ÜSTAD YAZIYOR...


Yılmaz ÇİFTÇİ

E-Posta :
Okunma Sayısı : 3067
Tarihi : 25 Eylül 2013 - 05:40

 

Bütün dostlarıma.. Dost olmayıpta dost görünenlere! Geçmişimi bilipte bilmeyenlere.. Bilmeyipte: biliyorum diyenlere.. Beni iyi tanıyıpta!! Sırf yalakalık olsun diye şanı şöhreti,parayı,pulu Niksar'da gördü diyenlere!!!

Polemik yapmıyorum kimselerle ..  Ne,nasıl,kin nerde ne zaman ne yapacağını iyi bilen çok dostlarım var bu şehirde..Daha çok kütükler sürüklenir bu nehirde!!!

İnsanca öğrendiğimiz çok şey aklımızdan bir şeyler araklıyor. Çünkü ne zaman dilimin içinde,zincir halkalarını bir bir ekleyince aralarındaki menfaat bağlantılarını kavrayamaz hale geliyorsun.

     Aynı anlarda birbirine tamamen zıt bilgilerde ortaya çıkabiliyor..Ve bilgi kirliliğine yol açıyor yüzlerdeki utancı, hiç bir şey örtmüyor! Aynanın parlak yüzüne bakıyor, karanlık yüzünü görmüyor insan lakabı üstad…Yaşamsa hakikat! Birileriyse ÜSTKAT.

Plan ve projeler çizilir kat kat! Bir tadilat!!oluyor bir fazla kat? Kıymalı yumurtalı katmerler kaat kat.. Bende sırtlanlara etseydim biat!?.Köşeyi dönerdim SON SURAT!!

      Şöyle biline ki;Yirmi bir yılım başkentte geçti…İlk yurtdışı çıkışım 1979 o günden bu güne beş tane beş yıllık pasaport eskittim. Uzun süre uluslar arası nakliyecilik yaptım1988 yılında başkentte yerleştim.. İnşaat, Doğrama, mobilya ve nakliye işiyle istinaf ettim. 

Yaşamımın her anında..yurdumun,partimin,karınca kararınca hizmetinde bulundum .

Yıllar içinde 53 tane ülkeye gittim Her bulunduğum ülkelerde ve Anadolulun birçok köşesinde,hala Yaşıyor ve yaşatılıyorum.. Bu yıllar içinde çok şeyler çook badireler atlattım..Şimdi ise yaşadıklarım beni yaşıyor…

       Kravatlı hemşerilerim:..Alkol tutkunu ve alemci diyerek,köşe lazılarımdaki, asıl temaları gündemden düşürme gayretine, giriyorlar. Onlar kendilerini biliyorlar on dört yıl bıraktığım alkole 2009 yerel seçimlerine aylar kala başladım. Bunu beni tanıyan herkes bilir ve doğrudur.

           Kan emici yarasalarında, zaman ve tarih bir gün vicdanlarında sorgular!!

Geçmişimde, Bosna savaşı var, Çeçenistan mücadelesi var, Afganistan yorgunluğu var! Var oğlu var! Teferruata ve uzatmaya, kendimi birilerine tanıtmaya hiç ihtiyacım yok! Orta asya sürgünlerimi yaşadığım yıllarda hiç böyle başı bozukluk böyle dirciyetsizlik, böyle yalan, böyle tapanın elinde kalan böylesine bir talan görmedim.

Dünya alem beni bilir ve tanır.. Asalak parazit böcekler.. ökse otları sarılmışlar kurumun gövdesine yapmışlar kene gibi.. Emiyorlar iliklerine kadar.

Zavallıcıklar,asma yaprakları, gazel otları, ısırgan gibi dalamışlar adamcağızın gövdesini.

Bırakmıyorlar ki alsın nefesini Sürüye dalan çakallara hesap sorulmaz çünkü onların işi sürüden koyun götürmek!!Ama sürünün çobanının zordur işi..Hesabını verir kendisi..

   Gündemde değiştirmek için farklı yorum yapan kaynana nadir gülleri ve diğerleri hiç bitmez menfaat çetelerin istişareleri.

    Kulaktan dolma uyduruk konularla saldırıya  geçiyorlar akılları sıra!Tırnakla et arasında menfaatim varsa,çıksınlar ortaya açıklasınlar kamu oyuna.

