AKIL TUTULMASI


Seyfi KORKMAZ

E-Posta :
Okunma Sayısı : 93
Tarihi : 13 Ocak 2018 - 02:02

       Değerli okurlarımız ; geçtiğimiz günlerde İYİ parti genel başkanı Meral Akşener’in ‘’Tokat’ta ve Konya’da silahlı eğitim kampları olduğunu duyuyoruz’’ diye talihsiz bir açıklamasının kısa bir süre de olsa ülke gündemini meşgul ettiğini ve önü açık toplumsal bir provokasyona doğru yöneldiğini millet olarak yaşadık ve de gördük.

       Öncelikle Meral Akşener’in bu çirkin, çürük ve mesnetsiz iddiasını şiddetle kınıyor ve bir yerlerden adrese dayalı gönderilen bu akıl dışı iddiasını ispatlamaya davet ediyorum. Burada Meral hanımın bir akıl tutulmasına yakalandığına şahit olmaktayız. Meral hanımın unuttuğu bir şeyi kendisine hatırlatmak istiyorum. Bu ülke evlatlarının bu vatanı iç ve dış mihraklardan korumak için silahlı eğitim kamplarında eğitim almasına gerek yoktur. Bizler dün atalarımızın Çanakkale’de yaşadığı ve yaşattığı o ruhu bugün fazlasıyla yaşamaktayız. Buna en canlı örnek olarak yakın zamanda yaşadığımız 15 TEMMUZ’ u ve bu kahraman necip Türk milletini şahit gösterebiliriz. Bu millet için eğer mevzubahis konu vatan, bayrak ve mukaddesat ise gerisi teferruat kalır. Dünyanın gözünden kaçmayan bu detayı Meral hanım nasıl görmezden gelir anlamıyorum. Aslında Meral hanımın ortaya attığı bu çirkin ve de mesnetsiz iddiaya kendisinin bile inandığını zannetmiyorum. Ayrıca merak ettiğim bir konu da şudur. Meral hanım toplumsal kaosa yönelebilecek bu istihbaratı kimlerden almıştır. FETÖ, CIA, MOSSAD, M16 dan mı yoksa daha farklı bir istihbarat grubundan mı almıştır, bir an önce açıklaması gerektiğini düşünüyorum.

      Değerli okurlarımız ; Amerika ve İsrail’deki sosyal bilim uzmanlarının kendi devletlerinin bir savaş projesi olarak Ortadoğu  bölgesi ve Müslümanların yaşadığı diğer bölgelerde yerine göre etnik, yerine göre de mezhepsel projeler üzerinde yıllardır çalıştıklarını ve bu konularda da uzmanlaştıklarını biliyoruz. Amerika, İsrail, İngilizler bu senaryoları uygulayacakları ülkelerde o ülkedeki satın aldıkları medya ve kişiler tarafından önce bir algı operasyonu oluştururlar, sonra o algı üzerinden birkaç olay patlak verir. Daha sonra ise bu olaylar o bölgenin veya ülkenin geneline servis yapılır. Taktik her zaman aynıdır. Bu yüzden yıllardır bu tür senaryolarla Ortadoğu’yu ve diğer bölgeleri kan gölüne çevirmişlerdir. Bugün sırada büyüyen ve güçlenen, güçlendikçe de bu kapitalist ve emperyalist ülkelerin bu bölgedeki sömürü çarklarına çomak sokan Türkiye’yi görüyoruz. Fakat bu ülke üzerine oynamak istedikleri bütün oyunların boşa çıktığını gören bu ülkeler vazgeçmiyorlar her seferinde daha radikal senaryolara yöneliyorlar. Bunu yaparken de içerideki piyonlarını ve uşaklarını da kullanmaktan çekinmiyorlar.

      Değerli okurlarımız ; geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız ve toplumsal bir faciaya dönen Maraş olayları, Çorum olayları ve Sivas olayları tamamen dış kaynaklı bir provokasyon olup emperyalist ve kapitalist batılı ülkeler tarafından hazırlanan projelerdir. Şimdi düşünüyorum da sıra acaba alevi ve sünni kardeşlerimizin yoğun olarak  ve kardeşçe yaşadığı Tokat ve Konya’da mı ?

      Değerli kardeşlerim ; önümüzdeki günler de Meral hanımın bu sözlerinden dolayı Tokat, Konya ve Türkiye için büyük bir provokasyon olacağı veya tertip edileceği endişesi taşımaktayım. Arkadaşlarım bana bazen çok evhamlı ve  karamsar olduğumu söylüyorlar. Ülkemizin yaşadığı bu kadar badireden sonra ve içimizdeki bu kadar haini gördükten sonra sizlerin de bana hak vereceğinizi düşünüyorum. Tokat ve Konya ilimizin muhafazakar yapısı ve alevi kardeşlerimizin de bu illerimizde yoğun olarak yaşamaşı sebebiyle özellikle bu iki ilimizin lanse edilmesi tesadüfi olmasa gerekir. Bu illerimizde önümüzdeki günlerde yapılacak provokasyonlarla bir kısım şahıslara FETÖ nün de destekleriyle silah verilerek alevi kardeşlerimizin olduğu bölgelerde olay çıkartılmak suretiyle, ülkemizde yıllar önce oynanan mezhepsel çatışma senaryoları tekrar sergilenmek isteniyor diye düşünüyorum. FETÖ ile bu bölgede iyi mücadele edemediğimizi hesaba katacak olursak bu olayı, bu provokasyonu ihtimal dışı görmüyorum. Onun için Meral hanımın bu sözlerini alevi ve Sünni kardeşlerimiz arasında gerginlik çıkarmak isteyen bir grup iç ve dış mahfiller tarafından patlama saati belli olan ve bölgemize bırakılan  bir saatli bomba olarak görüyorum. Fakat sağduyulu alevi ve Sünni kardeşlerimiz  bu oyunlara gelmeyecek ve sağduyusunu muhafaza edecektir. Çünkü Ortadoğudaki yakınen yaşadığımız mezhepsel ve etnik kökenli çatışmalar kimseye bir şey kazandırmadığı gibi o ülke halklarının da yaşadıkları gözümüzün önünde ve bunları hergün görsel ve yazılı basından izlemekteyiz.

       Değerli okurlarımız ; Meral hanımın söylediği bu sözlerin altı, art niyetli değişik gruplar tarafından farklı şekillerde doldurulup farklı şekillerde de provoke edilebilir. Bu vesileyle istihbarat birimlerimizi, siyasilerimizi, emniyet teşkilatımızı ve o iki ilimizin valilerini bu mesnetsiz iddiaların arka planını araştırmaya davet ediyorum.

      Kıymetli okurlarıma, alevi ve Sünni kardeşlerime buradan seslenmek istiyorum. 2018 ve 2019 yılları için bu tür veya buna benzer provokasyonlarla karşılaşabiliriz. Fakat bizler bu ülkenin birliği, dirliği, beraberliği, bekası ve çocuklarımızın geleceği için uyanık ve sağduyulu olup bu tür provokatif oluşumlara ve eylemlere gelmemeli ve puan vermemeliyiz.

       Hamd  Olsun  Alemlerin  Rabbi  Olan  ALLAH’a   

YORUM EKLE

İsminiz

 

Mail Adresiniz

   

Yorum

 

YORUMLAR

  • Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı.