Anasayfa | İletişim | Künye | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Tokat Milletvekili Yüksel;

"2010 yılı daha aydınlık olacak"

Kategori  Kategori : Güncel
Yorumlar  Yorum Sayısı : 6
Okunma  Okunma : 531
Tarih  Tarih : 05 Şubat 2010 09:43

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

            Ak Parti Tokat Milletvekili Dilek Yüksel, partisinin gücünü, çetelerden, kirli güç odaklarından değil, milletin kendisinden aldığını söyledi.

            Ak Parti Tokat Milletvekili Dilek Yüksel,   2010 yılının  Türkiye için 2009'dan çok daha aydınlık bir yıl olacağını belirterek, "2010 Türkiye için başarılarla dolu bir yıl olacak. 2010 Türkiye'nin gücünün de itibarının da içeride ve dışarıda artmaya devam ettiği bir yıl olacaktır." dedi.

            Sekiz yıl önce tüm AK kadrolarla  başlanan  kutlu ve ak yolculuğa aynı heyecan ve aynı azimle devam ettiklerini ifade eden Vekil Yüksel, " Şunu özellikle vurgulamak istiyorum: Böyle bir teşkilata sahip olduğumuz için, böyle teşkilat mensuplarına sahip olduğumuz için gerçekten çok çok mutluyuz.

            Yüzlerdeki heyecan, gözlerdeki ışık, gönüllerdeki sevda her şeyi anlatmaya yetiyor... Susuz gönüllere su serpen, çölleri vahaya çeviren, kurak toprakları bereketle buluşturan, dinamik, coşkulu, sevdalı kadromuz ülkemizi AK geleceklere taşıyacaktır." dedi. 

            Demokrasi tarihinde çok az siyasi partinin bu denli dinamik bir teşkilata sahip olabildiğini kaydeden Yüksel, yaptığı yazılı basın açıklamasında şunları kaydetti.

            " Bu hareketin her bir mensubu, 14 Ağustos 2001'de partimizi kurduğumuz andan itibaren ortaya yüreğini koydu, görüyorum ki, aynı şevkle ve aynı aşkla yüreğini bu hareketle paylaşmaya devam ediyor.

            AK iktidarla beraber sözde halkçılar, sözde milliyetçiler ülkemizin tarihinde milletimizin gözünde kıymetini kaybetti. Çünkü artık milletimiz kendisine hizmet edenle hizmet etmeyeni çok iyi biliyor.

            Aziz milletimiz, 3 Kasım seçimleriyle, çözüm üretemeyen siyaset tarzına son vermiştir. Çağın gerisinde, dünya gerçeklerinin gerisinde, Türkiye gerçeklerinin gerisinde kalan siyasetçi profilini reddetmiş, tedavülden kaldırmış, meclisin dışında bırakmıştır.

            Türkiye'nin potansiyelini fark edemeyen, milletin arzu ve taleplerini göremeyen, dünyadaki değişimi izleyemeyen, yaşı geçmiş, heyecanı kaybolmuş, ufku daralmış siyaset anlayışının üzeri, 8 yıl önce 3 Kasım seçimlerinde, milletimiz tarafından çizilmiştir.

            Demokrasi tarihimizde hiçbir siyasi partiye nasip olmayan başarılara, aziz milletimizin güveni ve altını çizerek ifade ediyorum, hayır duaları sayesinde hamdolsun AK Kadrolarla birlikte ulaştık.

            8 yıl boyunca çok sayıda badirelerle karşılaştık. Milletimizin bize teslim ettiği kutsal emaneti, milletimizin tercihlerini yok sayarak bizden koparıp almak isteyenler oldu. Zaman geldi hukuk zorlandı. Zaman geldi kirli senaryolar uygulandı. Tahriklerle, komplolarla, çeşitli hilelerle, iftira ve ithamlarla partimiz yıpratılmak istendi.

            Tüm bu girişimler karşısında bizler soğukkanlılığımızı kaybetmedik, sağduyumuzu kaybetmedik, sabrımızı yitirmedik… Ancak, milletin emanet tevdi ettiği emanete uzanan ellere karşı da boynumuzu eğmedik, taviz vermedik çünkü biz gücümüzü kimi kirli güç odaklarından çetelerden almadık. Ve şunu da ifade etmek istiyorum… AK Parti var olduğu sürece, hiçbir hukuk dışı güç, hiçbir hukuk dışı örgütlenme, hiçbir çete, hiçbir mafyatik oluşum, milletin yetkisine, milletin emanetine el uzatamaz, uzattığı anda karşısında hukuku bulur, uzattığı anda karşısında milleti bulur, uzattığı anda karşısında AK Parti'yi bulur.

            Biz gücümüzü milletimizin tertemiz yüreğinden aldık. Gücümüzü sadece bir bölgeden değil ülkemizin her yerinden her kesiminden aldık. Verecek hesabımız da sadece aziz milletimizedir.

            AK Parti, Türk siyasetine yeni bir bakış açısı getirdi.. Bu bakış açısı, milletimizin geçmişinde var olduğu gibi, özünde ve kültüründe de var olan, tüm dünya uluslarının ulaşmaya çalıştığı evrensel bakış açısıdır. O da insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıdır. AK Partiyle beraber, milletimiz hükümet, hükümetimiz millet olmuştur. Halka rağmen siyaset dönemi kapanmış ve bitmiştir. Milletimiz AK Parti'yi tek başına iktidara getirirken, koalisyon dönemlerine, istikrarsızlığa, güvensizliğe, öngörüsüzlüğe, belirsizliğe son vermiş, güçlü, genç, dinamik, heyecanlı, coşkulu bir kadroyu iş başına getirmiş ve 'Yeter söz de karar da milletindir' demiştir.

            Başbakanımız, Bakanlarımız, milletvekillerimiz hepimiz ülkemize hizmet için kenetlenmiş durumdayız. Milletimizin bize emanet ettiği makamları hizmet yerleri olarak görüyor, o şekilde hareket ediyoruz.        Makamlar gelip geçicidir. Asıl olanın her zaman söylediğimiz gibi, şu gök kubbede milletimiz için hoş bir seda bırakabilmektir. Biz bunun bilincindeyiz. Bizim siyaset anlayışımız bu emanet bilinci üzerine inşa edilmiştir ve biz bu emanete asla ve asla halel getirmeyeceğiz. Türkiye'nin büyümesi milletimizin refahı için bu emaneti en iyi şekilde taşıyabilme gayreti içerisindeyiz. Ancak;

            Birileri Türkiye'nin büyümesinden, ilerlemesinden, kalkınmasından neden rahatsızlık duyabilir?

            Türkiye'nin bu kutlu yürüyüşünü kim neden ve nasıl kesintiye uğratmaya niyetlenebilir?

            Türkiye'nin büyümesini, Türkiye'nin kalkınmasını, Türkiye'nin yücelmesini engellemeye çalışmak, nasıl olur da vatan sevgisiyle, millet sevgisiyle, ülke sevgisiyle izah edilebilir?

             Senaryolar yazanlar, kirli oyunları uygulamaya çalışanlar nasıl olur da bu ülkeyi ve bu milleti sevdiklerini iddia edebilir?

            Buna izin vermedik, vermiyoruz, vermeyeceğiz… 8 yıl boyunca milletimizin emanetini yere düşürmedik, Allah'ın izniyle ve milletimizin desteğiyle bundan sonra da bu emaneti yere düşürmeyeceğiz.

            Geçmiş hükümetlerin çözümsüzlük siyasetleri yeni problemler çıkarmıştır. Biz, Ülkemizi doğusuyla, batısıyla; kuzeyiyle, güneyiyle bir tutuyoruz. Ülkemizin tüm insanları saygıdeğer ve aynı eşit haklara sahiptir. Bizim Türkiye sevgimize ülke sevdamıza, bizi bu konuda eleştirenlerin hayalleri bile yetmez. Bu güne kadar terör olayından dolayı binlerce insanımızı kaybettik, Mehmetçiklerimiz ve vatandaşlarımız şehit oldu. Şu ana kadar milyarlarca dolar terör için harcanmış durumda. Bu kaynaklar Ülkemiz insanlarına harcanabilirdi. Anlaşılıyor ki, birileri bu sorunun çözülmesinden rahatsız. Barıştan, kardeşlikten rahatsız. Yaptığımız çalışmaları ve gayretleri çarpıtarak, devlet ve siyaset ahlakına yakışmayacak tarzda eleştirenler var.

            Biz Milli birlik ve kardeşlik dedik. Rahatsız oldular. Çünkü siyasi rant alanları kapanıyor artık. Bu kardeşlik Projesinden rahatsız olanlara bakın kimler rahatsız. Ozaman görülür kim hangi yanda. Bizim Farkımız, birileri gücünü ayrıştırmadan alırken, biz gücümüzü yetmiş iki milyon vatan evladının birliğinden kardeşliğinden alıyoruz.

            Bu gün iki tür muhalefet var. Biri sığınmacı siyaset yapan CHP diğeri slogancı siyaset yapan MHP. İki Ayrı muhalefet ama bunlar birbirlerinin ruh ikizidir. CHP Atatürk'ün ardına sığınarak O'nun manevi şahsını kullanarak siyaset yapıyor. MHP ise tamamen sloganlarla siyaset yapıyor. İkisin in'de bu ülke için ne heyecanları var ne de projeleri..

            Hiçbir iktidarın yüreklerinin ve heyecanlarını yetmediği sorun ları tek tek ele alıyor ve çözüyoruz. Bu sorunları eski iktidarlar hazırladılar. Bu gün, milletimizin seçim barajlarına ve muhalefete mahkûm ettiği partiler bir zamanlar iktidardaydı. Bu milletin emanetini sınırsızca kendi emelleri için kullandılar. Çalışmadan ve üretmeden kazanmaya alışmış çevreleri, bağımlı oldukları şebekeleri ve suç ve çıkar kümelerini desteklerken ülkenin hiçbir temel sorununa çözüm getiremediler. Çünkü projeleri yoktu heyecanları yoktu.

            Türkiye, farklı kültürlerin, farklı etnik grupların, farklı mezheplerin, farklı inanç ve kültürlerin asırlardır iç içe yaşadığı, bir arada etle tırnak olduğu bir ülke.

            Bu farklılıklar bizim için bir zenginliktir, bu farklı unsurların hepsi bu ülkenin asli unsurudur. Bu unsurlar içinde kimsenin bir diğerine göre üstünlüğü, kimsenin bir diğerine göre önceliği yoktur, olamaz. Bu farklı yapı içinde, hiç kimsenin diğerini ötekileştirmeye, yabancılaştırmaya, dışlamaya, horlamaya hakkı olamaz, hiç kimse kendinde böyle bir hak göremez.

    Bu bakımdan herkesin karşılıklı olarak empati kurması, karşılıklı olarak birbirini anlama çabası göstermesi, toplumsal barış adına, toplumsal uzlaşma adına, huzur ikliminin güvence altına alınması adına bu büyük bir önem taşımaktadır.

            Bizler, tarihimizi birlikte inşa ettik, geleceğimizi de aynı şekilde, yine birlikte inşa ediyoruz birlikte inşa edeceğiz. Biz, AK Parti olarak bu konuda son derece hassas bir çizgi üzerinde yürümeye devam ediyoruz.

            Bu kutlu Büyük Türkiye yürüyüşümüzden ürkenler elbette olacak.

            Bütün toplumsal kesimlere eşit mesafede duruyor, farklılıklarımızı, çeşitliliklerimizi zenginlik olarak görüyor, hepsini aynı içtenlikle, aynı samimiyetle sahipleniyor, benimsiyoruz.

    Bu topraklarda hiçbir dönemde ırkçılık kendisine yer edinememiştir. Bu topraklarda ayrımcılık kendisine asla zemin bulamamıştır. Irkçılık noktasında dünyanın birçok ülkesinin sicilinde lekeler bulunurken, bizim tarihimizde ırkçılık hiçbir zaman tutunamamıştır. Bunun nedenlerini iyi görmek, iyi kavramak durumundayız... Irkçılık, bizim kültürümüzün, bizim medeniyetimizin, bizim tarihimizin ve inançlarımızın kesin dille reddettiği bir hastalıktır.

    Bizim medeniyetimizde zenginin yoksula, akın karaya, şehirlinin köylüye, batılının doğuluya, güneylinin kuzeyliye tahakkümü asla yoktur ve olmamıştır. Hiç kimse, anne-babasının etnik kökenini, inancını, mezhebini, rengini, kültürünü, dilini taşıyor olduğu için suçlu sayılamaz, kusurlu sayılamaz, ikinci, üçüncü sınıf sayılamaz; bunu böyle görmemek de insanlık suçudur.

    Birlik ruhu ancak farklılıkları zenginlik olarak gören bir anlayışla hayata geçirilebilir. Eğer bir olacaksak, beraber olacaksak farklılıkları zenginlik olarak göreceğiz. Birlik demek, insanların farklılıklarını yok saymak, törpülemek, ortadan kaldırmak, herkesi tektip vatandaş haline getirmek değildir. Irkçılık yaparak, farklılıkları yok sayarak, birlik sağlanamaz, bu sadece ayrışmayı artırır, kin ve nefreti körükler. Bazıları, bu insanlık suçunu kullanarak kendisine siyasi rant ve oy devşirmenin gayesinde olabilir. Buna karşı bizim tarihimizle, kültürümüzle, medeniyetimizle cevaplar üretmemiz gerekli hale gelmiştir.

    Millet kavramı, etnik kökenlerin, ırkların, hatta inançların, mezheplerin üzerinde, onların tümünü kapsayan bir kavramdır. Gerçek Milliyetçilik asla ve asla ırkçılık değildir. Gerçek Milliyetçilik, bir ırkın diğerine tahakkümü, diğerini hor görmesi değildir. Gerçek Milliyetçilik ortak tarihten, ortak medeniyetten yola çıkarak ortak bir geleceği inşa etmektir, ortak idealleri savunmaktır.

            Bizim tüm devletlerimiz, Selçuklu da, Osmanlı da, Türkiye Cumhuriyeti de bu anlayış üzerine bina edilmiştir. Biz bu ilkeyle sorunları ele alıyoruz.

    Alevi vatandaşlarımızın problemlerine bir hal çaresi bulmak maksadıyla bir dizi toplantıya başladık ve bununla ilgili olarak ilgili bakanlığımız bir Alevi Çalıştayı düzenledi. Bu toplantılar, ülkemiz için, milletimiz için, toplumsal barışın tesisi için tarihi bir fırsattır, son derece büyük bir imkandır.

            Bu toplantılar, farklı kesimlerin, işin uzmanlarının, ilgili taraflarının katılımıyla devam edecek. Alevi kardeşlerimizin asırlardan bu yana devam eden bir kısım sorunlarına siyasi amaç ve beklenti olmaksızın kalıcı, tatmin edici bir çözüm üretmek için Hükümetimiz elimizden geleni yaptı ve yapmaya da devam edecek.

            Biz hiçbir vatandaşımızı mağdur ve mahrum görmek, hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış hissettiğini görmek istemeyiz. Biz, Alevi meselesini başından itibaren siyaset üstü bir zeminde ele aldık, bundan böyle de süreci asla ve asla politize etmeden, kuşatıcı ve kucaklayıcı bir yaklaşımla idame ettirmeye kararlıyız. Türkiye büyük bir ülkedir…

            Önce kendimize ve milletimize güveneceğiz. Türkiye, tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle, potansiyelleriyle büyük bir ülkedir… Türkiye, gündemi belirlenen değil, Türkiye gündemi belirleyen bir ülkedir bundan böyle… Türkiye, dış politikası yönlendirilen değil, dış politika üreten bir ülkedir… Türkiye kendisine rota çizilen değil, rota çizen bir ülkedir…

   Büyük devlet olmanın gereği de budur… Ne yapıyorsak Türkiye için yapıyor, ne yapıyorsak bu aziz millet için yapıyoruz. Çok koşacağız. Kar, bora, fırtına demeden koşacağız. Gece-gündüz demeden koşacağız. Çünkü açık büyük, bu açığı biz kapatacağız ve biz kapatıyoruz. Heyecanımızı, coşkumuzu, samimiyetimizi, cesaretimizi muhafaza ederek yürüyeceğiz.

            Eğitimde de sağlıkta da adalette de emniyette de enerjide de taa köylere varıncaya kadar KÖYDES projesiyle başlattığımız o projelerle tarımda da aynı şekilde bu yolculuğu devam ettireceğiz. Gönül dilini muhafaza edeceğiz, gönüllere hitap etmeye devam edeceğiz, eserlerimizle, hizmetlerimizle konuşacak, bu şekilde farkımızı ortaya koyacağız.

            Hiçbir zaman kişisel, partisel bir çıkarın peşinde bu kadro olmadı, olmayacağız. Her zaman dedik ki, Türkiye kazanacaksa, biz kaybetmeye hazırız. Önemli olan bizim alacağımız oy, geleceğimiz makam değildir, önemli olan Türkiye'nin selametidir, milletimizin geleceğidir. Asıl menfaat şebekeleri, asıl istismar tacirleri bu ülke için bir tehlikedir, bu millet için bir tehdittir. 

            2010 Türkiye için 2009'dan çok daha aydınlık bir yıl olacaktır. 2010 Türkiye için başarılarla dolu bir yıl olacak. 2010 Türkiye'nin gücünün de itibarının da içeride ve dışarıda artmaya devam ettiği bir yıl olacaktır.

Yazdyrylabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 6 yorum yazylmy?tyr.

alp [ 10 Şubat 2010 01:52 ]

Ahh sayın vekilim, üzülüyorum sizlerin kıymetini bilemedik çok acı.Bir Daha sizleri görebilirmiyiz başımızda bilemiyorum.Şu yazdıkalrınızı veya her kim kaleme aldıysa sizden ricam tekrar tekrar okuyun lütfen, eğerki yazdıkalrınıza kendiniz inanıyorsanız, vicdanınıla başbaşa kalıpta kendiniz sorgulayabiliyorsnz ne mutlu size.Yapmayın, etmeyin güldürmeyin belki gün geçtikçe maddi ve manvi olarak son 10 yılda köleleşerek bir çuval unla, bir torba kömürle gönlünü değil ama oyunu elegeçirebilidğiniz insanlara inandırabilirsiniz ama şu talihsiz açıklamalarınız azcık bilen, okuyan, düşünen beyinler için çok gülünç.En iyisimi siz açılımlar, yok sloganlaşan partiler, yok adalet, yok ekonomi yatırım falan bunlara hiç girmeyin gerek yok.hani derlerya açtırmayın pandoranın kutusunu sadece adaletsizlikleri, kayırmacılıkalrı, adamcılıkları anlatmaya kalksak bırakın ülkeyi niksar için tokat için bile sayfalar yetmez.Vesselam.

ilkay [ 07 Şubat 2010 20:05 ]

Sayın vekilim sizler bu milleti tarafsızca savunmak ve haklarını aramak için ordasınız.Peki ne oldu bu millete Akp baştaci,onlar mevki sahibiler,onlar işsiz değil ve onlar hala bu devlete,millete kanun ve adalet sağladık diyorlar.Sayın vekilim acaba benim babamın adı da Bülent Arınç olsaydı Hisarcıklıoğlu nun yanında yüksek
maaşla iş bulurdum değil mi?.Ya da Tayyip Erdoğan olsaydı gemim olurdu.Maalesef ki tek yaptığınız bu ülkedeki bütün sıkıntıları milletin cepindeki parayı vergilerle zorla gasp ediyorsunuz.Bu mu adalet.Benim cebimdeki para ile siyaset yapmaktan vazgeçin.saygılar

SÖZÜM ODUN GİBİ OLSUN AMA DOSDOĞRU OLSUN [ 07 Şubat 2010 00:54 ]

SN DİLEK YÜKSEL HANIM NİKSARIMIZDA MİLLİ EĞİTİM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNE DAHA ÖNCE HİÇ İDARECİLİK YAPMAYAN ENİŞTENİZİ GETİRMENİZİ HAK VE ADALET ÖLÇÜLERİNİN NERESİNE KOYDUNUZ BÜTÜN NİKSARLI BUNU MERAK EDİYOR.EĞİTİM CAMİASI ÜZÜLÜYOR ÇÜNKÜ NİKSARIN EĞİTİMİ ZATEN 80 İL İÇERİSİNDE 59. DURUMDA BU ŞEKİLDE YAPTIĞINIZ ATAMALARLA NEREYE VARILACAK.GELİNİZ NİKSARIMIZI BU DURUMLARDAN HEP BİRLİKTE KURTARALIM.

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

SON DAKİKA HABERLERİ

Cemalettin BİLGİN Cemalettin BİLGİN
KANSERİ YENDİ, ŞİFA DAĞITIYOR
Namık BİLGİN Namık BİLGİN
Bu Defa Evet
Yüksel ALTUNER Yüksel ALTUNER
HALK OYLAMASI (2)
Abdullah YILDIZ Abdullah YILDIZ
ANAYASA MAHKEMESİ NE DİYOR?
H.Çınar Aybak H.Çınar Aybak
Ceviz
Hami KARSLI Hami KARSLI
Dr. ALİ NEJAT ÖLÇEN(*)
Bülent YILDIRIM Bülent YILDIRIM
BÖYLE BUYURMUŞ ZERDÜŞT
Murat KEÇECİ Murat KEÇECİ
Bir çocuğunuz daha var!
Zeynep BOYNUDELİK Zeynep BOYNUDELİK
VİCDAN SIZLIYORSA EĞER
Atalay KARAHAN Atalay KARAHAN
ESMÂÜL HÜSNÂ

ANKET

Niksar'da hangi hizmetlerden memnunsunuz?




Tüm Anketler

Copyright © 2008. Niksar Bilgin Matbaası