Diyorsunuz ki.. Parayı burada buldu. Diyorsunuz ki Ağa baba ona onur verdi. Diyorsunuz ki: Şirketin taksisiyle, parasıyla fingir fingir gezdi alem yaptı.

       Be insafsız akbabalar! Ben zaten alem adamım. Ben bu şehirde yaşıyorum bana düşen mücadelemi şehrim ve davam adına veriyorum!

      Köşe yazılarımı iyi okuyun!!Öyle yorum yapın.Yazdığım konuları kişiselleştirmeyin.Ben bazı şeyleri eşekte görmedim…53 tane devlet gezdim devlet.Birkaç dil bildiğimide tahmin edersiniz herhalde.

       Bu şehirde yaşamaya koşa koşa gelmedim getirildim, bunu demir, garip oğlu mustafa, arnavut sinan abi ve diğer arkadaşlarımızda bilir.

       Ben temizlik müdürü olduğumu bu arkadaşların arasında öğrendim bir seyahat esnasında!!?

                                 Lanet olsun ki bu şehirde yaşamak zorundayım.

Aylar sonra çoluk çocuğum benim peşimden gelmek zorunda kaldılar. Başkentteki iş düzenimizi dağıtarak .

    Ben buraya üç tane aslan parçası oğlumla geldim yurt dışında çalışan tırımla geldim.

                Mobilya imalatında kullanılan teknoloji harikası makinelerle geldim.

       Ve halen devam ediyoruz. Banka kredisiyle iş yeri satın aldık. Gözü tok gönlü bol geldim.

Demir kardeşimin kömür deposunda seçimden evvel altı ay yattım. Yerel seçim için, müdür olduktan sonra da aylarca yattım aynı yerde. Seçim sürecini yaşayan herkes bilir.

       Tabiki gezeceğim şirketin bana tahsis edilmiş kiralık aracıyla ben o şirketin müdürüyüm.

Belediyenin değil onlarca aracın doksan tane personelin çalıştığı bir ortamda tahsis edilmiş taksiyle ne yapmam lazımdı?

    Bizim işimiz gece üç otuzdan bitiyordu.Hiç mesaimiz ve tatilimiz olmadan iki seneye yakın müdürlük yaptım. 2100 tl maaş aldım.

Bütün temizlik personellerim birer cengaverdi. Hepsinden rabbim razı olsun az adamla çok iş yaptık. Niksar'da girilmedik ne mezarlıklar nede dereler Niksar'a bağlantısı olan bütün yolları ve sınırlarımızı aşarak dağları taşları temizlemeye gayret ettik. Tahsis edilmiş taksimizin bagajına gece yarıları sonradan çıkartılmış çöpleri doldurduk çook ezilmiş kedi köpek ölüsü taşıdım bagajda.

                                    Ayrıntılara girmeden, kısaca anlatıyorum işte!

Tabiki gezeceğim, eğleneceğim!Nasıl eğlenmekse!!Her sabah uygulanacak senaryoları bozdum birçok gecelerde!!

  Vatandaşın biri diyordu ki,Yorumunda. Üstad önce çalıştığı şirketine ne kadar zarar verdi onu açıklasın diyor..Yorumcu Ahmet çıtır kardeşimiz çok haklı bu konuda!Doğrudur dedikleri?

Şirketime çok zarar verdim! 29 Mart yerel seçimi öncesinden gelen birçok aracı geri gönderdim.İhale öncesi ve sonrası!Bu araçlar bize gerekli değil diye! Çünkü otlar bitmişti.

Cezaevi tarafındaki ys.nin yanında belediyenin araç parkında otlar adam boyu olmuştu fazlalık araçların altında.Bir örnek vereyim bir tane si tankeri 6600 liraya aylık kiralık şirketten. Kaç ay Niksar'da çim sulanır? En fazla 4 ay peki geri kalan 8 ay ne olacak itfaiye sulasın dedim.Ve bunla birlikte birçok araç bize gerekli değil diye rapor ettim belediyeye.

Bir örnek daha JBS kepçe bizim ne işimize yarıyordu kapıda yatıyordu.Tıbbi atık aracı ne işimize yarıyordu!

