| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | İletişim | Künye | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORiLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARDÖVİZLiNKLER |
TOKAT TV DE GÜNDEM DEVAM EDİYOR.
Tokat TV deki “GÜNDEM” programı, çalışmam devam ediyor. Her hafta Cuma günü saat 20 de başladığımız program bütün güzelliği ile sürüyor. Bu haftaki konu; Erbaa Hes idi. Konuklarımız; GOP Üniversitesi Rektör yardımcısı sayın Prof. Dr. Ali Kasap hocam ve Yrd. Doç. Dr. Sayın Ekrem Buhan hocamızdı. Tokat TV de yaptığım “Gündem” programı 3. haftasını tamamlamış oldu. Saat 20 de başlayıp 24 e kadar süren programda her konu bütün açıklığı ile tartışılıyor, gizli, kapaklı hiçbir şey kalmıyor. İnancımız şudurki. Niksar’ı, Tokat’ı, ülkemizi ilgilendiren her konuyu gündeme getiriyoruz ve insanlarımıza faydalı çalışmalarımızı TV dede devam ettiriyoruz. Erbaa Hes’i her zaman yazıyor ve söylüyoruzki, sıradan ve masumane bir proje falan değildir. Bu çalışmayı kim nasıl başlattı, kim neden halen destekliyor onu da anlamış değiliz!. İyi niyetli olmayan bu “şer proje”yi halen birileri ısrarla yapılmasını istemesi beyinlerdeki soru işaretlerini daha da netleştiriyor. Komplo teorisi yapmıyoruz tabiki, ama bazı gerçekler komplo teorileri ile birlikte eş değer de olabiliyor. İyi niyet taşımayan bir proje ortada var iken ve bu “ihanet” projesine destek verenleri görünce!, ülkemin içinde yaşayan “hainleri” daha açık ve net görmüş oluyoruz!. Tokat TV de yine güzel noktalara temas ettik, Tokat halkı ilk defa böyle sözlerle karşılaştığını düşünüyorum. Kelkit Vadisinin dışında kalan insanlar başına gelecek felaketlerden halen habersizler !. TV, Radyo ve Gazetelerin en büyük özelliği bu olsa gerek. Halkımızı en doğru bilgilendirmek, en doğru kararı vermektir. Zaman içinde bazen kızıyorsunuz yapılan programlara ve ya yazılara ama; iyiki böyle bir meslek ülkemizde var. Gazete, Dergi, TV ve Radyoların yayınlarına rağmen ülkemizde halen sıkıntılar devam ediyorsa, bu sektör “olmazsa olmaz” hizmet sektörlerinden bir tanesidir. Basın ve Yayın kuruluşlarının olmadığı bir memleketi hiç düşünebildinizmi?. Böyle bir yokluğu düşünmek bile istemiyoruz!. Ülkemizin “Demokrasi” yolundaki en tetikleyici unsuru; Basın Yayın kuruluşlarıdır. Siyasilerimiz elbetteki Demokrasiyi savunuyor, savunmalıdır da, ama bazıları kendi anlayışındaki demokrasi ve insan haklarını savunuyor ve hatta dayatma yapıyorlar. Niksar’da, Tokat’ta ve ülkemde iyiki Basın Yayın kuruluşları var. Bizler dünyanın en iyi denetlenen, en çok irdelenen, en çok eleştirilen yegane kuruluşlarıyız. Bizlerin yazdıkları, konuştukları ve her yaptığı çalışma ve hareket toplumumuz tarafından her an denetleniyor, hata var ise en kısa zamanda ve hatta en sert bir şekilde eleştirilerek geri geliyor. İşte Demokrasi ve insan hakları bu dur. Demokrasi nasıl gelişecek?, nasıl şekillenecek?. Eleştiren kişi ve kuruluşlarda eleştiriye açık olacak!. Bakınız bizler inadına “Demokrasi” diyoruzya!, bizler Demokrasinin bütün kurallarının hayat bulması için de büyük gayret ediyoruz. Yazdığımız her yazıya gelen olumlu ve olumsuz eleştirilerden asla kaçmıyoruz. Yazılan haberlere gelen eleştirilerin dozu bazen çok kaçmasına rağmen o eleştirilere onay veriyoruz. İftira dolu yorumlar geliyor, onlara onay vermiyoruz. Onay vermediğimiz yorumlar doğru olsa; Vallahi de Billahi de onlara onay veririm, ama iftiranın o kadar dozu kaçıyorki, bizler o tür çirkin yorumlara onay versek!, sağduyulu siz değerli okuyucularımızdan çok ağır eleştiriler alırız. Hayatımızın riskli olduğunu zamanla söylüyoruzda, aslı, alakası olmayan sözlerle insanların iftira atmalarını bir türlü anlayamıyoruz!. Defalarca yazdık; “bizler siyasete girmek gibi bir düşüncemiz yoktur. Siyasi çalışmanın içinde değiliz ve de olmayacağız, yani hiçbir parti çatısının altında siyaset yapmayacağız. Siyaset yapmayacağımızı dile getirdiğimiz halde!, inatla sanki siyasete atılacağımız gibi bizlerin önünü kesmeye çalışanları anlayamıyoruz. Bir kez daha belirtelimki!, bizler hiç bir siyasi partiye kayıtlı değiliz ve de olmayı düşünmüyoruz. Şu an itibaren Niksar Vakfı Başkanlığım devam ediyor, ayrıca NİKKUT Dernek Başkanlığımda devam ediyor, Niksar İnsan Hakları Araştırma ve İnceleme Kurulu üyesiyim, bu güzel kuruluşları ayaklarının üstünde kalacak bir şekle getirip bırakmak istiyoruz. Kimseden servet edinmedik, kendi alınterimizle kazandıklarımızı bu kuruluşlara harcadık, harcamaya devam da ediyoruz. Bizim memleket sevdamızı herkes anlasa ve bilse!, inanın kimse, kimseye asla kötülük yapmaz. Bizler; makamların arkasına saklanarak geçinmiyoruz!, yakamıza kurumların etiketlerini takarakta hayatımızı devam ettirmiyoruz!. Haftada bir gün Tokat TV de program yapıyorum. Haftanın 6 günü gazetede yazı yazıyorum, günün çoğunluğunu memleket işlerine koşturarak geçiriyoruz. Daha ne yapalım?, bilmiyoruz. Önceki yazılarımda “İftira” atanlarla ilgili çok ağır ifadeler kullandım, defalarca yazdık ama ne gariptirki!, birileri iftira atmaya devam ediyor. İftira atanları tesbit etmek bazen zor oluyor, ama tesbit ettiklerimizi görünce bu memleketin kaderi kimlerin elinde imiş ona da üzülüyoruz!. Gazetelerimizde her gün yazılar yazıyoruz. Yayınlarımızda; ülkemizin güzel yönetilmesini, Devletimizin güçlü olmasını, Milletimizin; Huzur ve Mutlu olmasını, insanlarımız iş bulsun, aş bulsun, aileleri ile mutlu bir hayat sürdürsünler diyoruz!, diyoruz da; birileri halen kendi pisliklerini, kendi rantları ellerinden gideceğini düşünerek bizim gibi memleketine çalışan insanları önünü kapatmaya çalışıyor. “İftira” dünyada; en kötü, iğrenç bir harekettir. İftiralar sonunda işlerini kaybeden, yuvaları yıkılan, toplumda perişan olan çok insanın olduğunu düşünüyoruz. İftiradan; rant eden ve etmeye çalışanlarında olduğunu görüyoruz. Ama insanlara iftira atarak rant elde etmeye çalışanlarla artık amansız mücadele yapacağız. Bu mücadelemizi başlattık, ömrümüz boyunca da sürdüreceğiz. Bölgemizi katledecek; bugün yaşayan canlıların ve gelecek canlıların hayat damarlarını kesecek olan Erbaa Hes için başlattığımız mücadelenin ne kadar zor olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Erbaa Hes konusunu her şartta açmaya çalıştığımda, konunun konuşulmasından pek çok insan rahatsızlık duyuyor. Mücadeleye başladığımız günden bugüne kadar