''ÜSTAD'' Yazıyor....



Yılmaz Çiftçi'nin kaleminden....

13.09.2013 - 10:35   /   Okunma Sayısı: 5258

  

            Gözü hep gelecektedir insan oğlunun varsa yoksa emelleri ve hiç bitmeyecek olan arzu talepleri içinde debelenip durur insan oğlu.

            Çocukluğunda gençliğinde arzu edipte elde edemedikleri iç dünyasındaki depreşimler belirli bir mevkiye ulaşıp yetki ve etki ile donatıldığı zaman içindeki egoları ulaşamadığı tutkuları ve hatta iç geçiripte ah be bir elimde imkan olsa da şu içimdeki kinleri bir kussam. Kafayı taktığım arzı aleme diye kendi dünyasındaki karanlıkta kalmış iç güdüleri belirli mevkiden sonra gün yüzüne çıkı verir.

            Vay be ben neymişim at benim şah benim mat edende benim der.

Yeri geldiğinde müdahale yapmayacak veya yapılamayacak gizemlerde hani rabbimiz der ya yürü ya kulum insan oğlu da kendini bir şey zannedecektir.

            İşin enteresan tarafı kişinin kendisini çok iyi tanımasına rağmen kendiyle barışık olmadığından kendine bile yalan söyler riya yapar ben öyle değil de aslında böyleyim der  işte bu çap meselesidir kendini iyi tanıyıp iç güdülerine esir olmaktır. İnsanoğlu kendini nasıl biliyorsa karşısındaki insanı da öyle bilir. Aklı sıra çayın tavıyla çayın kuşunu vurur!!!

            Bilmezler ki kurtlarla dans zordur çakalın bile asaleti olduğu zamanımızda sırtlanlara esir olur. Kendini lime lime iliklerine kadar emdirir. Emdirirken bir bakmışsın ki emilmek kişinin de hoşuna gider. Emocu olur kardeş kardeş geçinip giderler etliye sütlüye karışman  ooohh ne ala mualla hülyasıyla  …

            Kişi mensup olduğu davanın temel ananelerine törelerine asgaride olsa riayet etmedikçe yola çıktıklarında değil de yolda bulduklarıyla  yola devam ettikçe kılavuzu karga olanın misali yaşamına devam eder.

            Bir insanın yüreğinin içinde açmazlar ve aymazlar olmamalı kendi hatalarını başkalarının üstüne atmamalı,

            Oysa insan değişmemeli insanın karakterini değiştiren ahlaki ahlaki değerlerden uzaklaştıran güç gibi duruyor tul-i(uzun) emel garip bir şekilde her şeyi unutturuyor faniliğini bile!!! İnsan kendini unutsa bile unutmayanda vardır yaşanmışları kişinin kıyısında köşesinde !!   

            İnsan kendi karanlık ormanlarında gezinip dururken körebe misali gözü görmez elleri öne uzanmış karanlığındaki önüne dikili binlerce ağacın hangi birinden kurtarır kendini kafasını gözünü vurmadan.

            Oysa o karanlık ormanlarda bile her ne kadar gözleri kapalı olsa bile kulakları açıktır duyar kendi ayak seslerini börtü böcek vızıltılarından arda kalan zaman gizeminde.

            Ama her şeye rağmen efe olup ta hala oynarsan zeybeklerin tezenesiyle ayakların takılır kendi karanlığında mızrap elinde kalır. Hala ben bilirim havasıyla oynamaya devam edersen elin uşağı öyle bir hüdayda da angaralım hüdayda  oyunu ile  misket havası çektirir ki akıllar şaşar.

            İnsan mensup olduğu partisinin dava adamlığına sözde davanın hizmetkarıyım deyip de sonra aslını unutmuş içi boşalmış yılların kayın ağacı gibi koflamış ama sunta olabilecek fabrikaya gönderilmesi de elzem olursa onu da yapabilecek birileri hala yaşar kıyılarda köşelerde fırın küreği yutmuş bir şekilde. Bazen öylesine bir şarkı mırıldanır insan üzülür hüzün duyar sanki o şarkıda kendini bulmuşcasına hani derki “Kurtoğlu”

            “Yıllar senindir yarenim

            Umutların tükenir,

            Biterse bir gün

            Kalırsan çaresiz

            Anarsan beni bir gün

            Beni arayacak gözler senindir”

            Böylesine bir hal alır insan zaman zaman bakınıp etrafına ne aradığını bilmeden.daha dünün geçmişini silmeden hala neyin peşinde olur insan? Rabbimizin lütfu var insan oğlunda taaa yaratılıştan bu güne erdem var insanda akıl var fikir var beyin var neden etrafın bu kadar dar nerde onbinlerce sana yaren olan insan!

            Güçlü motivasyonlu insanlar emellerin gerçekleşmesinde  kullandıkları argumanlar yer değiştirip de kendi egoizmasına dönüştüğü zaman bütün dengeler bozulur. Para güç ve iktidar hırsına dönüşür  ve etrafında nesillerinin son örnekleri gibi ağızlarından salyalar akarak kimileri gün doğarken kimileri patates cipsi gibi çıtır çıtır yerler yer ve zaman gözetmeden!!