Otuz beşlik Massey Ferguson. Traktör ne işimize yarıyordu? Hele hele otomatik süpürge aracı maliyeti o kadar fazlaydı ki.. Geri gönderdik hatta dedikleri bu aracın yerine yirmi tane temizlik elemanı alalım hem istihdam yaratırız hem de Niksar'ımızın bütün girilmez sokaklarına girer temizleriz, her mahalleye yeterince adam veririz  dedik!.. Çünkü o araç sadece ana cadde düz zeminleri temizlemeyi biliyordu! Biz o dönem bu araçları geri göndermekle belediyeyi aylık hatırı sayılır bir rakamla fazla ödemeden kurtardık; İşte ben böyle büyük zarar verdim şirketime!! Ben sadece dünden bugüne gelen düzenini bozdum zannetmiştim sonra anladım ki bazılarının düzenini de bozmuşum!! Az masraf çok getiri ohh ne ala kaymaklı çikolata..Tepedibi`nin olmayan araçların getirisini merak edip araştığı bu konuydu galiba!!!?

  Birde benim zamanımda şirketin aylık tüm giderleri (yakıt, sanayi, büro) ortalama 14 bin lirayı geçmezdi.. Şimdi bakın en az üç katı masraf var şirketin. Kasalarında çıkan.. Bu masrafların belediyeyi bağlayıcı tarafı yok…Oralarda tünemişler Amorti seven milli piyango talihlileri.. Yaa Ahmet Çıtır efendi...  Böyle oluyor bu işlerin getirisi!! Yorumcu efendisi…Sen kimin müfettişi..??..

Şirketten kendim istifa ettim Alim beyle beraber.İstifa ettiğim ve el yazımla yazdığım.Üç ayrı feragat yazısı halen elimde noter tasdikli Fotokopisi.. Onu da yayınlayacağım yakında! Hani ben kovulmuştum ya…

O günlerde ne badireler yaşadığımı bir rabbim bilir birde ben:Neydi bu başıma gelen!!Nereye düştüm ben diye.çok hayıflandım.

Yakın dostlarım bilir ilk bir yılın hemen akabinde istifa etmeyi düşünüyordum. Beni görevden sen aldır diye çok yalvardım ağa babaya.. Desinler ki görüyor musun en yakın arkadaşını, sırdaşını, yol arkadaşını, yarenini bile görevden aldı imajını ver demiştim.. Herkes aklını başına alır haramilerde,kırk ayaklarda kımıldayamaz!! Kurumda da otoriten olur. Bu imajı benim üzerimden sağlarsın demiştim!.Hiç teferruatsız yazıyorum çok şeyler var altında bu konuların... Velhasıl kimse masal kahramanı kurtarıcı rolüne girmesin! Boş yorum yapmasın ne biliyorsa döksün ortala hodri meydan!!

          Ben hırsız soysuz,asaletsiz, pecmurde bir adam değilim. Hele hele şan şöhret nam kariyer, makam para görmemiş değilim benim yaşamımın beş dakikalık gerçeğini, elleri kirli, gönül yoksuları, vicdansızlar yaşamları boyunca hayal bile edemezler!! Rakamsız paralar kazandım aile boyu şirketimizle istifa etmeden üç ay önce Akbank'tan yirmi bin tl kredi aldım. Ufak tefek şahsi borcumu dağıttım sonra Halkbank'tan kırk bin tl kredi aldım. Maaş bordosu karşılığında Akbank'ın kredisini kapattım. Kalanıyla kardeşimle Türkmenistan plakalı tır aldık. Kardeşimin de katkısıyla kırk beş bin dolara yirmi bin dolar peşin. Türkmenistan'daki şirketimin üzerine kaydını aldım istifa ettim. İstifa ettim hazırlanıyordum ki vize süresini beklerken İran'da yandı tırımız… Oldu bir teneke civata. Şimdi hem kredi borcumu hem de tır`a kalan borcumu ödüyoruz, oğullarımın sayesinde. Aslanlar gibi çalışıyor biri kendi iş yerimizde biri SİBİRYA`da.. Siz ne etiketi siz ne onur verilmesinden bahsediyorsunuz, Üstad`a.

                     Sizin gibi haram zadeler,göbeklerini kaşıyıp uyurken hor horr.

Benim gözüm uyku tırpanlıyordu yıllarca dünyanın birçok yerinde benim konum bu değil!. Bilipte bilmeyenlere arkamdan dedikodu yapıp yine mal kapmaya devam edenlere! Dostum diye kendilerini sınıflayanlar bir tanesi çıkıpta, yazık oluyor emeğe bu partimiz, bu devamımız bunu hak etmiyor demiyor her iki taraftanda, muhalefette bir birlerine pas atıyorlar birileri, arslarını şekillendiriyor?. Birileri katları çoğaltıyor.yazık be çok yazık. Çakıyorlar kazık.

  Bizim gibi gerçek dostlar,sağ eliyle şamar vursa bile dostuna,sol eliyle tutar ensesinden yere düşmesin diye!!

  Bu yazımı ara yazısı diye yazdım! Biline diye, gerçi kimin neyine,çiyanlar yine bakıyor menfaatlerine.Hiç bitmez bunları ben yapmadım demeleri etekleri pis,vicdanları kiş..Hep söylerler,inleyen nağmeleri çok sevilir bu şarkı. Geçmişten beri ağlanması gerekirken nağmeleri zilleri takıp oynarlar dere beyleri hiç merak etmeyin!Birgün çıkar birileri ne isimleri kalır nede şerefleri. Herşey duygusal! Sayısal lotodan çıkan rakamsal... Boşver nasıl olsa bu işler kurumsal, yiyin ağalar paşalar, ömrümüz olursa göreceğiz, bizim ülkümüz yol alacak aydınlık şafaklara ya, akşama yada sabaha...Yada gideceğiz köyümüze!! Uzak değil diyordun ya. ÜSTAD`a..

         Yazdığım konuların sadece.<<Küçük Türkiye>>Niksar alışmaları için değil.

            Konu vatansa eğer! Olayın adını koymak lazım! Bu memleket hepimizin; marjinal gruplara yol vermemek lazım. Dünya yanıyor! En yakınlarda coğraflara bir bakınız lütfen.. Bu bir oyun Siyonist senaryosu! Taşoranlarına uygulattırıyorlar! Üç beş ağaç, masal senaryolarıyla, uç mihraklara görev vermişler! Sade vatandaşların uykularını bölmek istiyorlar!.. Güvenlik güçlerimizi zan altında töhmet altında bırakmak istiyorlar! Polisimiz şehirde, kasabalarda, askerimiz, daha ücra köşelerinde cennet vatanımızın bölünmez bütünlüğüne hizmet ediyorlar..Polisimiz askerimiz bizim evlatlarımız, kimimizin oğlu, kardeşi, kuzeni, yeğeni, eniştesi veya dostlarımızın veya hiç tanımadığımız Türkiyeli vatandaşlarımızın dolayısıyla Aynı vatanın havası teneffüs ettiğimiz, suyunu içtiğimiz, Anadolumuzun koçları; Hepsi serden geçti bireyleri! Lütfen daha duyarlı olmakta yarar olduğunu düşünmek ve ona göre hareket edilmesinde yarar umuyorum…

              Ne gezisi! Nede sevgisi!! Hepsi hikayenin uygulaması!.. Bu vatanın emniyetçi evlatlarına top yekün sahip çıkılması…Bu senaryoların Siyonist düzene getirisi!!!

Polisimiz, askerimiz, seviyor hepimizi.. Lütfen kandırmayalım birbirimizi.. Kimse bölemez vatan sevgimizi, Hep koruyalım Askerimizi, Polisimizi vatan evlatlarımızı, ANADOLU SEVDAMIZI.. Selamatle.

YORUM EKLE

İsminiz

 

Mail Adresiniz

   

Yorum

 

YORUMLAR

    Yazan : Yeşil Niksarlı 27.10.2013 / 03:12
    Yılmaz kardeş, çocukluğumuz seninle bir kaç yıl beraber geçti. Mertdin, delikanlydın. Simit aldığında küçük bir bölümünü iki parmağının arasına alıp böl demezdin, yarısını böler verirdin. Hatta bir gün seninle beraber sulama kanalına yüzmeye gittik göçebe Cengiz orada bir çocuğu dövemeye kalktı müdahale ettin. Çengiz sana bicak çekti, elinden bicağı alıp kendisini dövdün. Seninle bir şeyler satardık parayı yarıyarıya paylaşırdık hiç haksızlık etmezdin. Senin o yıllarda ki bu güzel ahlakını Duran başkan da bilirdi ve takdir ederdi. Senin şu anda ki ruhsal dengen bozuk, hayat seni bayağı hırpalamış. Başkana zarar veriyorum derken kendine zarar veriyorsun yazdıklarında tutarlılık yok. Birileri seni kullanıyor dikkatini çekerim. Rahmetli Makbule teyze bu yazdıklarını okumuş ve duymuş olsaydı seni azarlardı, sana "kılay camı jo" derdi.

