Konumuz yine terör.

Ülkemizin terörden mutlaka kurtulması gerekir, kurtulması için ise CHP nin mutlaka kendisine gelmesi ve gerçekten Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünceleri doğrultusunda hareket etmesi gerekir.

Ülkemizde CHP ne zamanki terör konusunda ciddi ve samimi olup devletin ve milletin yanında yer alırsa o zaman terör bitecektir, aksi taktirde CHP yetkilileri terör örgütlerine bulaşmış kişi ve kurumlarla arasındaki mesafeyi açmaz ise bu ülkede asla terör bitmeyecek, daha çok vatan evlatları kahpe kurşunlarla kara toprağa düşecektir.

Hafızalarımızı bazen tazelemekte fayda vardır. CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazelerine katılma istekleri karşısında defalarca tepkiler verilmişti, sayın Kılıçdaroğluna verilen tepkileri iyi anlamak gerekir, bizler sayın Kılıçdaroğluna verilen tepkileri tasvip etmiyoruz ama, verilen tepkilerin nasıl geliştiğine bakmak gerekir.

CHP bu ülkenin gerçeği ama, CHP kendisine gelmeli ve gerçek vatan sever bir parti olarak Türkiye Cumhuriyetinin menfaatlerini koruyacak açıklamalar ve çalışmalar yapmalıdır.

Şu gerçeği görmek gerekir, CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu siyasi geleceğini garanti altına almak için son hamlelerini yapmaya çalışıyor, bu hamleler ülkenin iyiliği için değil tabi ki, Kılıçdaoğlunun hamleleri “Recep Tayyip Erdoğan iktidarı kaybetsin de ülke ne olursa olsun” mantığından hareket ediyor, bakınız sayın Kılıçdaroğlu  bir TV programında  söylediği sözler çok düşündürücü, ülkenin MANDACILIĞI kabul edecek bir sürece sokulmak isteniyor ve diyorki; “sayın Davutoğluna söyledim dış politikada 180 derece  değişecek her ülke ile barış içinde yaşayacağız, Mısırla da ilişkilerimizi düzelteceğiz, İsraille ilişkilerimizi düzelteceğiz, düzelteceğiz düzelteceğiz” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti devleti tabi ki her devlet ile barış içinde yaşamalıda nasıl yaşayacak?, ABD can ne zaman isterse yer altı ve üstü zenginliklere sahip her ülkeyi işgal ediyor, işte Libya, işte ırak, işte Suriye, 10 bin kilometre uzakta olan bu ülkeler kendi halkı ile barışık yaşıyordu, katliamlar yoktu, milyonlarca insanları ülkelerinde yaşıyordu ve herkes işinin başında idi. ABD ilk önce Libya’yı bombaladı, yanına bazı vampir ülkeleri de aldı, dünyanın en zengin petrol yatakalrına sahip Linya artık yerle bir oldu, Libya halkı açlıkla savaşıyor yer altı ve yer üstü zenginlikleri ABD tarafından elinden alındı iç savaş devam ediyor, ABD askerleri rahat bir şekilde hayatlarına devam ediyor, ekonomik kaynaklar ABD ye akıyor.

Irak yine aynı sıkıntılar içinde, tüm petrol kaynakları ABD ve İngilizlerin elinde Irak halkı açılıkla karşı karşıya, Irak’ta bundan sonra çok fazla huzur olmayacaktır, çünkü ABD terör örgütlerini Irak’a soktu ve onları orada besliyor.

Suriye ye ilk bombaları atan yine ABD 10 bin kilometre uzaktan gelip Suriye’yi yerle bir edenler, ABD ve yanındaki İngiltere, Fransa, Almanya, yanlarında İsrail de var tabiî ki, Rusya ABD nin saldırısına bir süre sessiz kaldı, sonra katil Esat’ı korumak için, uçaklarını havalandırdı, oda ABD bombaları dışında kalan şehirleri bombaladı, bu katliama kim DUR!  Diyebiliyor?, tek ülke Türkiye.

Şimdi sayın Kılıçdaroğluna sormak gerekir, ABD neden 10 kilometre den geldi Suriye yi bombalıyor?, ABD ile nasıl anlaşacaksın?, Rusya katil Esat’ı koruyor, ABD katil Esat’ın görevi bırakmasını istiyor, nasıl olacakta sen bu iki güçlü ülkeyle anlaşacaksın?, 940 kilometrelik uzun bir sınır komşun olan Suriye halkının nasıl kendi topraklarında tutacaksın?, Suriye den gelen füzeler ve sürekli ülkemiz sınırlarına atılan topları nasıl durduracaksın?, nasıl olacakta Suriye rejimi ile, Rusya devleti ile ABD katil devleti ile sulh içinde yaşayacaksın?.

