1 Ağustos 2019 günü sabah saat 09.00’ da Tokat’ın meşhur tarihi mekânı Taşhan’da bulunduk.

Birileri saatin yanlış olduğunu falan düşünmesin, evet saat 09.00’da Tokat’a giderek sabah kahvaltısı yaptık.

Kahvaltı bahane, işin sonu şahane oldu.

Sabah evimizden çıkmadan mutlaka kahvaltı yaparım, yaz aylarında mutlaka Karpuz’la kahvaltı yapmaya çalışırım.

Şimdi bana pek çok insan; “hayrola sabah Kahvaltı karpuzla mı olur? diyecektir, adına kahvaltı deyince olmaz ama, sabah yemeği olarak söyleyince yemek çeşitleri içinde meyve olarak bilinen Karpuz ile karın doyurmak mümkün.

Bu sıralar karpuza fazla taktık galiba, ne demiştik?; “YAZ AYLARINDA KARPUZ TÜKETİMİ AZALDI, COLA TÜKETİMİ ÇOĞALDI, KENDİSİNİ VATANSEVER VE MİLLİYETÇİ GÖRENLER COLAYI BIRAK KARPUZA BAK” dedik, bu güzel söz bize ait, ama halkımızdan aldığımız ilham ile böyle bir sözün  ortaya çıkması sağlanmıştır.

Bilim insanları, Cola’nın insan sağlığına zararlı olduğunu söylüyor, böyle olmasına rağmen insanlarımız halen Cola içmek için gayret ediyor, sonra diyoruz ki; “Cola insan sağlığına  zararlı imiş, neden içiyorsun?” dediğimizde; “zararlı ise devlet yasaklasın” diyorlar, yine topu devlete atanlar oluyor.

Sigara; “İnsan sağlığına çok zararlı, aileleri yıkıyor, yuvaların dağılmasına neden oluyor” diyoruz, hemen cevap; “zararlı ise devlet yasaklasın” tamamda kardeşim devlet Sigara fabrikalarını boşuna mı kapattı, devlet dedi ki; “ben vatandaşımı öldürecek bir madde üretmem, vatandaşımın ölümüne neden olan sigara konusunda ben devlet olarak uyarıcı görevimi yaparım, sigara paketlerinin üzerine insanı ürkütecek resimler koyarım, buna rağmen sen ölmek için gayret sarf edersen ona da karışma hakkım olmayacak, ister kısa sürede öl, istersen sürünerek acı çekerek öl” o konuda devlet olarak benim yapacağım bir şey yok” dedi.

Nereden, nereye atladık!. “Tokat Üretecek, Dünya Tüketecek” diye başladık, Sigaranın zararlarına kayı verdik, tabi ki buraya gelirken yerli üretim olan Karpuz meselesini yazdık, birden konu Sigaranın zararlarına geldi.

Tokat belediyesi ve Tokat TSO başkanlığı tarafından hazırlanan; “Tokat’ta Üret, Tokat’ta Tüket, Tokat’ı Sev” sloganlarının hayat bulacağı bir toplantıya davet edildik, davete katıldık, davete Tokat merkezde TV ve gazetecilik yapan arkadaşların muhabirleri katıldı, ilçelerden katılan tek gazeteci biz vardır!.

“TOKAT’TA ÜRET, TOKAT’TA TÜKET” sloganı ile yola çıkan Tokat Belediyemiz ve Tokat TSO başkanlığı tarafından başlatılan, Tokat’ın mutlaka üretmesi ve üretilen ürünlerin Tokat’lılar tarafından tüketilmek istenmesi çok anlamlıdır.

Bizler uzun zamandır köşe yazımda  “Niksar Üretmelidir” diyerek çok yazılar yazdık, çok şükür bizlerin Niksar destekli sloganı Tokat’a yansımış ve Niksar dışında artık Tokat bölge olarak üretmenin peşine düşmüş ve şu anlamlı sözler ortaya çıkmış;  “TOKAT’TA ÜRET, TOKAT’A TÜKET” bu sloganın hayat bulmaması için hiçbir nedenimiz yoktur, Tokat tarihten aldığı “emanetler içinde” üreten “Tokat” vardı, bugün TÜKETEN Tokat var, “bu değişmelidir” diyen bir yönetici ekibi var, bu ekibe bizlerde sahip çıkmak adına, davet edilen toplantıya iştirak ettik.

Sabah saat 09 da, Taşhan’a Tokat valimiz Sayın Dr. Ozan Balcı, Tokat Belediye Başkanımız Sayın Eyüp Eroğlu, Tokat TSO başkanı Sayın Dr. Ali Çelik, Esnaf Kefalet Koop. Başkanı Hamdi Aydoğan, ESO Başkanı Fehmi Çankaya ve gazeteciler katıldı.