    Yazan : Abdurahim ÇAĞLAR 30.09.2013 / 11:05
    Kıymetli kardeşim arkadaşım Yılmaz sen Başkentten ayrıldın ben emekli oldum başkente geldim okul yıllarındaki arkadaşlığımızı unutmuyorum ara sıra tesadüf izinlerde Niksara geldiğimizde rasgelip ayaküstü de olsa sohbet etmiştik. okul yıllarındanda biliyorum senin çok milliyetçi mert dürüst iyi kalpli olduğunu biliyorum aynı şeyleri sende olsan benim için söylerdin. Ankarada olsaydında emekli olduğumuz şu dönemde senin derin hayat tecrübenden istifade etseydim ne iyi olurdu ben çocuklarında burda olması nedeniyle uzun bir süre daha başkentteyim herzaman buradan isteklerini beklerim.Ben rumuz ismiyle değilde gerçek ismimle yazıyorum ama yorumları okuduğumda bu olay her iki tarafıda yıpratacak bir hal almış bence bir yerde sonlandırmak lazım derim şu yeniden belediye başkanlığı adaylarının açıklanması arefesinde yukarıdaki yazını okuduğumda hayran kaldım feleğin çemdberinden bin defa geçmişsin kıymetli kardeşim bu işe bir son vermek lazım istemedende olsa başkalarının ekmeğine yağ sürmemek lazım diye düşünüyorum.Saygılarımla Yılmaz tekrar selam ediyor saygılar sunuyorum kardeşim.

    Yazan : BOSNALI 29.09.2013 / 09:48
    Aşkolsun cemalettin bey; yayınlamadığınız yorum da geçen iki isim duran yadigar ve mahmut tepebaşı vardı onun için mi yayınlamadınız. Yayınlamadığınız yorumda sayın resneli kardeşe bir mesaj vardı. o da Niksarlıya ''KRAL ÇIPLAK MI'' sendromu yaşatmak istiyorsunuz idi? Veya Kralın çıplak olduğunu söyleyebilenlerin aptal olduğunu mu sanıyorsunuz idi. Not:ilk kral mesajımı lütfen yayınla bunları yayınlama gerekirse duran yadigar ve mahmut tepebaşı isimlerini de silebilirsin. saygı ve hürmetlerimle

    Yazan : BOSNALI 28.09.2013 / 18:46
    Cemalettin bey kimseye bir hakaret ve dalaşma içermeyen yorumumu lütfen yayınlayın

