Anasayfa | İletişim | Künye | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

DÖVİZ

LiNKLER

NAMAZ HAYATIN MİSYONUDUR

Okunma  Yazar : Zeynep BOYNUDELİK
Yorumlar  Yorum Sayısı : 5
Okunma  Okunma : 1536
Tarih  Tarih : 10 Şubat 2010 19:30

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

              ...... Artık sana küçüğüm diye hitap edemiyorum, biliyor musun? çünkü büyüdün, olgunlaştın. bir anne babanın konuşacak ne çok şeyi var evladıyla, onlar bluğ çağına gelince. sizler bir emanetsiniz. mülk olamazsınız. bir büyük insanın dediği gibi; "eğer mülk olsaydı evlatlar, daha özgürce tasarruf etme hakkından söz edebilirdik. ama emanet olunca, hele mülkün mutlak malikinin emaneti olunca üzerimize ' itina ' gibi. ' emanete sadakat ' gibi adeta bir hayat misyonu düştüğünü idrak ediyorum. emanet eden emanetin hangi misyonla yüklenmesini istiyor, emanet edilenler bunun için ne yapacaklar? sevgiyi veren, emanet sorumluluğunu da vermiştir. ve eminim onun gereğini ifa etme takatini de  vermiştir. evlada ve ebeveyne. insan gibi insan olmanın erdemine, kıvamına taşıyacak sır, yaradanı hayatından çıkartmamak çünkü yaradan insan kalbini ancak onunla buluştuğu zaman mutlu, sekinet içinde olacak biçimde yaratmış... sanki kalbin hayat suyu onu idrak ve ona yakınlık, onunla birliktelik. ondan koptukça sancılı sanki kalp. onunla geniş ve onsuz dar!"
              Hatırlıyor musun, sana rabbimizi ilk anlattığım, onunla ilk tanıştığın günleri?
             - Elbette hatırlıyorum ve kendimi çok şanslı hissediyorum. hiç bir zaman korku ve nefret üzerine bir otorite kurmayan bir anneye sahibim. ALLAH SEVDİ Kİ SENİ YARATTI. SEVMESEYDİ YARATMAZDI. KİMSE ONU MECBUR EDEMEZDİ YARATMAYA. tarzındaki sözlerinle  ruh sağlığımın hem toplumla hem de allahla uyumlu olabilmesinde iyi bir temel oluşturdun. bir çok arkadaşımın annesi allah otoritesini korku boyutu ile vermiş ki onlar ALLAHI hep ceza veren bir güç olarak görüyorlar.
            - Muhammed esed ' allah korkusu '  demiyor da 'allaha karşı sorumluluk bilinci' diyor. Allah korkusunu, allahın sevgisini rahmetini, kaybetme korkusu olarak yorumluyor. cezalandırma korkusu olarak değil. mesela sana peygamberi, yasaklayan sınırlayan sert bir kişilik olarak tanıtsaydım onu sevemezdin...
             - Oysa ben peygamberi çok sevdim, çok seviyorum. O çocukları çok seven, onlarla çok güzel diyaloglar kuran birisiydi. peygamberimizin ne güzel özelliklerini anlatmıştın. onların bir çoğu hala hafızamda.
              -  artık bu güzellikleri dinleme zamanından çok yaşama zamanın geldi güzel kızım! yüklendiğin misyonu tatbik etmek ve örnek olmak! mevlana varlığın temel sebebini ELEST MUAHEDESİ olarak sayar. hayattaki kulluğun temel özelliğini bu sözleşmeye bağlı kalmak ve sürekli allah ile olmakla niteler. bu sözleşmeye bağlı kalmanın şahitleri olarak da namaz oruç zekat sadaka zikir gibi ibadetleri sayar. zekat vermeyi, hediyeler sunmayı, ezel sırrına ermenin şahidi sayarken; namaz kılmayı ALLAHA VERİLEN SÖZÜN BİZATİHİ İCRASI olarak görür. bu sözleşmeye bağlı kalışın en önemli cevherinin takva ve ihsan şuuru olduğunu, bunları tetikleyenin ibadetler olduğunu söyler. bu ibadetler yapılarak kemale erebilir insan. ama varoluşundan beri insanı bir türlü hazmedememiş bir şeytan mevcuttur. huzurdan kovuluşu ademoğlunun sebebiyle olduğu için intikamı büyüktür ve sıratı mustakim üzerine oturarak insanı doğru yoldan uzaklaştırmak için allahtan izin almıştır.
            -  dünya imtihan alanı olduğu için mi allah şeytana izin vermiştir.
            - bunu mevlananın  diliyle anlatıyım sana :
            " beni yaşat da bana hoşgelen bu dünya zindanında düşmanım ademoğullarını öldüreyim. kendinde iman rızkı, ahiret azığı  bulunanların elinden onu alayım. içleri pişmanlıktan yansın, onları kah yoksullukla korkutayım, kah dünya güzellerinin ve güzelliklerinin cazibesi gözlerini bağlayayım." şeytanın insanın içine girmesine engel olmanın yolu namazı dosdoğru kılmaktır. namazı gösteriş yapnlar, riyakarlar gibi değil ihlas ile kılanlar gibi kılmaktır. mevlana allah ile mülakat olarak değerlendirdiği namazın rukunlarını işari ve sembolik olarak şöyle yorumlar:
             İFTİTAH ile namaza giren kul kurban kesen gibi allahüekber diyerek nefsini kurban etmeye hazırlanır. kul bu tekbirle bütün şehvetlerden hırslardan arınır. ve adeta allaha kendini kurban eder.
             KIYAMda duran kul allahın huzurunda hesap vermeye hazırlanan insan gibidir. gözyaşı dökerek ayakta durmak, kıyamet günü yeniden dirilerek kabirlerinden kalkan kimselerin mahşer yerinde allahın huzurunda ayakta durmaları gibidir.
             KIRAAT sırasında kul adeta rabbıyla konuşur. allah kuluna verdiği nimetleri hatırlatarak:  " sana verilen bu ömür süresince neler yaptın, ne kazandın, bana ne getirdin, ömrünü nerde harcadın, rızkı nerde kullandın?" diye sorar. bu soruları düşünen ve yeterli cevap bulamayan kul bu nimetleri veren rabbından utanır, günahlarını düşünür, utancından iki büklüm RUKUYA varır. ayakta durmaya mecali kalmadığından sübhane rabbiyel azim diyerek allahı noksan sıfatlardan tenzih ile tanzim eder. ardından fermanı ilahi gelir ve denir ki : " başını kaldır da sorulan sorulara cevap ver. " iki büklüm olmuş kul haya ile başını kaldırır fakat dayanamaz. utancından bu sefer yüzüstü yere kapanır. SECDEde subhane rabbiyel ala diyerek rabbini hicap duygusuyla tesbih eder.  tekrar kendisine adeta şöyle denilr: " başını kaldır, yaptıklarından haber ver." kul bir kere daha başını kaldırır ama utancından tekrar yüzüstü kapanır. hakteala tekrar: başını kaldır, yaptıklarını haber ver." buyurur. allahın azameti ve heybeti karşısında acze düşen insan bu ağır yükle dizüstü KA' DE' ye oturur. allah yine : " verdiğim nimetlere nasıl şükrettiğini bana göster." deyince kul bu sefer yüzünü sağ tarafa çevirir, peygamberlerin ruhlarına ve meleklere selam verir. onlardan şefaat umar. ayağının tökezlediğini ifade eder. peygamberler de selam veren kula derler ki: " çare ve destek dünyadaydı şimdi geçti. orada hayırlı işler yapsaydın, ibadet etseydin olurdu." kul bu sefer ümitsizce yüzünü sola çevirerek akrabalarından, dostlarından yardım diler. onlar da ona: " biz kimiz ki sana yardım edelim? kendi cevabını allaha kendin ver." derler. ümitsiz ve çaresiz kalan kul ellerini açarak duaya başlar. " allahım herkesden ümidimi kestim. kulun evvel ve ahir başvuracağı ve sığınacağı sadece senin rahmet ve mağfiretindir. beni bağışla! "
               mevlananın sevgi dolu yüreğinden sevgisini teslim almak istedim senin için. anne ve kız olarak iletişimimiz sevgide odaklansın diye. herşey o zeminde büyüsün diye. o zeminde oluşan değerler kalbimize ve zihnimize elbette yük olmayacaklardır...

Yazdyrylabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 5 yorum yazylmy?tyr.

halil [ 24 Aralık 2009 00:59 ]

BİR İSLAM ALİMİ DER Kİ ''BİR MÜ'MİN BİR VAKİT NAMAZINI KILAMADIĞI ZAMAN KALBİNE HANÇER SAPLANMIŞ GİBİ IZDIRAP DUYMUYORSA İMANINDAN ŞÜPHE ETSİN ''TÜM YAZILARINIZ İÇİN ALLAH RAZI OLSUN.

AHMET [ 11 Ekim 2009 21:49 ]

Tüm düşüncelerinize katılıyorum.

mehmet [ 10 Eylül 2009 21:46 ]

3.Paragrafin ortasinda Allah'la uyumlu kelimesinde imla hatasi vardir lütfen düzeltir misiniz?saygi ve selamlarla

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

SON DAKİKA HABERLERİ

Cemalettin BİLGİN Cemalettin BİLGİN
KANSERİ YENDİ, ŞİFA DAĞITIYOR
Namık BİLGİN Namık BİLGİN
Bu Defa Evet
Yüksel ALTUNER Yüksel ALTUNER
HALK OYLAMASI (2)
Abdullah YILDIZ Abdullah YILDIZ
ANAYASA MAHKEMESİ NE DİYOR?
H.Çınar Aybak H.Çınar Aybak
Ceviz
Hami KARSLI Hami KARSLI
Dr. ALİ NEJAT ÖLÇEN(*)
Bülent YILDIRIM Bülent YILDIRIM
BÖYLE BUYURMUŞ ZERDÜŞT
Murat KEÇECİ Murat KEÇECİ
Bir çocuğunuz daha var!
Zeynep BOYNUDELİK Zeynep BOYNUDELİK
VİCDAN SIZLIYORSA EĞER
Atalay KARAHAN Atalay KARAHAN
ESMÂÜL HÜSNÂ

ANKET

Niksar'da hangi hizmetlerden memnunsunuz?




Tüm Anketler

Copyright © 2008. Niksar Bilgin Matbaası