“NEDEN ÇAM AĞACI”


Mustafa YILDIRIM

E-Posta :
Okunma Sayısı : 269
Tarihi : 11 Eylül 2017 - 02:22

   Değerli okurlarım bu yazımızda güncel meselelerden üç farklı konuya kısa kısa değinmek istiyorum. Çok önemli konuların toplum tarafından fazla önemsenmediğinin farkında olarak görünüşte pek önemsiz ama özünde çok önemli olan, ilk olarak orman yangınlarından ve çam ağacından bahsetmek istiyorum. İkincisi Almanya ile aramızdaki gerilimden ve son başlık olarak Arakan’da yaşanan dramla alakalı birkaç önemli noktaya değinmenin yerinde olacağını düşünüyorum.

Geçtiğimiz Çarşamba günü Muğla’nın Menteşe ilçesi Zeytinköy yakınlarında başlayan yangın köyün tahliyesi, binlerce hektar ormanlık alnın ve kırk evin kül olması çok sayıda küçük ve büyükbaş hayvanın telef olmasıyla sonuçlanmıştı. Can kaybının olmayışı biraz olsun teselli kaynağımız olmuştu. Bu yaşananlarla beraber iki hafta önce bir makalede okuduğum sıra dışı ve ilginç bir meseleyi hatırlamama sebep oldu. “Neden çam ağacı”

Değerli dostlar ülkemizde adeta çam fidanı dikme yarışması yaşanıyor. Dağa bayıra, kuş uçmaz kervan geçmez yerlere bağımıza bahçemize, kapımızın önüne ne hikmetse çam ağacı dikiyoruz. Orman haftasın da öğrenciler, hatıra ormanlarında siyasiler hep çam ağacı dikiyor.” Pahalıdır vardır bir hikmeti ucuzdur vardır bir illeti” diyen bir toplum olarak bu çam ağacı aşkının bir ideolojik dayatma olup olmadığı geliyor insanın aklına. Bu konunun hem dini, hem ideolojik hem de ekonomik boyutunun olduğunun kimse farkında değil.

Her yıl ülkemizde binlerce hektar çam ormanları yanıp kül oluyor. Yanmaya ve tutuşmaya müsait olan çam ağacı dikme modası acaba neden? Peki? Makbul bir kerestesi olmayan, meyvesi olmayan, doğru dürüst gölgesi olmayan bu ağacı, kar yağdığında güzel manzara oluyor diye mi dikiyoruz? Yoksa çam fidanı satan uluslararası şirketlerin ekmeğine yağ mı sürüyoruz. Ecdadımız sağa sola meyve ağacı diker kurdun kuşun istifadesini de gözetirdi. Şimdi köylerde kentlerde meyve fidanı diken, aşı yapmasını bilen insan kalmadı. Bundan elli yıl sonra armudu Almanya’dan elmayı Hollanda’dan alırsak şaşırmayalım. Avrupa Birliği Erasmus projelerinde sadece çam ağacına destek veriliyor. Acaba neden? “Aslında çam ağacı Hıristiyanlığı, Noeli ve hiç solmadığı için ölümsüzlüğü simgeler” Noel sektöründen kalan fidanları bize mi kakalıyorlar? Bir sürü soru geliyor insanın aklına. Orman haftasında, hatıra ormanlarında ve bütün resmi ağaç dikme merasimlerinde, yangına elverişli çam ağacının dikilmesinde neden ısrar ediliyor? Biraz da armut dikin ayva dikin, medeniyetimizi temsil eden çınar dikin, hiç olmadı şimşir dikin.

Felaket tellallığı yapmak istemiyorum ama Niksar’ın da bir çok köyü ormanlık alanlarla iç içe. Allah korusun benzer hadiseler yaşanabilir. Çam ormanları yerine kestane ormanları mis kokulu ıhlamur ormanlarımız olsun. Kolay yanmayan dayanıklı gür ve faydalı, meyvesinden çayından istifade edebileceğimiz kestane ve ıhlamur fidanı dikelim. Zaten Niksar ovası tembel ve miskin kazanç kapısı olarak kavak ağacıyla dolduruldu. Elma, şeftali, ayva, armut bahçeleri bozuldu yerine selvi ve kanada kavakları dikildi. Orman müdürlüklerimiz çam fidanı yetiştirme müdürlüğü oldu. Her taraf çam! Bu arada kozalakları kaynatıp sabah akşam suyunu içince milli şuur oluşuyormuş haberiniz olsun. Neyse diğer konuya dalalım.

Paralelin mütevelli devletlerinden olan Almanya, hainlere teröristlere yardım ve yataklık ediyor kucak açıyor. Pkk'yı semirtiyor. Almanya’nın kuyruk acısı aslında şu! Türkiye’nin Dünyanın en büyük  hava alanlarından birini yapıyor olması ve yerli otomobil konusun da harekete geçmiş olması. Çünkü Türkiye’de her yüz araçtan kırkı Alman malı. Dolayısıyla otomotiv ve yedek parça pazarını kaybetmiş olacak, havalimanı hayata geçtiğinde kendisine büyük bir rakip doğacak. Türkiye de gazeteci olarak bildiğimiz can dostu Hans’ları, muh(a)bir leri Cumhurbaşkanlığı saraylarında ağırlayıp sırtlarını sıvazlıyorlar. AB nin patronu olarak Türkiye’yi Avrupa Birliğine almamakla tehdit ediyorlar. Ne olursun alma. Uzun lafın kısası Almanya geriliminin esası bundan ibaret!..

Diğer bir mesele Arakanlı Müslümanlara yapılan insanlık dışı katliamlar. Çalı çırpıdan yapılmış, bataklıklar içinde olan evlerinde bile yaşamalarına fırsat verilmiyor. Ellerinde satırlarla canlı canlı insanları doğrayan Budist çeteler can alıyor. Nobel barış ödüllü yamyama yapacağı soykırımdan dolayımı ödül verildi acaba? Her zamanki gibi İslam alemi suskun. Türkiye dışında gıkını çıkaran yok. Bir-leşmiş Milletler Müslümanların problemlerine karşı ölü gibi sessiz. Yalnız Kuzey Kore manyağının yaptığı hidrojen bombasına karşı apar topar toplanıyorlar, dünya ayakta.

Yarın ki gazetelerin manşetleri şöyle olsun isterdim. “İSLAM BİRLİĞİ ORDUSU HALİFENİN EMRİYLE ARAKANDA”

KALIN SAĞLICAKLA…

YORUM EKLE

İsminiz

 

Mail Adresiniz

   

Yorum

 

YORUMLAR

  • Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı.

GÜNLÜK CANİK GAZETESİ

ÇOK OKUNANLAR