gelinen noktada o kadar ilginç olaylara şahit oldumki!, inanın bunları düşünmek bile istemiyorum. Erbaa Hes konusundaki mücadeleme başladığım günden bugüne kadarki süreçte, bizler hiç geri adım atmadık, her geçen gün bilgimi daha da geliştirdiğimi düşünüyorum. Hes konusunu ortaya attığımızda, Milletimizden oy alarak bu memleketin ve milletin menfaatlerini koruması gerekenler, bizlerin sözleri karşısında gülüp geçmişti. Uzun bir mücadele sürecinde, bugün gelinen noktadan çok mutluyuz. Bizler bu mücadeleyi ilk başşattığımız da bizlerin sözlerine gülüp geçenler, o günlerde lakayt davrananlar, bugünki geldikleri noktayı görünce de mutluyuz. “İhanet” projesi olarak gördüğümüz Erbaa Hes de gelinen noktadan umutluyuz ve mutluyuz. İlk mücadeleye başladığımızda iki kişi idik. Mücadelenin içine girdikçe; kimlerin makam ve mevkileri işgal edip, memleket meselelerine duyarsız kaldıklarını gördük. İnatla ve ısrarla sürdürdüğümüz mücadele de bizler dışarıdaki güçlerle mücadelemiz yanında, içimizdeki beyinsizlerle!, de mücadele yapmak zorunda kaldık. Hes; konusundaki ilk mücadeleye başladığımız günle, bugünü kıyasladığımızda tabiki çok önemli aşamalar kaydettik. Bizler bu sütunlarda yaptığımız mücadelenin ancak onda birini yazıyoruz, dile getiriyoruz. Keşke diyorum; bizler kadar mücadele edecek birkaç kişi daha olsa istiyorum, ama gelinen bugünki noktaya da şükrediyorum. Gün; birlik be beraberlik günüdür. Bizler; şunun, bunun, onun sözleri ile hareket edersek, yapmamız gereken mücadelede başarısız oluruz. Bizim derdimiz; “Üzüm yemektir, Bağcıyı dövmek gibi bir düşüncemiz” yoktur, bu böyle biline. Ülkem ve bölgem için “ihanet” projesi olarak gördüğümüz Erbaa Hes konusunda kim bu “hain” projeye karşı çıkarsa o kişi ve kuruluş bizim başımızın tacıdır. Gazetelerimizde yazıyoruz, Tokat TV de konuyu dile getiriyoruz. Ulusal TV ler de yine konuyu gündeme getirip bu “hain” projenin tamamen ortadan kalkması mücadelesi veriyoruz. Bu Topraklar bizlere emanet edildi. Bölgemizde görülen Su’lar çok gibi gözükmesin!. Sular bölgesi olarak bilinen Niksar’da bile, Niksar Belediyesi Niksar’ın Su ihtiyacını karşılamak için her ay yüzbinlerce lirayı Elektrik parası olarak ödemek zorunda kalıyor. O zaman şu manzara ile karşı karşıyayız; Niksar Ovasının halen %50 si cazibeli Sulama ile sulanmıyor. Niksar Ovasının %50 si yer altına yerleştirilen Motopomp sistemi ile sulanırken. Niksar’ın şehir içme Suyu elektrik vasıtası ile yer altından çekilen Su ile ihtiyacı karşılanmaktadır. Yer altı sularının bölgemizde çekildiğini düşündüğümüzde, bölgemizin nasıl bir felaketle karşı, karşıya geleceğini hep birlikte düşünelim!. Artık şunu herkes bilmelidir. Gelecek onlu yıllarda Dünya Su mücadelesi ve hatta; Su Savaşları ile karşı karşıyadır. Bu konuyu abartmıyoruz. Bölgemizde olmayan Suların anlaşmasını DSİ Ankara da masa başında firmalarla anlaşarak babasının malı gibi peşkeş çekiyorlar. DSİ ilk defa asli görevini yerine getirsin, daha sonra başkalarının işlerine karışsın. Benim memleketimin işi gerçekten zor!. Makamlara gelene kadar “küçük dilleri gözükenler, makamlara oturunca kendilerini ulaşılmaz ve tek güç sahibi sanıyorlar” ve