    Yazan : BOSNALI 28.09.2013 / 12:07
    Ülkenin birinde giyimine düşkün, kendini beğenmiş bir kral varmış. Kendini çok akıllı sanan kral, giyim kuşamdan başka bir şey düşünmezmiş. Günlerden bir gün komşu ülkenin kralı kendisini ziyaret etmek istediğini bildirmiş. Elbette ki, bizim kralın ilk aklına gelen yine ne giyeceği olmuş. Hemen adamlarını çağırtmış -"Tüm dünyaya haber gönderin" demiş. "Öyle bir elbise istiyorum ki, dünyada bir eşi daha olmasın. Bana böyle bir elbise dikecek terziyi zengin edeceğim. Misafirlerimi karşılarken bu elbiseyi giyeceğim." Kısa bir süre sonra, haber her yana yayılmış. En iyi terziler, ellerindeki kumaşlarla, saraya gelmişler. Hepsi yapacaklarını krala anlatıyormuş. Ama kral anlatılanlardan hiç birini beğenmiyor; -"Çok daha güzel olmalı!" diye bağırıp duruyormuş. Sonunda çok genç ve düzenbaz bir terzi çıkmış kralın karşısına. -"Sen ne getirdin bakalım" diye sormuş kral. Terzinin genç ve tecrübesiz duruşu kralın umudunu iyice kırmış. -"Benim getirdiğim çok özel sevgili kralım" demiş genç terzi. "Size öyle bir kumaş dokuyup, öyle bir elbise dikeceğim ki, sizden önce kimse böyle bir elbiseyi giymemiş olacak." Kral bu sözlere çok şaşırmış. -"Ancak bir şartım var" demiş genç terzi." Giysiyi bitirene kadar işimize hiç kimse karışmayacak." Kral aradığını bulmanın sevinciyle kabul etmiş bu şartı. Hemen iki kese altın verip; -"Çabuk olun o zaman! "diye emretmiş. Genç terzi hemen başlamış çalışmaya. Ertesi gün iki kese altın daha istemiş kraldan. Kral hiç itiraz etmeden vermiş altınlarını. Aradan günler geçtikçe, kral genç terzinin dokuduğunu söylediği kumaşı merak etmiş. Sonunda dayanamayıp, çalıştığı odaya girmiş. Genç terzi tezgâhın başında harıl harıl çalışıyormuş. Kral sessizce bir süre izlemiş, bir şey göremeyince; -"Demek bunca zamandır boş oturdun ha!" diye kükremiş. "Kese kese altınları ben boşuna mı verdim sana!" Terzi sakin ve kendinden emin; -"Saygıdeğer kralım" demiş. Bu kumaşı sadece akıllı insanlar görebilir. Bakın ne kadar da güzel oldu. Öyle değil mi?" Kral ne diyeceğini şaşırmış. Aptal durumuna düşmemek için; -"Evet evet çok güzel" demek zorunda kalmış ve hızla çıkmış odadan. Kralın elbisesi şehirde kulaktan kulağa dolaşır olmuş. "Sadece akıllılar görebilir! "İnsanların merakı bunu duydukça daha çok artıyormuş Sonunda tören günü gelmiş. Halk toplanmış, hazırlıklar bitmiş. Terzi kralı soymuş ve gerçekten varmış gibi üzerine bir elbise giydirmiş. Sonrada karşısına geçip; -"Çok şık oldunuz efendim" demiş. -"Muhteşemsiniz." Kral genç terzinin bu iltifatları karşısında, aynada gördüğü çıplak bedene hiç aldırmadan; -"Eline sağlık, çok güzel olmuş" demiş. Kral yeni elbiseleri ile çıkmış saraydan. Dışarda toplanan halk kralı çıplak görünce çok şaşırmışlar. Ama kimse cesaret edip krala gerçeği söyleyememiş. Birden küçük bir çocuk haykırmış; -"Kral çıplak!" Ardından cesaretlenen halk, gülmeye başlamış. Kral geç de olsa gerçeği böyle acı bir şekilde anlamış. Her zaman yöneticilerin etrafında; Ethem Menderes, Şemi Ergin, Ahmet Kınık, Ahmet Salih Korur, Fuat Köprülü'ler mutlaka vardırlar. Önemli olan ''HERKESE KARŞI DÜRÜST VE DİRAYETLİ'' olmaktır. Yöneticiler ''VEREMEYECEKLERİ HİÇ BİR HESABIN'' içerisinde olmamalıdırlar. Abdestinden şüphesi olanın illaki namazından da şüphesi vardır. Yoksa birileri çıkar ve bağırır! K-R-A-L Ç-I-P-L-A-A-A-A-K-K! Diye. Sevgili RESNELİ kardeşim Yöneticiler kendilerini veremeyecekleri bir hesabın içerisine sokmamaları gerekir. Bilirsiniz yakın zamanda Akp Belediye Meclis üyesi Mahmut Tepebaşı Belediye de yolsuzluk var usulsüzlük var gibi laflar etti ve Sayın Başkan Duran Yadigâr basın açıklaması yaptı ''konuyla alakalı müfettiş geldi'' diye. Bakın o zaman ne kadar kendinden emin bir şekilde bir açıklamaydı. Resneli kardeşim hem yazdıklarında kendinle çelişkiye düşmüşsün ''Çiftçi bomboş bir adamdır'' diyorsun. Sonra çıkıp ''Başkanla 4 yıldır kader birliği yaptın Başkanın aldığı her kararın perde arkasında sen vardın'' diyorsun. Boş bir adam nasıl oluyor da BAŞKANA KARAR aldırabiliyor, Başkanı yönlendirebiliyor. ''Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu'' böyle. Yazı yazmanın bir sanat olduğunu söylüyorsunuz. Ne yalan söyleyeyim Edebiyattan pek anlamam ama bazı yazıların sırlanmış olduğu açık. SEVGİYLE KALIN.