TV sunucusu sayın Fatih Altaylı sayın Kılıçdaroğlu ile yaptığı programı gerçek anlamda gazetecilik yaparak sunmamıştır, sayın Kılıçdaroğlunu TV ye çıkartmak için program yapmıştır, gerçek anlamda gazeteci olarak soruları sormuş olsa, bizlerin yukarda sorduğu soruları veya daha keskinlerin sorar sayın Kılıçdaroğlu’nu TV başında kitler ona konuşamaz ederdi!.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti devletin başkanı sayın Erdoğan, sayın Kılıçdaroğlunun politikasına benzer bir dış politika sürdürmüş olsa idi, bunun adına MNDACILIK deniyor, ABD nin Libya’ya saldırı karşısında suskun kalması gerekirdi, Türkiye’nin Libya ile ticari bağlantılarına bakmak gerekir. ABD nin Irak’a saldırısı karşısında susması gerekirdi, Irak savaşı sonrasında Türkiye’nin ekonomik kayıplarının ne olduğunu yazmaya gerek var mı?, aslında çok çarpıcı sorular sorması gereken sayın fatih Altaylı şu soruyu sorması gerekirdi; ABD ilk önce Irak işgalini Türkiye üzerinde  yapmak istedi, o günkü Hükümet ABD ile olan çeşitli anlaşmalar gereği Türkiye üzerinden ABD askerlerinin  Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesi için izin vermesi için TBMM önerge verdi, hükümet tarafından verilen önerge TBMM tarafından reddedildi, red oyu veren CHP yıllarca “RED” edilen önerge ile öğündü, ABD hükümetin verdiği önergenin “red” edilmesi sonrasında Türkiye Cumhuriyeti devleti ile o günden bugüne kadar kin ve nefretle hareket ediyor Irak işgaline TBMM den onay çıkmadığı için Türkiye’yi halen tehdit ediyor.

Peki soralım sayın Kılıçdaroğlu, ABD nin Türkiye üzerinden Irak’a girmesi konusunda  TBMM “hayır” dedi, Hükümeti zora soktu, sonra meydanlarda; “AK Parti,  ABD nin Irak işgaline destek verdi, biz CHP olarak TBM bu işgal girişimine  mani olduk” diyerek iç siyaset yaptı, şimdi ABD ile nasıl iyi geçineceksin?.

Soralım; sayın Kılıçdaroğlu katil Esat rejiminin devam etmesini istiyor, ABD Esat’ın yönetimi bırakmasını istiyor, nasıl ABD ile barış içinde yaşayacaksın, Esat rejiminin gitmesi için ABD ile birlikte hareket ettiğinizde  Rusya; “hop dur bakalım, ben Esat rejiminin devam etmesini istiyorum” diyor, nasıl Rusya ile barış içinde yaşayacaksın?. Ayrıca Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ABD nin Suriye rejimine saldıracağını biliyor ve Suriye  eski devlet başkanı Esat’a konu hakkında düşüncelerini ifade ettiğini, hatta gerçekleri Dışişleri bakanı sayın Ahmet Davutoğlu ile  bunun nedenlerinden veya bahanesinden bir tanesi de Suriye de yaşayan KÜRT halkının Suriye vatandaşı olarak Nüfus işlemlerinin yapılması Suriye halkı kimliğinin verilmesi, daha özgür Suriye halkına bazı hakların verilmesi idi konularını aktardıklarını, katil Esat yönetimde bazı düzenlemeler yapmış olsa idi ABD nin Suriye’ye saldırı bahanesi kalmayacaktı, bu gerçekle r unutuldu, sayın Kılıçdaroğlu şimdi Türkiye’nin Dış politikasını 180 derece değiştirip her ülke ile barış içinde yaşayacağını söylüyor, buna artık Kargalar bile gülmekten vazgeçip kıçlarını dönerek yollarına devam ediyorlar.

CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na bir hatırlatma yapalım.  Tarih boyunca bağımsız olmuş TÜRK MİLLETİNİN  MANDA ve Himayeyi reddettiği, milli iradenin hakim kılındığı Sivas Kongresinin 100. Yılını kutlarken, sen nasıl oluyor da, ABD, İNGİLTERE, İSRAİL, RUSYA gibi ülkelerin MANDASI olmayı planlıyorsun?.

Bir hatırlatma daha; kandırılmış Irak halkı “Saddam Hüseyin gitsin de ne olursa olsun” diyerek katil ABD ye halk olarak kapılarını açtı, Saddam Hüseyin’i ülke içinde hançerleyerek, satarak ABD nin saldırılarına kucak açtı, peki Saddam Hüseyin öldü gitti, Irak’lı kadınların ve kızların tecavüz edilmemiş  kimsesi kaldımı?. Saddam Hüseyin gönderen Irak halkının ABD askerleri tarafından tecavüz edilmeyen kadını ve kızı yok, yüz binlerce masum Irak halkı katliamlara tabi tutuldu halen zulüm, işkence ve zalimlik ABD ve vampir müttefikleri tarafından devam ediyor.

Herkes aklını başına alsın, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Türk milletinin Hür ve Bağımsız olması ve  kalması için mücadele eden, güçlü bir Türkiye Cumhuriyet devletinin ilk öne kendi milleti için, sonra masu milletlerin ebediyen hür ve bağımsız kalması için gece gündüz mücadele eden, çalışan sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıkalım, destek verelim. CHP gerçek anlamda kendisine gelmeli küçük siyasi çıkarlar için, koltuk kavgası için ülkeyi ateşin içine atacak hareketlerden kaçınmalıdır, gerçek Mustafa Kemal Atatürk sevdalıları bu gerçekleri görmelidir.

HÜR VE BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN HER TÜRLÜ TERÖRE HAYIR.

Günün Sözü: Gazi Mustafa Kemal Atatürk en sıkıntılı dönemde MANDACILIĞI asla kabul etmemişken, Kılıçdaroğlu ne yapmaya çalışıyor?.