VAKT-İ HÜZÜN (AHDE VEFA)





12.9.2017 - 09:00   /   Okunma Sayısı: 412

  

      Selam olsun can Nasılsın yine bir sonbahar ve ömrün son demi misali dökülür yapraklar.Dal; yorgun ,bıkkın, hüzün dolu, vakit ayrılık vakti... Derler ki ömür dört mevsimdir. Önce çiçek açarsın sonra meyve verir , gölgen de dinlenip meyvenden nasiplenirler ardından yorgun düşersin , yaprakların bile sıkar seni , dalınla baş başa kalırsın ve sonrası malûm ruhun göçer kuru bir gövden kalır, üşürsün.. Niceleri ilkbahara eremeden dökülecek toprağa.Yazdan kışa varamadan dökülenleri ise sorma.. Biz şairler ve şairelerde geldik bakıyoruz dünya penceresinden ve hak vaki olacak toz konduramadığımız yüzümüz gözümüz toprak dolacak.. Dedim ya vakit sonbahar hüzün ve ayrılık ayı.. 
      İşte zamanın yaşayan değerlerinden biri de Erzurumlu Emrah'ı bugün siz Niksarlı hemşehrilerimle yâd edip rahmetle anıp hayatına şöyle göz atmış olacağız. Erzurumlu Emrah , Erzurum'a bağlı eski adı Tambura, şimdiki adı Güzelyurt olan köyde doğdu. Babasının adı Mehmet, kendi adı Emrullah'tır. Doğum tarihiyle ilgili kesin bir bilgi yoktur. Ancak tahmini olarak 1814-1819 arasında doğduğu söylenebilir. Emrah ilk gençlik yıllarında köyünden ayrılarak Erzurum’a yerleşti. Bir süre medrese eğitimi aldı. Daha sonra Trabzon’a gitmek üzere Erzurum’dan ayrıldı. Bu onun memleketinden ilk ve son ayrılışı oldu. Bir daha Erzurum’a dönmedi. Hayatının sonuna kadar Anadolu’nun değişik yörelerini gezdi durdu. Erzurum’dan ayrıldıktan sonra Bayburt ve Gümüşhane'ye uğrayarak Kop üzerinden Trabzon'a vardı. Bir süre aşıkların uğrak yeri olan Pazar Kapısı’ndaki Mazlumoğlu'nun kahvehanesine konuk oldu. Sazındaki ustalığı ve sesindeki ahenk sayesinde kısa bir sürede yöre halkının gönlünde yer etti. Trabzon’da iken bir ara Değirmendere tarafına gitti. Orada Güleser adlı bir kıza gönül verdi. Kızın ailesi rıza göstermeyince de gururu incinmiş bir halde yeniden Trabzon’a döndü. Emrah Trabzon’dan 1837 yılında ayrılarak Kastamonu'ya geldi. Burada şehrin zenginlerinden Alişan Bey’in yardımıyla aranan bir aşık oldu. Başından bir de evlilik geçti. Ancak Alişan Bey'in ani ölümünden sonra burada kalmadı ve Çankırı’ya geçti. Çankırı’da Yusufzade’nin konuğu oldu. Yeşildirek kahvesinde çalıp söyleyerek kısa sürede bölgede tanındı ve sevildi. Çankırı’nın ünlü ozanı Sabri ile de tanışarak iyi bir dostluk kurdu. Bir süre sonra Çankırı’dan ayrıldı… Konya ve Niğde’yi ziyaret ettikten sonra, Sivas’a geldi. Sivas halkı Emrah’ı hemen sahiplenerek bağrına bastı. Burada âşıkların uğrak yeri olan Havuzlu kahvede çalıp söylemeye başladı. Burada eşraftan Hacı Ali Bey’in aracılığıyla Mahi lakaplı Emine Hanım’la evlendi. İlk yıllarda mutlu bir beraberlikleri vardı. Mehmet adını verdikleri bir de çocukları oldu. Fakat sonradan bilinmeyen bir nedenle ayrıldılar. Bu ayrılık Emrah’ı çok etkiledi ve Sivas’tan ayrılmasına neden oldu. 
   Sivas'tan ayrıldıktan sonra Tokat’ın Niksar ilçesine yerleşti. Artık yaşı da ilerlemişti. Niksar'da Acın Kızı adında bir kadınla evlenerek ömrünün sonuna kadar burada kaldı. Öldüğü vakit Niksar'ın Karşıbağ Mahallesi'nin Tekkebayırı Semti'ndeki mezarına defnedilmiştir. Emrah'ın mezar taşına 1271 (1854) tarihi yazılmışsa da rivayete göre bu tarihten sonra da yaşamış olma ihtimali de vardır. Kendisinin nezdinde hakka yürümüş tüm şair üstadlarımızı rahmetle anıyorum ve manevi değerler şehrin temeli gibidir ve ruhunu yansıtır .O değerlere sözde değil özde sahip çıkmak gözetmek ve maneviyatına yakışacak şekilde türbeleri ziyaret edilmeli ve oluşabilecek olumsuz durumlar karşısında önlemler alınmalıdır.İsmini kullanarak yapılan organizasyon ve programların yanı sıra bu gibi değerlerin asıl şahsına ve türbelerine karşı saygıyı aşılayabilmeli rahmetle yâd etmeliyiz derken Erzurumlu Emrah'tan yüreğinize değecek bir şiirle size veda ediyorum. Yüreğine iyi bak can sevgilerimle...


Sevda Doğan Karakaş

El Aldı Gitti 

Çağrışır bülbüller gelmiyor bağban 
Hoyrat dost bağından gül aldı gitti..
Yüz bin mihnet çektim bir bağ bezettim
Yari ben besledim el aldı gitti..

Nice mihnet çektim bin daha gerek
Hayli ômür ister bir daha görek
Nazlı yarim aldı o kanlı felek
Aktı gözüm yaşı sel oldu gitti..

Nazlı yardan kem haberler geliyor
Dostlarım ağlıyor düşmanlar gülüyor 
Dediler ki sefil Emrah ölüyor
Kimi kazma kürek bel aldı gitti..

 ERZURUMLU EMRAH



YORUM EKLE

İsminiz

 

Mail Adresiniz

   

Yorum

 

YORUMLAR

  • Bu Habere Ait Yorum Bulunmuyor...

GÜNLÜK CANİK GAZETESİ

ÇOK OKUNANLAR