    Yazan : Priştneli 27.09.2013 / 21:25
    Sayın Üstad,bu şer şebekesine acıma.Kim ne halt işlemişse;ismini cismini yaz da,bir daha bu camiada, hatta Niksar da bile kalamasınlar.Çünki bazı vatandaşların, Üstad yalan söylüyor gibi lafları yayılmaya başladı bile.Saygılar

    Yazan : ResneLi 27.09.2013 / 17:09
    BOSNALI rumuzuyla yorum yapan arkadaş ben ne zevkle okuyorum nede benimle alakalı ne taşı var diyenlerdenim ! ben sadece üzülerek bu dramatik olayı seyredenlerden ve yılmaz çiftçinin bu ihanetini bir insan olarak hazmedemeyenlerdenim... istediği kadar yazsın,çizsin kendine inanacak kimseyi bulamayacak. bunu aslında kendiside biliyor. Yılmaz çiftçi neyi iyi yapar biliyormusunuz ? senaryo yazıp oynamayı, komplo teorileri üretmeyi, gece alemlerine meze olmayı birde ben herşeyi biliyorum havası yapmayı çok iyi beceirir ama onu tanıyan herkes bilirki yılmaz çiftçi bomboş bir adamdır, kocaman bir sıfırdır...Allahaşkına görmüyormusunuz bu yazdıklarının hepsi saçma sapan kurulmuş cümleler değilmi ? yazı yazmak bir sanattır, cümleleri yerli yerince kullanmak bir sanattır ama bu adamın yaptığı yazarlık değil fitne tohumları serpmektir... biriside demiyor ki ey yılmaz çiftçi senki bu başkanla 4 yıldır kader birliği yaptın başkanın aldığı her kararın perde arkasında sen vardın şimdi ethem menderes olmanın ne anlamı var ki ? yazık ya çok yazık

    Yazan : BOSNALI 26.09.2013 / 17:56
    Resneli sende zevkle okuyanlardan mısın? Yoksa dönen dümenleri en iyi bilenlerden misin? iki ihtimalden birisi doğru ya zevkle okuyorsun ya da eteğinde ki taşları döken çiftçiyi kontrol ediyorsun ''benimle alakalı taşı veya taşları ne zaman dökecek'' diye yüreğin pıt pıt atıyor.

    Yazan : ResneLi 26.09.2013 / 16:21
    bu adam yazı yazıyor birileride zevkle okuyor okuyanlara soruyorum Allahaşkına ne anlıyorsunuz yazdıklarından ? adam millete palavra atıyor bosnada savaşmış çeçenistanda savaşmış ya sen kimsin de oralarda savaşacaksın sen illa bişeyle savaşacaksan alkolle savaşta şu illetten kurtul ! çeçenistanda ve bosnada verilen mücadele onurlu bir mücadeleydi senin gibiler oraya turist olarak bile gidemezler mücahitlik şöyle dursun....sana sadece üzülüyorum yılmaz çiftçi. aslında başkanın " tamam yılmaz koş gel" demesini bekliyorsun ama diyeceğini pek sanmıyorum boşa uğraşma...

    Yazan : murat 26.09.2013 / 02:58
    üstad ben seni bu sayfadan tanıyorum. zaten niksar dışında ikamet eden bir niksar aşığıyım. ama öyle bir parladınızki zevkle okuyorum sizi. aslında ne yazdığınızı pek anlıyamıyorum lakin üslup ve kalite açısında bu haber sitesinin böyle bir yazara ihtiyacı vardı ve renk verdiniz hoşgeldiniz yazılarınızı keyifle ve h eyecanla bekleyeceğim

    Yazan : Priştineli 25.09.2013 / 21:59
    Sayın Üstadı kutluyorum.Halkın namusu olan ter temiz oylarını alarak iktidara gelenler, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını bile bile çevresindeki çakallara peşkeş çekiyorsa;Şerefsizlerin ve de namertlerin başıdır.Seçmeni hiçe sayanlar devleti zarara uğratanlar bu tükettiğiniz NİKSAR da yargılanacaksınız.Ne saklanıyorsunuz?Çıkın ortaya kalitesizler.Sözlerim ilgilileredir.Halkımıza saygılar.