Sabah gerçekleşen toplantıda ilk konuşmayı Tokat TSO başkanı Sayın Ali Çelik yaptı, Çelik; “Arkadaşlar ülke olarak ekonomik sıkıntılardan geçiyoruz, bu sıkıntıları atlatmak için üretmek zorundayız, bizler Tokat’ta sorumlu olan insanlar olarak Tokat’ta Üret, Tokat’ta Tüket sloganı ile yola çıktık, bu sloganın altı doludur, boş sözler değildir” dedi basın mensuplarının bu çalışmaya destek vermesini istedi.

TSO başkanı Sayın Ali Çelik duygu ve düşüncelerini paylaşırken, Tokat Belediyesi ile başlattıkları ve Tokat Valiliğinin desteklediği çalışmaya bütün Tokat halkının katkı yapmasını istedi.

Tokat Belediye başkanı Sayın Eyüp Eroğlu yapılan çalışma hakkında çok açık ve net mesajlar verdi; “ arkadaşlar Tokat’ta üretmek  zorundayız, böyle bir coğrafyada yaşarken üretmemek büyük hata olur, Tokat’ta her şeyimiz var, var olan değerleri birleştirip güçlü bir Tokat olmak zorundayız, Tokat’ı sevenler olarak, sorumlu kişiler olarak bizler üretme yolunda çıktığımız bu çalışmaya tüm hemşerilerimizin katkı sağlamasını bekliyoruz” dedi.

Tokat valimiz Sayın Ozan Balcı’da şunları ifade etti;  “Tokat’ta üretilecek, Tokat’ta tüketilecek şuanda ama bir de inşallah dünyada da tüketirsek Tokat’ın ürünlerini o zaman Tokat’ı daha istediği seviyeye getirmiş olacağız. Eminim ki Tokat’taki güzel gelişmelerden sadece Tokat’ta yaşayan hemşerilerimiz değil, bir de dışarıda yaşayan hemşerilerimiz var. Onun da sorumluluğunu hissediyoruz. 612 bin 646 kişi Tokat’ta yaşıyor, bir o kadar da 612 bin kişi de İstanbul’da, Bursa’da, Ankara’da, İzmir’de hatta yurtdışında yaşıyor. Tokatlı hemşerilerimizin başarısıyla gurur duyan, Tokat’ta güzel gelişmeleri dört gözle bekleyen insanlarımız var. Dolayısıyla bizim sorumluluğumuz ağır. Biz üretimin dostuyuz. Çiftçinin, esnafın, hizmet sektöründe çalışanın, sanayi sektöründe çalışanın, gerek işverenlerin, gerek işçilerin dostuyuz. Üretimin dostuyuz. Tokat’ın önü açık, Tokat bolluğun bereketin egemen olduğu bir yer, kaliteli bir insan yapısı var, bu bizim için önemli. Yapılan iyi, güzel bütün her işi desteklemekten, onları alkışlamaktan, doğru iş yapan insanlarla beraber olmaktan, onların hayatını kolaylaştırmaktan, en azından yüreklendirmekten gurur duyuyoruz. Tekrar bu etkinliği düzenledikleri için başkanlarımıza teşekkür ediyorum”, bu konuşmaları içinde işi biraz daha büyüterek; çalışma başlayınca Tokat’ta Üret, tokat’ta Tüket” dedik ama buna şunu eklememiz daha doğru olacak; “TOKAT’TA ÜRET, TÜRKİYEDE, HATTA DÜNYADA TÜKET” olmalıdır, tokat’ın ürettiği ürünler, ülkemizi doyuracak seviyededir, yeter ki üretelim” dedi.

Evet; uzun zamandır yazmaya çalışıyoruz, Tokat üretmek mecburiyetindedir.

Bizler bu üretim konusunda fazla yazı yazmaya başlayınca, işin havasına girmiş olmalıyım ki, aynen şu sözleri kaleme alıp ebedi olmasını sağlamaya çalıştım; “ÜRETMEDEN YAŞAMAYA ÇALIŞAN MİLLETLER, BOYNUNDA ESARET ZİNCİRİ İLE SÜRÜNGEN HAYVANLAR GİBİ YAŞAMAYA MAHKUDUR” dedim.

Bu söz tarihi bir söz olarak yerini alacaktır, bu söze benzer sözler ve hatta daha güzel sözler vardır, lakin bu sözler son günlerde “ÜRETMEK MECBURİYETİNDEYİZ” diyerek kaleme aldığım düşüncelerin ışığında ortaya çıkmıştır, sert ifadeler vardır, ama başka çaremiz yoktur, üretmez isek, esaret zincirini boynumuza takacaklarını bilmek mecburiyetindeyiz. 

Günün Sözü: ÜRETMEDEN YAŞAMAYA ÇALIŞAN MİLLETLER, BOYNUNDA ESARET ZİNCİRİ İLE SÜRÜNGEN HAYVANLAR GİBİ YAŞAMAYA MAHKÛMDUR” C.B.