanından bir acı haber daha geldi, bir şirkete ait yolcu Uçağı İzmir’e gitmek için havalandı, kısa süre içinde geri dönmek zorunda kalıyor, hava şartlarının sıkıntılı olması sonucu piste inmek isteyen uçak yere hızlı iniş yapınca uçağın hakimiyeti kayboluyor ve pist dışına çıkarak 177 yolcunun hayati tehlikesi ile karşı karşıya geliyor, uçak 3 parçaya bölünüyor, çok şükür ki 3 ölümle süreç son buluyor.

1 günde 2 insanı kurtarmak için 33 vatan evladını kaybettik, 177 insanın 3 tanesi ölünce 3 ölüme sevinir olduk!, ölüm olayı daha fazla olmasın diye, buna şükür eder olduk.

Cumhurbaşkanımız sayın recep Tayyip Erdoğan yaşanan süreç ile ilgili olarak şu açıklamaları yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Bahçesaray’da meydana gelen çığ felaketleri ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yaşanan uçak kazası bizleri derinden üzmüş, Elazığ depremi ve İdlib’te askerlerimizin şehit edilmesi sonrası yaşadığımız acı katlanmıştır.

Felaketlere hazırlığımızı daha da güçlendirecek, yaralarımızı hızla saracak, afetlerden ve kazalardan etkilenen vatandaşlarımızı, şehitlerimizin ailelerini, gazilerimizi her zamanki gibi kucaklayacak ve onlara destek olacağız. İnşallah bu zor dönemlerden daha da güçlü çıkacağız.

Biz yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım, hep birlikte TÜRKİYE olalım… Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel yoktur. Her zaman olduğu gibi bu süreçte de tüm kurum ve kuruluşlarımızla birlikte Milletimizin yanındayız” dedi.

Çığ faleketi bölgesinde kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Hep diyoruz; Doğa olaylarına dikkat etmek gerekir. Doğa ile Güreşmek isteyenler her zaman yenilmeye mahkumdur.

Her zaman söz konusu bölgede Çığ kaymaları olduğu halde bölge halkının inatla bölgeden geçmek istekleri bir aracın Çığ altında kalmasına neden olmuş, yine ikinci hata Çığ kaymalarının olacağını bilmesi gereken kişiler kurtarma çalışmalarında dikkat edilmesi gerekirken dikkat edilmemiş, sonuçta Doğa her zaman olduğu gibi yine galip gelmiştir.

Ey gaybı bilen

Ey günahları bağışlayan

Ey ayıpları örten

Ey sıkıntıları gideren

Ey kalbleri çeviren

Ey gönülleri güzelleştiren

Ey kalbleri nurlandıran

Ey kalblerin tabibi

Ey kalblerin sevgilisi

Ey gönüllerin dostu

Bizi affet, rızkımızı çoğalt AMİN AMİN AMİN

Günün Sözü; DOĞA İLE DEĞİL, BOĞA İLE GÜREŞİLİR