            Bazı insanlar vardır  hasıl almaya hazırlanırken yeni oluşumlar “kalenin bedellerinde” bir birlerine ikram ederler altın tepsi içinde almalar, incirler, şeftaliler bu meyveler mevsiminde yetiştiğinden her zaman löp löp indirilmez işkembelerine…

            Yine bir kısım insanlar vardır ki; pay etmeye hazırdır diğerleri gibi! Bir gece yarısı doğar hilalşeklinde ansızın ince ince yol alırken kendi ufkundaki hedefine deli taylar gibi koşarlar uçsuz bucaksız menfaat çeşmesine ayaklarının altındaki yeni model ……… yol alırlar daha güçlü mayalaşmaya çevre yolu diyarlarına zaman zaman meziyeti varsa şiir yazan insan derki;” Sabah erken kalkıp abdest almalı

            Gözbebeğim mehri uyanmadan!

            Tan yeri ağırmadan vuslata ermeli…

            Vakte damladan bir damla kan…

            Yalan dolan talan haydi uyan bee gafil uyan. İnsan oğlu neydi neydi seni bu hale koyan. Sırası geldikçe okur seni zaman sen yinede dayan dünler olacaktır ayağının altından kayan. “ Nice oruçlar vardır ki tuttuğu orucun ona açlıktan ve susuzluktan başka faydası yoktur “

            Belki de insan her şeyi sil artık şu etrafındaki ……görmüyor musun etrafındaki gelişmeleri etrafında çok seyreden var bu filmleri! Kimse anlatmasın hikayeden geyikleri kurtarmaz seni düğün ellikleri bir gün çıkar bu şehrin şenlikleri .Üstad unutmaz geçmişleri. Kaç kez seyretti bu rezillikleri çok oyun bozar söyleyecekleri.

            Kelimeleri hikayeleri geyikleri filmleri derken zamanda su gibi akıp gitmiş farkında olmadan vakte damlamadan bir damla kan…

            İnsan oğlu uyan;

Erken kalkıp abdest almalı gün doğmadan çok görmeyeceksin zavallıcıklara bir tutam nadir gül yeter mi? yarınlara

            Kimin elindeki, nefes aldığımız şu an kim kurguluyor küstürüyor çeşni bahar türküleriyle on binlerce yarenleri bilen var mı gittikleri yerleri emanet bıraktılar sana sevgilerini.

            Kimseler aptal değil hepsinin çalışır beyinleri silip attın be… Yarenlerini ne sanar insan kendini… bir gün iki dudak arasından düşer pislikleri hep gezer üstad geceleri …

            Arşın arşın bilir kuytu köşeleri daha çok dağıtır nifak yuvalarını , sanma sakın başına taç olacak bahtiyarlık günü geldiğinde ılgıt ılgıt eriyen sen olacaksın. Başak taneleri gibi boynunu büktüğünde yerlere ne zaman toprağa düşeceğim diye bekleyen sen olacaksın.

            Bu sözlerim bir sevdadır tutkudur yarınlara ışık tutacak kadar bilgi birikimim ve ufkum vardır.

            Aslında çok dardır yüreğim dardır ne olursa olsun sonu hayırdır. Bunu yazan mayın eşşeğidir. Rabbim ömür verirse kendi kendime kuruntularımı  böyle yazıya döküyorum işte yazacağımda …

            Aslında kendimi ti’ye alıyorum sen ne işe yaramaz salak adamsın diye… Şöyle böyle zaman bizi beceriyor işte. Gerçi anlayamadım! Bu ne iş diye? Bir ara geleceğim! İmar değişikliğine..

            Yıllarca menfaat peşinde koşanlar ben hiç gündemden düşürmediler neler demediler neler her gece eve iki çuvalla gönderdiler. Nikah düşmez nikahlarına girdiler şerefsizce senaryo yazdılar esas oğlanı kötü adamı vs garsonunu figüranlarını bile kendileri belirlediler ve oynadılar bazı salaklarla da sokaklara servis ettiler. Beni yiyemediler beni gölgeleyemediler ama çok rencide ettiler. Ne oldu 12 eylül darbesi mi oldu da benden sonra sesleri kesildi, hayır onların hiçbirisi benim kırmızı çizgilerimi geçemiyordu.

            Şimdi ne set nede duvar koydular hepsini yıktılar. Beni eve gönderdiler onlar yemiş veren ne varsa oraya dadandılar talan ettiler….   

            SELAMETLE     


YORUM EKLE

İsminiz

 

Mail Adresiniz

   

Yorum

 

YORUMLAR

  • Bu Habere Ait Yorum Bulunmuyor...

Diğer Haberler

  • KOAH YORUYOR

    Sigara kullanımı ile ortaya çıkan ve akciğerdeki hava yollarını tıkayıcı bir hastalık olan KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), tedavi edilmediği zaman geri dönüşü olma...

  • ÇİFTÇİ KIZLARININ FUTBOL TUTKUSU

    Tokat'ta merkeze bağlı Gümenek Köyü'nde oturan 17 yaşındaki Melike, 15 yaşındaki Meltem ve 14 yaşındaki Fatma Nur Kasın kardeşler, Kadınlar Futbol 3'üncü Ligi'nde mücadele ede...

ANKET


Güncel Anket Bulunmamaktadır.

 

ÇOK OKUNANLAR