    Yazan : parola KAPLAN 25.09.2013 / 20:12
    Körler topallar birbirlerini ağarlar misali yine döktürmüşsün sayın çiftçi. Yaw be kardeşim senin neyine fazla araçları gönderip birilerinin düzenine çomak sokuyorsun. Hani anlatırlar Timur Hocanın köyüne bir fil bırakmış iyi bakılsın diye de sıkı sıkıya tembihlemiş. Milletin canı yanınca Hocaya anlatmışlar durumu hep beraber gidelim bu fil belasını başımızdan alsın Timur demişler. Netekim gitmişler Hoca önde köylüler arkada, vara vara varmışlar Timurun huzuruna,Hoca bir geri dönüp bakmış ki kimsecikler yok, Timurun huzurunda adam sormuş Timur ''Hoca bir derdiniz mi var diye'' Efendim demiş hoca köyümüze bir fil bıraktınız halkımız çok sevdi bu fili bir tanede dişisini istemekteler ve elçi olarak beni gönderdiler............ BE ÇİFTÇİ MÜDÜR SENDİN, BU ARAÇLAR AZ DİYEREK İSTESEYDİN İKİ TANE DAHA ARAÇ VE PATRONLARA DA DESEYDİN YA BAKIN BİRİ BENİM HABERİNİZ OLSUN KABUL ETMEZSENİZ DİĞERLERİNE YOL VERİRİM. KABUL ETMEZLER MİYDİ. NEDEN KARINCA YUVASINA ÇOMAK SOKUYORSUN SANA NE fındıktan, fıstıktan, incirden, zeytinden, şeftaliden, hayalden, seraptan, hülyadan....Eller gün doğarken yerken sen de güneş batarken yeseydin. ESKİDEN BİR KOT REKLAMI VARDI TV LERDE ''bu TÜRKLER faz oluyor'' diye hatırlarsınız.... Sayın çiftçi Bey FAZLA İLERİ GİTME YOKSA BAŞKANIN TEMİZLİK İŞÇİLERİNE DEDİĞİ ''ŞİKAYET EDERSENİZ KAFANIZI KOPARIRIM'' SÖZÜNÜ SENDE DENEYEBİLİR HABERİN OLSUN. Dostane uyarırım.. SUYA SABUNA DOKUNMA.

    Yazan : Erkan ALPARSLAN 25.09.2013 / 18:21
    yazınızı okudum söz konusu kişilerin görülen hallerinin tescili anlamında yeni bir kanıt olarak görüyorum.Siz değer yargıları yüksek cesur bir kalemsiniz takip edeceğiz sayın Çiftçi saygılar.

ANKET


Güncel Anket Bulunmamaktadır.

 

ÇOK OKUNANLAR

  • 240W'LA ÇARPILDI, İKİNCİ GÜN AYAĞA KALKTI

    HaberResimleri/150/29920141450229_haberresim_29.jpg Niksar Vergi Dairesi'nin yanında bulunan bir işletmenin sökülmüş klimasının açıkta bırakılan elektrik yüklü kablosu 12 yaşındaki Mertcan Korkmaz'ın çarpılmasına sebep olmuştu. Olaydan sonra Mertcan Korkmaz ve Babası gazetemizi ziyarete gelerek Mertcan'ın sağlık durumu ile ilgili bilgiler verdi.

  • NİKSAR’DA FİLM ÇEKİMLERİ BAŞLADI

    HaberResimleri/150/2992014183919133_haberresim_29.jpg Niksar’da çekilecek olan komedi ağırlıklı filmin çekimleri için bütün hazırlıklar tamamlandı, sinema filminde oynayacak oyuncular Niksar’a gelerek son hazırlıklarda tamamlandıktan sonra motor sözleri ile çekimler başlıyor.

  • VEFAT - BAŞSAĞLIĞI

    HaberResimleri/150/249201418375789_haberresim_24.jpg EMİNE KÜPÇÜ

  • BAŞÇİFTLİK'İN KURTULUŞU BU PROJEDE

    HaberResimleri/150/2792014182950623_haberresim_27.jpg Başçiftlik Kirazlık mevkii civarında, 5200 dekar arazi üzerinde Vatandaş-Kamu-Özel Sektör işbirliği ile tek parça Entegre Meyve Bahçesi kurulacak. Başçiftlik Kaymakamlığının geliştirdiği projenin teknik çalışmaları devam etmekte. Başçiftlik Kaymakamlığı'ndan süreçle ilgili arazi sahipleri ve ilgili kurumların yetkilileri ile ayrıca temasa geçileceği belirtildi.

  • TOKAT’TA İLK DİYET POLİKLİNİĞİ AÇILDI

    HaberResimleri/150/2592014185823143_haberresim_25.jpg Tokat’ta ilk Diyet Polikliniği açılarak hizmet vermeye başladı.

  • HEM MİLLET, HEM DE DEVLET KAZANSIN

    HaberResimleri/150/2992014183733703_haberresim_29.jpg Niksar yeni bir çalışmayı hayata geçirirse, hem millet kazanır, hem de devlet kazanır.