devamında da ülkemin başına bela oluyorlar!. Allah(cc) tan korkan, canlıların geleceğini düşünen her vatansever insan Erbaa Hes’in yapılmaması için mücadele etmelidir. Ciftlik10; rumuzlu kişiye sesleniyorum, çok vijdansızsınız!. Rahmetli Babamız da, bizde bu memleketin güzelliklerini istedik ve de istiyoruz. Çok insan memleketimizin selameti için, mutluluğu için çalışıyordur, ama bizler daha da çok çalışıyoruz. D100-E80 Karayolu karşıdan geçmemesi için, Niksar’ın eski yolunu genişleterek geçmesi için rahmetli babamızda çok çalıştı, ama ileriyi göremeyen beyinler maalesef yolun karşıdan geçmesini sağladılar. Bizler aylardır yine aynı yol için yazılar yazdık hiçbir Allahın kulu yazdığımız yazılara çıt çıkartmadı ve yol; Duble yol kapsamına girdi, şu an D100-E80 karayolu aynı güzergahtan Duble yol olarak bütün hızı ile yapımı devam ediyor. Gazetecilik böyle çileli bir meslek; memleket ve millet uğruna canımızı verecek kadar çalışırsız, ama vijdansızlar maalesef iftira atmaktan geri durmazlar!. Hayatın en acımasız tarafı böyle işte!. Duble Yol kapsamına alınan yolun hiç değilse bir kanadının Niksar tarafından geçmesi teklifi yaptık!, kimse ilgi bile göstermedi!. Erbaa Hes konusunda ilk yazı yazan, konu hakkında ilk toplantıyı Niksar Vakfın’da yapan ve gündeme getiren bizleriz ve halen mücadelemizi yılmadan yorulmadan devam ettiriyoruz. Birileri koltuk sevdası için işi farklı mecralara çekiyor ve de bizlerin yapmadığı hataları yapmış gibi suçluyorlar!. Yazık; çok yazık. Erbaa Hes konusunda bugün ahkam kesenler!, bizlerin her şeyi açıkca yazmayacağımızı biliyorlar, yinede yazmayacağız, biz kişileri değil, ülke meselelerini tartışırız. Bizler bu “şer projenin” tamamen ortadan kalkması için uçan kuştan medet umuyoruz!. Erbaa Hes konusunda olayları bilerek ve isteyerek çarpıtanlarla şu an mücadele etmeyeceğiz, bizler sabredeceğiz. Şunu bir kez daha belirtiyoruz; Erbaa Ziraat Odası, Ark Enerjinin (Sanko) EPKD dan aldığı lisansa itiraz etti ve Ark Enerjinin; Enerji Piyasasından aldığı Erbaa Hes lisansı iptal edildi. Bu gelişme çok hayati bir çalışmadır. Bunu küçümsemek ahlaksızlıktır. Niksar olarak bizler çalışmalarımızı Erbaa Hes’in ÇED raporuna yönelikti. Bu çalışmalar devam ediyor, toplantılar yapılmadı, yeni bir gelişme olduğunda, Niksar veya Erbaa da yeni toplantıları kurumlar yapmak mecburiyetindedir. Niksar Ziraat Odası ile Erbaa Ziraat Odası birlikte EPDK nın lisansına itiraz edecekti, Niksar Ziraat Odası firmanın lisansına itiraz etmedi, Erbaa Ziraat Odası da tek başına Mahkemeye vererek davayı kazanmış oldu. Birileri başarısızlığının bedelini ve kaçmak isteklerini olayları çarpıtarak halkımıza sunmasın. Olayları gerçeklerden saptıranlarda, ihanet projesine destek vermiş olacaktır. Saygı ile duyurulur!.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 2 yorum yazylmy?tyr. ilteriş kağan
[ 09 Şubat 2010 09:57 ]
Anlaşılan Niksar Ziraat Odası avukat masrafından kaçmış.
Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
SON DAKİKA HABERLERİ
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Copyright © 2008. Niksar Bilgin Matbaası |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||